“Z KUŞAĞI, YAN HAKLARIN RESETLENMESİNİ VE YENİDEN YAZILMASINI İSTİYOR”
Alternatif ödeme yöntemlerini ve finansal ürünleri tek bir ekosistem altında sunan Migros’un fintek iştiraki MoneyPay, FutureBright iş birliğiyle çalışan beklentilerinin dönüşümünü anlamaya yönelik bir araştırmayı gerçekleştirdi. X, Y ve Z kuşaklarının yan haklara bakışını veriye dayalı içgörülerle ortaya koyan çalışma; büyük ölçekli kurumlardan KOBİ’lere kadar her ölçekte şirket için değişen çalışma hayatına nasıl uyum sağlanabileceğine dair önemli bulgular sunuyor. Araştırmanın sonuçları, yan hakların artık tek tip paketler yerine kişiselleştirilebilir, esnek ve deneyim odaklı çözümlerle yeniden tanımlanması gerektiğine işaret ediyor. MoneyPay Chief Sales Leader Övgü Bayram, ortaya çıkan içgörüleri ve iş dünyası için anlamını Business Türkiye okurlarıyla paylaşıyor.
“BUGÜN ÜÇ KUŞAK AYNI ANDA ‘OYUNU KURAN’ ROLDE”
Son yıllarda hepimiz aynı şeyi söylüyoruz: “Kuşaklar değişiyor.” Ama işin içinde olup çalışanlarla birebir temas edince şunu fark ediyorsunuz; sadece kuşaklar değişmiyor, çalışma hayatının kendisi yeniden yazılıyor. Biz de MoneyPay ve FutureBright olarak bu değişimi anlamak için “Peki bu kuşaklar yan haklara nasıl bakıyor?” diye sorduk. Çünkü artık aynı iş yerinde üç farklı kuşak bir arada çalışıyoruz ve bu tarihsel olarak neredeyse bir ilk. Sanayi devriminden bugüne kadar iş hayatında genellikle hep iki kuşak aktifti. Üçüncü bir kuşak olsa bile ya çok azdı ya çırak seviyesindeydi ya da karar verici ve üretken değildi. Bugün ise üç kuşak aynı anda “oyunu kuran” rolde. Üçü de aktif, sesini duyuruyor ve kültürü şekillendiriyor. Üstelik hepsinin beklentisi, motivasyonu, işten anladığı birbirinden oldukça farklı.
‘”Z KUŞAČI, YAN HAKLARA DAHA ELEŞTİREL BAKIYOR”
Z kuşağı, kendisine sunulan yan hakları diğer şirketlerle kıyaslarken çok daha eleştirel bir tutum sergiliyor. Hatta çarpıcı bir veri şunu söylüyor: Mevcut yan haklar olmasa, Z kuşağının yüzde 39’u çalışmaya devam etmeyeceğini belirtiyor. Bu da bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Z kuşağının iş hayatındaki ağırlığı arttıkça tek yönlü ve sabit sistemler çalışmayacak. Şirketlerin genç çalışanı gerçekten dinlemesi gerekecek. Bunun anahtarı da çok net: Esneklik.
“ESNEKLİK, ÇALIŞANA ‘SENİ ANLIYORUM’ DEMEK”
Z kuşağı iş hayatına ağırlık verdikçe şirketlerin onların yaşam ritmine uyum sağlaması kaçınılmaz hale geliyor. Bu da bize çok net bir ihtiyaç gösteriyor: Çalışanı daha fazla dinlemek ve bunu somutlaştırmak. Gerçek esneklik, çalışanınıza yalnızca seçenek sunmak değil, “Hayatının ritmini anlıyorum ve buna alan açıyorum” mesajını vermek. Bugün çalışanlar için esneklik, yan hakların kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirilebilmesi anlamına geliyor. Bu nedenle yemek kartları esnekliğin en somut örneği olarak öne çıkıyor. Hem restoranlarda hem marketlerde kullanılabilmesi, çalışana günlük hayatında gerçek bir karar özgürlüğü sağlıyor. Esnekliğin etkisi, çalışanla şirket arasındaki bağı güçlendiren çok temel bir dokunuş.
“HER KUŞAK YEMEK KARTINA AYNI GÖZLE BAKMIYOR”
Yemek kartı hala tüm kuşakların en çok değer verdiği yan hak. Ama anlamı herkes için başka. X kuşağı için düzen ve istikrarın sembolü olan yan haklar, Y kuşağı için kişisel özgürlük ve kendini ödüllendirme fırsatı sunuyor. Z kuşağına geldiğimizde ise aynı kart, keyif, sosyalleşme ve küçük özgürlükler anlamına geliyor. Kahve molası bile bir “deneyim.” Kısacası, aynı kart üç farklı kuşakta üç farklı duygu yaratıyor. İşte bu yüzden esneklik artık bir “lüks” değil, gerçek bir zorunluluk.
“AİDİYET SÖYLEMİ DEČİŞİYOR: Z KUŞAĞI KLASİKLEŞMİŞ SÖZLERDEN ÖTE BİR DEĞER ARIYOR”
Z kuşağı, kendisini gerçekten özel hissettirecek ve ona keyifli zaman sunacak somut adımlar bekliyor. Araştırmamızda Z kuşağının yüzde 52’si “Yan hakların bana kendimi şirket gözünde özel ve kıymetli hissettirmesini beklerim” diyerek bu beklentiyi çok net şekilde ortaya koyuyor. Bir diğer dikkat çekici bulgu ise şu: Z kuşağı, X ve Y kuşağına göre yaklaşık iki kat daha fazla “Yan haklar iş yaşamımı keyifli hale getirmeli” diyor.
İŞVEREN ODAĞI, Y KUŞAĞINDA YOĞUNLAŞIYOR. Z KUŞAĞINA YÖNELİK YAKLAŞIM İSE KEŞİF AŞAMASINDA
Araştırma, işverenlerin gözünde en talepkar kuşağın yönetici pozisyonlarında yoğunlaşan Y kuşağı olduğunu gösteriyor ve bugüne kadar en çok yatırım alan kuşak da onlar gibi gözüküyor. X kuşağı için öncelik, kendini değerli hissetmek ve evini geçindirecek yan haklara sahip olmakken, Z kuşağına işverenlerin çok daha az atıf yaptığını görüyoruz. Aslında tablo oldukça açık: Şu ana kadar yan hakların tasarımında X ve Y kuşakları merkeze alındı. Veriler de bunu doğruluyor. Yan haklara karar verilirken, Z kuşağının biraz daha odağa taşınması ve beklentilerinin hesaba katılması gerek.
“İŞİN ANLAMI KUŞAKTAN KUŞAĞA DEĞİŞİYOR”
X kuşağı için iş, öncelikle hayat standardını sürdürebilmek ve güvende hissetmek demek. Güven, aidiyet ve kontrol alanları onlar için hala çok önemli. Y kuşağı için iş sadece bir gelir değil, kendini geliştirme ve etki yaratma alanı. Bu kuşakta güç, keşif ve kendine özgülük öne çıkıyor. Z kuşağı ise işi hayatın doğal bir parçası olarak görüyor. İş hayatında “kendisi gibi olabilmek”, sosyalleşmek, keyif almak ve spontane deneyimler yaşamak onlar için çok daha önemli. Kısacası, aynı kurumda yan yana olduğumuz ama tamamen farklı duygularla çalıştığımız üç kuşak var.
Değerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





