“10 YILLIK VERİ BİRİKİMİMİZİ MARKALAR İÇİN BÜYÜME ZEKASINA VE ÖLÇÜLEBİLİR İŞ DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”
Birçok sektörde pazarlama, finans ve reklam teknolojilerini bir araya getiren Hopi, sektörünün ilk ve tek büyük veriye dayalı “müşteri teknolojileri” şirketi olarak konumlanıyor. 10 yıllık yolculuğunda oluşan veri birikimi ve veriyi gerçek zamanlı aksiyona dönüştürebilen altyapısıyla Hopi, markalar için stratejik değer, kullanıcılar için ise kişisel deneyimler sunuyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan ve 2026 hedeflerini aktaran Hopi CEO’su Elif Ateşok Şatıroğlu, perakendede müşteri yolculuğundaki dönüşümü değerlendiriyor ve Hopi’nin markaları bu değişime nasıl hazırladığını aktarıyor.
Hopi’nin yıllardır sağladığı birikim nasıl bir yapının temelini oluşturdu?
Hopi’nin bugün sektörünün ilk ve tek büyük veriye dayalı “müşteri teknolojileri” şirketi olarak konumlanmasının arkasında, tesadüfi bir dönüşüm değil, 10 yıla yayılan bilinçli bir birikim var. Bu birikim yalnızca kullanıcı sayısının ya da işlem hacminin artmasıyla oluşmadı. Her temas noktasından öğrenen, derinleşen ve zamanla kendi zekasını inşa eden bir yapı yarattı.
2015’te bir sadakat programı olarak başlayan yolculuk, ilk günden itibaren müşteriyi sadece ödüllendiren değil, davranışıyla anlayan bir sistem kurma hedefiyle ilerledi. Yıllar içinde Hopi üzerinden geçen her alışveriş, her etkileşim ve her temas, fatura ürün detayı seviyesinde kategori–renk–beden kırılımına kadar inen çok katmanlı bir veri evrenine dönüştü. Bugün Hopi, Türkiye’de 30’dan fazla sektörde gerçek davranışa dayalı en derin perakende verisini yöneten yapı haline geldi. Bu birikimin üzerine inşa edilen Hopi, pazarlama, reklam, sadakat ve ödeme teknolojilerini tek bir çatı altında birleştiren, veriyi markalar için stratejik değere, kullanıcılar için ise kişisel ve anlamlı deneyimlere dönüştüren bütüncül bir müşteri teknolojileri platformu olarak konumlanıyor. Bizi bu noktaya taşıyan üç temel yapı taşından söz edebiliriz.
İlki, ölçek. 20 milyon kullanıcıya, 5,4 milyon aktif Hopili’ye, 30’dan fazla sektöre ve 300’ü aşkın markaya dokunan bir ekosistemden söz ediyoruz. Bu ölçek, farklı kategoriler arasında karşılaştırılabilir ve daha derin içgörüler üretmemize imkan tanıyor. İkincisi, veri derinliği. Hopi’de gerçekleşen her işlem yalnızca toplam harcama bilgisinin ötesine geçerek fatura ürün detayı seviyesine kadar inebilen, hatta renk ve beden kırılımında analiz edilebilen zengin bir veri evreni yaratıyor. Bu da markalara tek başına ulaşmaları zor olan bir müşteri perspektifi sunuyor. Üçüncüsü ise veri zekası ve davranış içgörüleri. 3 bin 500’ün üzerinde mikro segmentle müşteriyi yalnızca kim olduğu üzerinden değil, nasıl davrandığı, neye tepki verdiği ve bir sonraki adımda ne yapabileceği üzerinden okuyabiliyoruz.
Özetle Hopi’nin 10 yıllık birikimi, markalara yalnızca geçmiş performansı raporlayan bir yapı değil, doğru hedefleme, doğru zamanlama ve doğru aksiyonu besleyen bir stratejik akıl zemini sunuyor. Kullanıcı tarafında ise bu yaklaşım, kendini hedefleyen değil, gerçekten anlaşılmış hissettiren bir deneyime dönüşüyor.
Sahip olduğunuz yetkinliklerle sunduğunuz avantajları anlatır mısınız?
Hopi’de iş ortaklarımızla ilişkimizi klasik bir hizmet sağlayıcı–müşteri ilişkisinin ötesinde, gerçek bir çözüm ortaklığı olarak tanımlıyoruz. Çünkü sunduğumuz değer yalnızca veri üretmek değil, bu veriyi gerçek zamanlı aksiyona dönüştürebilen bir yapı sunmak.
Ekosistemimiz üzerinden gerçekleşen her etkileşim, anlık olarak anlamlandırılarak markaların müşterileriyle doğru zamanda, doğru bağlamda ve doğru kanaldan iletişim kurmasını mümkün kılıyor. Hopi’nin en güçlü avantajlarından biri, fatura ürün detayına kadar inen veri derinliğini gerçek zamanlı iletişim kabiliyetiyle birleştirebilmesi. Bu sayede markalar yalnızca “kime konuşacağını” değil, “ne zaman, nerede ve nasıl konuşacağını” da net biçimde görebiliyor. Örneğin, Hopi’de yalnızca siyah giyinmeyi tercih eden 1 milyon kullanıcıdan oluşan bir mikro segmentimiz var. Bu segmente yönelik iletişim dilini, görsel dünyayı ve teklif kurgusunu farklılaştırıyoruz. Aynı kampanyanın herkese aynı şekilde sunulduğu bir yapı yerine, kullanıcıya kendi tercihine uygun bir deneyim sunabiliyoruz. Bu da markalar açısından hem etkileşim hem dönüşüm tarafında ciddi bir fark yaratıyor.
Biz markalarımıza yalnızca içgörü sunmuyoruz, bu içgörüyle hangi aksiyonların alınması gerektiğini de birlikte tasarlıyoruz. Segment kurgularından kişiselleştirilmiş teklif üretimine, churn riski taşıyan müşteriler için önleyici senaryolardan upsell fırsatlarına kadar uçtan uca bir yapıdan söz ediyoruz. Bu da Hopi’yi bir teknoloji platformundan ziyade, markaların büyüme stratejisinde aktif rol alan bir iş ortağına dönüştürüyor.
Günümüzün teknolojisi yapay zekadan nasıl faydalanıyorsunuz? Bu teknolojiyi hangi alanlara entegre ediyorsunuz?
Yapay zeka, Hopi için yalnızca bir teknoloji başlığı değil, müşteri teknolojileri vizyonumuzun merkezinde yer alan temel bir yetkinlik. Biz yapay zekayı gösterişli bir teknoloji vitrini olarak değil, veriyi anlamlandıran ve karar kalitesini artıran, görünmez ama belirleyici bir zeka katmanı olarak kullanıyoruz. Bugün veri zekamız sayesinde müşterinin geçmiş davranışlarını analiz ediyor, 3 bin 500’ün üzerinde mikro segment üretiyor ve her Hopili’ye kendi alışveriş yolculuğunun merkezindeymiş gibi konuşabiliyoruz. Bu yapılar statik değil. Sürekli öğrenen, kendini güncelleyen modeller. Yani müşteriyi sabit profillerle değil, dinamik davranış kalıplarıyla okuyabiliyoruz. Yapay zekanın bütünleştiği bir diğer alan kişiselleştirilmiş iletişim ve teklif kurguları. Hangi kullanıcıya, hangi anda, hangi kanaldan ve hangi içerikle ulaşılması gerektiğini geçmiş davranış, bağlam ve anlık sinyaller üzerinden belirliyoruz. Bundan sonraki adım ise öngörü. Yani yalnızca “ne oldu?”ya değil, “ne olacak?” sorusuna da anlamlı cevaplar üretebilen modeller geliştirmek. Amacımız, markalara geçmiş performans raporu sunmak değil, geleceğe dönük daha güçlü bir karar zemini kazandırmak.
Önümüzdeki dönemde Hopi’nin veri zekası neler getirecek? Sektörde nasıl bir oyun değişimine işaret ediyor?
Hopi için oyun değiştirici yaklaşım, veriyi yalnızca analiz eden bir yapıdan aksiyona ve değere dönüştüren bir zeka katmanına evrilmek. Bugün müşterinin ne yaptığını çok güçlü biçimde okuyabiliyoruz. Bundan sonraki hedefimiz ise müşterinin bir sonraki adımını gerçekleşmeden önce öngörebilen bir yapıya ulaşmak. Yapay zeka destekli modellerle markalara yalnızca geçmişi anlatan değil, geleceğe dönük bir strateji pusulası sunmak istiyoruz. Bu dönüşümün sektörde gerçek bir oyun değişimine işaret ettiğine inanıyorum.
Reklam teknolojileri tarafında çok güçlü bir büyüme öngörüyoruz. Sahip olduğumuz ürün bazlı veri derinliği sayesinde markalara çok daha doğru kitle hedeflemeleri sunacağız. Böylece Hopi yalnızca sadakat ya da ödeme aracı olmanın ötesine geçerek, güçlü bir adtech oyuncusu haline gelecek.
Değerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





