“KAPSAYICI YETENEK YÖNETİMİYLE FIRSAT EŞİTLİĞİNİ GÜÇLENDİRİYORUZ”
Çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık, kurumların yalnızca değerler setinde değil; işe alım, gelişim, performans ve liderlik süreçlerinde somut karşılık bulduğunda anlam kazanıyor. Akbank, bu yaklaşımı kurumsal kültürün temel yapı taşlarından biri olarak konumlandırırken, önyargıları azaltan süreçler, veri temelli yönetim ve uzun vadeli hedeflerle kapsayıcılığı günlük çalışma pratiklerine taşıyor. Business Türkiye için sorularımızı yanıtlayan Akbank Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı ve Akbank Hakkaniyet ve Kapsayıcılık Lideri Şebnem Muratoğlu, yaklaşımın kurum içindeki karşılığını, kadın temsiline ilişkin görünümü ve önümüzde ki dönemin önceliklerini aktarıyor.
Akbank’ın çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık yaklaşımını nasıl tanımlarsınız? Bu yaklaşım, kurum kültüründe nasıl bir karşılık buluyor?
Çeşitlilik bizim için milliyet, cinsiyet, inanç, yaş, engellilik hali, medeni durum, cinsel yönelim fark etmeksizin bizi benzersiz kılan tüm özellikleri kucaklamak demek. Hakkaniyet kavramını ise kaynakların ve fırsatların koşullara ve ihtiyaçlara göre adil biçimde tahsis edilmesi olarak görüyoruz. Katılımcı, özgür, farklı fikirlere açık bir kurum kültürünü yaşatmayı amaçlıyor, kırılgan grupları destekliyoruz.
Kapsayıcılık ise ne kadar farklıysak o kadar güçlü olduğumuza inanmak anlamını taşıyor. Önyargıları minimuma indirmek için çeşitli yöntemler uyguluyoruz. Örneğin, iş ilanlarımızda cinsiyet, medeni durum, askerlik, çocuk durumu gibi kişisel hiçbir ayrıntıya yer vermiyor, kapsayıcı bir dil kullanıyoruz. Değerlendirme sürecinde adayların yalnızca profesyonel uzmanlık ve yetkinliklerini dikkate alıyoruz. Kariyerine çeşitli nedenlerle ara vermiş bireyleri ve hassas grupları sürece dahil ediyoruz.
Operasyonlarımız genelinde çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılığı “Yeniden Başlasın” ve “İkinci Bahar” gibi projelerimizle destekliyoruz. Öte yandan önyargıları azaltmak için Blind CV uygulamasını hayata geçirdik ve bu yöntemle birçok başarılı işe alım gerçekleştirdik. Ayrıca yeni dönemde yapay zeka destekli ön değerlendirme araçlarını da pilot olarak test etmeye başladık.
Çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık lideri rolü hangi kurumsal ihtiyaçtan doğdu? Bu rol, Akbank’ın organizasyonel yapısında nasıl bir fark yarattı?
Çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık kurumsal kültürümüzün bir parçası. Bu alandaki çalışmalarımızı daha stratejik, bütünsel ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturmak amacıyla “Çeşitlilik, Hakkaniyet ve Kapsayıcılık Lideri” pozisyonunu 2021 yılında hayata geçirdik. Bu görevi iki yıllık periyotlarla farklı yöneticiler üstleniyor ve böylece konunun tüm organizasyonumuz tarafından sahiplenilmesini sağlıyoruz.
Akbank’ta kadın çalışan ve kadın yönetici oranları bugün hangi seviyelerde? Bu tabloyu şekillendiren temel yaklaşım ve uygulamaları nasıl özetlersiniz?
Bugün Akbanklıların yüzde 53’ünü kadınlar oluşturuyor. Genel müdüre bağlı liderlik rollerinde ise kadınların oranı yüzde 50 seviyesinde. Yönetim kurulu çeşitlilik politikamız doğrultusunda, 2027 yıl sonuna kadar yönetim kurulumuzdaki kadın üye oranını en az yüzde 30’a çıkarmayı taahhüt ediyoruz. Kadın istihdamını desteklerken, yetkinlik temelli
işe alım süreçleri, kapsayıcı performans sistemleri, kapsayıcılık kültürümüzü destekleyen farklı izin türleri gibi politikalarla da kurumsal kültürümüzü güçlendiriyoruz. 2023 ve 2024’te bağımsız denetimlerle doğruladığımız eşit işe eşit ücret politikamız, toplumsal cinsiyet kalıplarını reddeden yaklaşımımız ve “Yeniden Başlasın” programımız gibi projelerle kadınların iş gücüne dönüşünü destekliyoruz.
Akbank, UN Women–UNEP FI Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu’na Türkiye’den katılan tek banka ve OMFIF 2025 Cinsiyet Dengesi Endeksi’nde dünyada 8. sırada yer alıyor. Bu uluslararası başarının arkasındaki stratejiyi anlatır mısınız?
Toplumsal cinsiyet eşitliği, uzun yıllardır gündemimizde olan ve stratejik önceliklerimiz arasında yer alan bir konu. Bu alanda iş dünyasında ve toplumda fark yaratmak için çok sayıda program yürütüyoruz. Örneğin, “İkinci Bahar Projesi” ile çocuk ya da yaşlı bakımı gibi sebeplerle kariyerine belli bir süre ara vermek durumunda kalan fakat tekrar iş hayatına dönmek isteyen kadınların istihdamını destekliyoruz. “Rol Model Akbanklı” projemiz kapsamında çalışanlarımızı çeşitlilik, kapsayıcılık ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında eğitim, mentorluk ve proje geliştirme süreçlerinde destekliyoruz. “BinYaprak” ile yürüttüğümüz “Milyon Kadına Mentor” programıyla genç kadınlara finansal okuryazarlık ve kariyer gelişimi konusunda yol gösteriyoruz. UP School ve Patika.dev iş birliğiyle yürüttüğümüz “Teknolojide Güçlü Kadınlar” projemizde genç kadın profesyonellerin teknik ve sosyal yetkinliklerini geliştirmelerini sağlıyor, başarılı olanlara bankamızda kariyer fırsatları sunuyoruz. Kurucu üyesi olduğumuz Teknolojide Kadın Derneği ile 2019’dan bu yana STEM alanında cinsiyet dengesini geliştirmeyi amaçlayan pek çok girişimde yer alıyoruz. Gençlere yeni yetkinlikler ve deneyimler kazandıran platformumuz “Akbank Gençlik Akademisi”nde teknoloji başta olmak üzere farklı alanlarda kariyer yapmak isteyen, özgüvenli, kişisel farkındalığı yüksek, donanımlı rol model kadınlar yetiştiriyoruz. Bunların yanı sıra “Şiddete Sıfır Tolerans” yaklaşımımızla çalışanlarımızın erişimine açık özel bir destek hattı kurduk. Hazırladığımız rehber ve politikalarla aile içi ve toplumsal şiddet konusunda bilinçlendirme ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda, eşit işe eşit ücret anlayışımızı desteklemek üzere, her yıl operasyonlarımız genelinde bağımsız denetimler gerçekleştiriliyor. İyileşme gerçekleştirmek ve yönetimde kadınerkek eşitliğini sağlamak adına kadın liderlerin sayısını artırmayı hedefliyoruz.
Tüm bu çalışmalarımızın sonucunda UN Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Rehberi’nde örnek gösterilen tek Türk bankası olduk. OMFIF 2025 Cinsiyet Dengesi Endeksi’nde tek Türk bankası olarak global ilk 10’a girmeyi başardık. İş ve yaşam dengesini gözeten izin politikalarıyla sektörde öncü uygulamaları hayata geçirdik. Ayrıca UNEP FI ve UN Women iş birliğiyle oluşturulan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu’na Türkiye’den katılan tek banka olduk. Bu platformda kadın liderliğindeki işletmelere sunduğumuz finansman, eğitim ve mentorluk desteklerimiz “iyi uygulama örneği” olarak küresel rehberde yer aldı.
COP30’da iklim adaleti ve cinsiyet eşitliği arasındaki güçlü bağ öne çıktı. Bu yeni çerçeve, finans sektörünün rolünü nasıl dönüştürüyor? Akbank kendisini bu dönüşümün neresinde konumlandırıyor?
COP30’da iklim adaletinin toplumsal cinsiyet eşitliğiyle birlikte ele alınması, küresel iklim gündeminin daha kapsayıcı bir bakış açısına doğru ilerlediğini gösterdi. Zirvede kabul edilen Belem Eylem Planı, iklim finansmanı ve uyum politikalarında cinsiyet perspektifinin sistematik biçimde gözetilmesini öne çıkarırken, kadınların iklim krizinden farklı biçimlerde etkilendiğine dair küresel bulguların politika yapım süreçlerine daha güçlü şekilde entegre edilmesini de vurguladı. Finans sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliğini odaklı yatırım yaklaşımları, sürdürülebilirlik tahvilleri ve kapsayıcı finansman modelleri giderek daha da yaygınlaşıyor. Bu durum finansman ve yatırım süreçlerinin sosyal etkiyi daha güçlü gözeten bir çerçeveyle şekillenmesine katkı sağlıyor. Akbank olarak biz de bu dönüşümün içinde aktif olarak yer alıyoruz. Kadın girişimcilere sunduğumuz finansman modelleri, uluslararası kurumlarla gerçekleştirdiğimiz fonlama iş birlikleri ve dijital cinsiyet eşitliği tahvili gibi yenilikçi ürünlerimizle kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiriyoruz.
Değerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





