“DESTİNASYON İLETİŞİMİNDE DİJİTAL HİKAYE ANLATIMI: GÖBEKLİTEPE”
Romalılar, hikayelerin kanatları olduğuna inanmış ve bu düşünceyle anlatıların kendi kendine yayılabilme gücüne sahip olduğuna işaret etmiş. Bu noktada yapılması gereken, hikayelerin özgürce dolaşmasına imkan tanımak (Soydanbay, 2019). Bilişsel psikologJerome Bruner hikaye ile desteklenen bir bilginin hatırlanma ihtimalinin 22 kat daha yüksek olduğunu ifade ederek anlatıların neden kalıcı olduğunu açıklıyor. Duyguları harekete geçiren hikayeler, sağ ve sol beynin eş zamanlı çalışmasını sağlayarak hedef kitle üzerinde etkili bir motivasyon yaratıyor (Harrison, 2015). Hikayeler, bizi gündelik yaşamın sınırlarından çıkararak farklı dünyalara taşır. Böylece yalnızca kahramanları değil, aynı zamanda kendimize ve çevremizdeki insanlara yansıyan arketipleri fark etmemize de olanak tanır.
Günümüzde teknolojinin hayatımıza hızlı girişi, hikaye anlatımını da farklı bir boyuta taşıdı. Yeni olanaklar dijital hikaye anlatımını beraberinde getirdi. Dijital ortamda hikaye, tek bir yazarın ürünü olmaktan çıkar; tasarımcı, yazar, yazılımcı, kullanıcı ve bilgisayarın ortak etkileşimiyle şekillenen kolektif bir üretime dönüşür. Bu çok katmanlı ve sürekli değişen iş birliği nedeniyle Friedlander, anlatının kime ait olduğunun, kim tarafından yönlendirildiğinin ve nerede başlayıp nerede sona erdiğinin artık kesin çizgilerle belirlenemediğini ifade eder. Bu bağlamda okur, metni yalnızca edilgen biçimde tüketen bir konumda değil; anlatının hem içeriğine hem de yapısına müdahale ederek onu dönüştüren ve yeniden kuran aktif bir özne haline gelir (Karabacak, 2023).
Dijital hikayeciliğin, destinasyon iletişimi ve markalaması bağlamında önemli bir yeri var. Öncelikle destinasyon markalaması, tüketicilerin destinasyon tercihlerini olumlu yönde etkilemeyi amaçlayan ve olumlu bir destinasyon imajının oluşturulmasını destekleyen çeşitli pazarlama çalışmalarının bütününü ifade ediyor (Blain, Levy ve Ritchie, 2005: 337).
- Destinasyonun kolayca ayırt edilmesini ve tanınmasını sağlayacak isim, sembol, logo, marka adı ya da görsel unsurların kullanılması.
- Destinasyona özgü, akılda kalıcı ve benzersiz bir seyahat deneyimi vaadi sunulması.
- Destinasyon ile ziyaretçi arasında duygusal bağın kurulması ve bu bağın güçlendirilmesi.
- Tüketicinin bilgi arama sürecindeki maliyetlerini ve algıladığı riski en aza indirmek.
Bu bağlamda “Göbeklitepe: Zero Point in Time” filminde dijital hikaye anlatımında, Göbeklitepe’yi öne çıkaran (tarihin sıfır noktası olması) ve farklı kılan özelliklerin, öğelerin sıralandığı göze çarpıyor. Göbeklitepe’nin 2018 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesi, ören yerinin uluslararası alandaki tanınırlığını artırdı. Bunun ardından 2019 yılının Türkiye’de “Göbeklitepe Yılı” ilan edilmesiyle birlikte Göbeklitepe, yerli ve yabancı turistler için önem arz eden bir yer haline geldi. Göbeklitepe (Magli, 2019: 72), Şanlıurfa’ya yaklaşık 18 km mesafede yer alıyor. Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınak kompleksi olarak tanımlanıyor. Taş Devri (Paleolitik) dönemine ait buluntular yer alıyor (Özcan, 2014).
Değerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





