“TEKNOLOJİYLE GÜÇLENEN ARACILIK: ALTERNATİF MENKUL’UN YENİ DÖNEMİ”
Geleneksel aracılık hizmetlerini teknolojinin gücüyle birleştiren Alternatif Menkul, Alternatif Bank iştiraki olarak güçlü büyümesini sürdürüyor. Yenilenen Trader mobil uygulamasıyla yatırımcı deneyimini uçtan uca yeniden tasarlayan şirket, süreci daha kişiselleştirilmiş ve erişilebilir hale getiriyor. Alternatif Menkul Genel Müdürü Tolga Macit Güsar, Business Türkiye okuyucuları için Borsa İstanbul’a olan ilgiyi ve yatırımcıların izlemesi gereken stratejilere dair değerlendirmelerini paylaşıyor.
Son dönemde artış gösteren halka arz değerlendirmelerinizi ve piyasaya etkilerine dair görüşlerinizi alabilir miyiz? Önümüzdeki süreçte halka arzları ve piyasa etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Şirket olarak halka arzlara yaklaşımınız ve yakalanan fırsatlar neler?
Halka arzlar, Borsa İstanbul’un derinleşmesi ve sermaye piyasalarının sağlıklı büyümesi açısından kritik bir kaldıraç işlevi görüyor. Son dönemde artan yatırımcı ilgisini yalnızca sayısal bir genişleme olarak değil, piyasanın olgunlaşması açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriyorum. Ancak sürdürülebilir bir halka arz piyasası için nicelik kadar nitelik de belirleyici. Önümüzdeki dönemde özellikle teknoloji, yapay zeka, sağlık, ilaç ve savunma sanayii gibi küresel ölçekte büyüme hikayesi güçlü sektörlerin yatırımcı nezdinde daha fazla karşılık bulacağını öngörüyoruz. Bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin şeffaflık, kurumsal yönetişim ve ölçeklenebilir iş sunmaları halka arzların kalitesini doğrudan etkileyecek. Alternatif Menkul olarak, halka arzlara konsorsiyum üyesi sıfatıyla katılırken, yatırımcılarımız için uzun vadeli değer yaratma potansiyeli olan, sürdürülebilir büyüme hikayesi taşıyan şirketlere odaklanıyoruz. Halka arzların yalnızca bir finansman aracı değil, aynı zamanda sermaye piyasalarına duyulan güvenin göstergesi olduğuna inanıyoruz. Bu sürecin sağlıklı biçimde devam etmesini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz.
Yerli ve yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’a olan ilgisi ne yönde ilerliyor? Yabancı yatırımcıların ilgisini kalıcı tutmak için hangi koşullar gerekli?
Yerli yatırımcı tarafında hisse senedi piyasalarına olan ilginin temel tetikleyicisi, faiz indirimi beklentisi olarak öne çıkıyor. Ancak sürdürülebilir getiri için yalnızca makro beklentiler değil, güçlü temel analiz, şirketlerin bilanço kalitesi ve büyüme potansiyeli belirleyici. Bu noktada yatırım danışmanlığı ve araştırma hizmetlerinin önemi giderek artıyor. 2026 yılı başı itibarıyla Borsa İstanbul’da birçok şirket için temel analiz göstergeleri oldukça cazip. Büyüme ve kâr artışı hikayesi barındıran şirketlerin performansının endeks yatay seyretse dahi pozitif ayrışmaya devam edeceğine inanıyoruz. Buna karşın yerli yatırımcı davranışında maalesef momentum arayışının ağırlıklı olduğunu görüyoruz. Ancak faizler geriledikçe hisse senedi fiyatlarının da hızlı tepki vermeye başlayacağını biliyoruz.
Yabancı yatırımcı açısından bakıldığında ise faiz seviyesi, makro istikrar ve öngörülebilirlik en kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Genel bir çekingenlik olsa bu denli bir Eurobond ve uzun vadeli TL tahvil talebi de olmazdı. 2026 yılında özellikle bankacılık sektörü öncülüğünde, yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden güçleneceğine inanıyorum. Türk Eurobond piyasasında ve CDS fiyatlamalarında son dönemde gözlenen olumlu seyir de bu beklentiyi destekliyor ve bizleri umutlandırıyor.
Sermaye piyasalarının derinleşmesi açısından aracı kurumların rolü nereye evriliyor? Alternatif Menkul bu noktada dinamikleri nasıl yönetiyor?
Bilgiye erişimin kolaylaşması ve finansal okuryazarlığın artması, aracı kurumların rolünü köklü biçimde dönüştürüyor. Günümüzde yatırımcılar hız, erişilebilirlik ve kişileştirilmiş çözümler bekliyor. Bu da aracı kurumları, teknoloji odaklı ve çok kanallı hizmet sunan yapılar haline getiriyor.
Biz bu dönüşümü iki eksende ele alıyoruz. Üst segment ve karmaşık ihtiyaçlara sahip yatırımcılar için insan odaklı, nitelikli yatırım danışmanlığı sunmaya devam ederken, bireysel ve kitlesel segmentte yapay zeka destekli, kişiselleştirilmiş dijital çözümleri stratejimizin merkezine koyuyoruz. Kurumsal tarafta ise Portföy Yönetim Şirketleri başta olmak üzere, kurumsal finansman ve aracılık hizmetlerinde tercih edilen çözüm ortağı olma hedefiyle ilerliyor, bu alanda önemli bir mesafe kat ettiğimize inanıyoruz.
Alternatif Menkul olarak yatırımcı deneyimini geliştirmek adına yenilediğiniz Trader mobil uygulaması ile sağladığınız çözümleri anlatır mısınız? Bu yeniliklerle hangi avantajlar geliyor?
Yenilenen Trader uygulamamız, uçtan uca yatırım deneyimini yeniden kurguladığımız bir platform niteliği taşıyor. Yapay zeka destekli ve algoritmik altyapıya sahip hisse senedi tavsiye sistemimiz bu uygulama üzerinden yatırımcılarla buluşacak. Model portföyler, fon sepeti önerileri, T+0 kredisi gibi ihtiyaç odaklı servislerle; edinimden tavsiyeye, işlemden raporlamaya kadar tüm süreci daha hızlı, kişiselleştirilmiş ve erişilebilir hale getiriyoruz.
Hisse senedi satışında bekleme süresini kısaltan T+0 kredisi ürününüzü detaylandırır mısınız? Bu ürün hangi yatırımcı profilleri için önem arz ediyor?
Volatilitenin arttığı dönemlerde, satış sonrası nakde hızlı erişim önemli bir avantaj sağlıyor. Özellikle aktif işlem yapan, piyasadaki fırsatları hızlı değerlendirmek isteyen yatırımcılar için T+0 kredisi güçlü bir araç. Dijital deneyimi tamamladığımızda, bu ürünün kullanımının daha da yaygınlaşacağını öngörüyoruz.
Piyasayı yakından takip eden yatırımcılar için yoğun ilgiye sebep olan günlük hisse önerileriniz neler? Alternatif Menkul bu noktada nasıl bir hizmet sağlıyor?
Kısa vadeli işlem talebinin piyasada önemli bir karşılığı olduğunu biliyoruz. Bu ihtiyacı disiplinli ve sürdürülebilir bir yapıyla karşılamak için yapay zeka ve algoritmik tabanlı bir hisse senedi tavsiye sistemi geliştirdik ve çok yakın zamanda yatırımcılarla buluşturacağız.
Uzun yıllar fon yöneticiliği yaptım ve hep orta, uzun vadeli en uygun yatırım fırsatlarını aradım. Ancak Aracı Kurum müşteri profili içinde bu tür uzun vadeli fırsatları örneğin model portföyleri bekleyen yatırımcılar olduğu kadar kısa vadeli tradinge ilgi duyan bir yatırımcı profili olduğu da aşikar. Bu tür bir talebi disiplinli şekilde yönetmenin de yine aritmetik esaslı bir yatırım süreci olduğuna inanıyoruz. Hazırlığımızın arkasında yatan gerekçe bu gerçek.
DeÄŸerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





