“RAKAMLARLA TÜRKİYE’NİN YAPAY ZEKA YOLCULUĞU”
Kuantum Araştırma olarak 2021’den bu yana her yıl tekrarlayarak gerçekleştirdiğimiz yapay zeka araştırmamız, Türkiye’deki dönüşümü canlı şekilde izlememizi sağlıyor. 2025’te 992 işletme, dört yıllık süreçte toplam 2 bin 856 işletme ile yaptığımız görüşmeler, deneme döneminin bitmeye başladığını ve şirketlerin artık somut yatırım getirisi hesaplamaya başladığını ortaya koyuyor.
FARKINDALIK YÜKSEK AMA UYGULAMA ZORLU
Araştırmamız Türkiye’de yapay zeka teknolojilerine farkındalığın yüzde 80,5’e ulaştığını gösteriyor. Üretken yapay zekanın bilinirliği yüzde 59,7 seviyesinde. ChatGPT kullanıcılar arasında yüzde 82,8’lik bir oranla açık ara öncü. Onu yüzde 43 ile Gemini takip ediyor.
Ancak asıl çarpıcı veri, şirket büyüklüklerine göre kullanım oranlarında ortaya çıkıyor. 250+ çalışanlı şirketlerde yapay zeka kullanım oranı yüzde 81’e ulaşırken, 1-49 çalışanlı işletmelerde bu oran sadece yüzde 20. 51-249 çalışanlı orta ölçekli şirketlerdeyse oran yüzde 41. Yani büyük şirketlerin yarısı kadar. Bu makas, rekabetin giderek zorlaştığının net bir işareti.
Microsoft’un 2025 yılında 31 ülkede 31 bin çalışanla yaptığı araştırma bu bulgumuzla paralel sonuçlar veriyor. Yapay zeka ile tam entegre çalışan “Frontier Firms” (öncü firmalar) yüzde 71 oranında “gelişiyoruz” derken, küresel ortalama sadece yüzde 39.
GÖLGE YAPAY ZEKA: BÜYÜYEN BİR RİSK
Araştırmamızın en önemli bulgularından biri “gölge yapay zeka” fenomeni. Şirketlerin resmi olarak yapay zeka kullanmadığını söylediği yüzde 14’lük dilimde, çalışanlar bireysel olarak bu teknolojileri kullanıyor. Bu oran 2023’ten bu yana ikiye katlandı. Daha da kaygı verici olan, işletmelerin yüzde 68,8’inin herhangi bir yapay zeka eğitim politikasına sahip olmaması.
Gölge kullanım hem siber güvenlik hem de düzenleyici riskler yaratıyor. Çalışanların kişisel hesaplardan şirket verilerini paylaşması veri sızıntısı riskini artırırken, KVKK gibi düzenlemelere uyumsuzluk sorunları da doğuruyor. Şirketler kontrolsüz yapay zeka kullanımını önlemek için kurumsal politikalar ve eğitim programları oluşturmalı.
DENEME DÖNEMİ BİTİYOR, ROI HESAPLAMA DÖNEMİ BAŞLIYOR
En umut verici bulgu, işletmelerin artık yapay zekayı “deneysel araç” değil, “kurumsal yatırım kategorisi” olarak görmeye başlaması. Yapay zeka kullanan şirketlerin yüzde 17,6’sı gelir artışı, yüzde 11,8’i maliyet düşüşü bildiriyor. Bu somut ROI metrikleri, teknolojinin olgunlaştığının kanıtı.
Global tablo da aynı geçişi gösteriyor. McKinsey’in Eylül 2025 raporuna göre, şirketlerin yüzde 80’i yapay zeka kullanıyor. Ancak yine yüzde 80’i önemli bir değer görmüyor. Başarı ile başarısızlık arasındaki fark, deneme aşamasından stratejik uygulamaya geçişte saklı. Araştırmamız gösteriyor ki Türkiye’de bu geçişi yapan şirketler artık somut kazanımlarını ölçüyor ve raporluyor.
TÜRK ŞİRKETLERİ İÇİN ÜÇ KRİTİK ÖNERİ
Araştırma bulgularımız ışığında Türk şirketlerine üç kritik öneri sunuyoruz:
1. Veri Boyutu ve Kalitesi
Yapay zeka projelerinin başarısı, parametre sayısı ve veri kalitesiyle doğrudan ilişkili. IBM’in araştırmasına göre şirketlerin sadece yüzde 25’inin verisi yapay zeka için hazır durumda. Bu yüzden veri sahipliğine ve kalitesine yatırım yapmak kritik önem taşıyor. Verilerinizi temizlemek, yapılandırmak ve yönetilebilir hale getirmek yapay zekanın “hammaddesini” hazırlamak anlamına geliyor.
Değerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





