“43 ÜLKEYE TESLİMAT YAPAN BİR PERAKENDE EKOSİSTEMİ OLUŞTURDUK”

Globalleşme stratejisini yalnızca coğrafi genişleme değil, kültürel uyum, yerel tüketici alışkanlıklarını anlayan koleksiyonlar ve global tasarım diliyle şekillendiren Karaca, 43 ülkeye ürün teslimatı yapan büyük bir perakende ekosistemiyle liderliğini koruyor. Çoklu ülke operasyonlarını yönetirken temel odağını; tutarlı, pürüzsüz ve yüksek kaliteli bir deneyim sunabilmek olarak belirleyen şirket, bünyesinde bulunan M.A.R.S. Teknoloji ile yenilik ve gelişim odaklı sürdürülebilir çözümlerini tüm dünyaya yaymayı sürdürüyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan Karaca CTO ve M.A.R.S. Teknoloji Genel Müdürü Hakan Duran, Karaca’nın yapay zeka destekli asistanı AIDA hakkında bilgileri ve 2026 hedeflerini aktarıyor.

Karaca’nın farklı ülkelere yayılan stratejik dijital dönüşüm sürecini ve hem kendi e-ticaret kanallarınızda hem de pazaryerlerinde yarattığınız deneyimi sizden dinleyebilir miyiz? Çoklu ülke operasyonlarını nasıl yönetiyorsunuz?

Karaca Grup; Karaca, Jumbo, Emsan, Homend, Flying Tiger Copanhagen, Shark Ninja, Kaşmir Halı gibi güçlü markalarıyla perakende, toptan, e-ticaret ve online pazaryeri kanallarında faaliyet gösteren, bugün 43 ülkeye ürün teslimatı yapan büyük bir perakende ekosistemi. Grup bünyesinde çok sayıda şirketin yer alması, dijital dönüşüm ve teknoloji yönetimini hem kritik hem de oldukça kompleks bir konu haline getiriyor.

Bu ölçekte ve çok kanallı bir yapıda operasyonları sağlıklı biçimde yönetebilmenin temelinde tekilleştirilmiş, ölçeklenebilir ve esnek bir teknoloji altyapısı yer alıyor. Bu doğrultuda 2024 Haziran ayında, dünyadaki en büyük perakende SAP RISE projelerinden birini hayata geçirdik. Böyle büyük bir organizasyonda, bu kadar çok kanalı ve ülkeyi kapsayan bir ERP dönüşümünün ciddi riskler barındırdığı elbette kuşkusuz. Ancak ekiplerimizin, çözüm ortaklarımızın ve iş birimlerimizin yüksek koordinasyonu sayesinde bu geçişi büyük ölçüde sorunsuz şekilde tamamladık.

Bu dönüşümün hemen ardından karaca.com’u yalnızca kendi markalarımızın değil, dünya çapında güçlü markaların da satış yapabildiği bir pazaryeri yapısına dönüştürdük. Bu hamlenin, yeni müşteri kazanımı ve trafik artışı açısından önemli bir büyüme ivmesi yaratacağına inanıyoruz.

Çoklu ülke operasyonlarını yönetirken temel odağımız, müşteriye hangi ülkede, hangi kanalda olursa olsun tutarlı, pürüzsüz ve yüksek kaliteli bir deneyim sunabilmek. Müşterilerimizi “Karacasever” olarak tanımlıyoruz. Çünkü markamızla müşterilerimiz arasında güçlü bir bağ var. Bu bağı güçlendirmek adına mağazalarda mobil satış ve self-checkout deneyimlerinden satış sonrası servis süreçlerine, mobil uygulamadan e-ticaret ve pazaryeri deneyimine kadar her temas noktasında aynı müşteri memnuniyeti standardını korumayı hedefliyoruz. Özetle, Karaca’nın dijital dönüşüm yolculuğunda teknoloji yalnızca operasyonları yöneten bir araç değil, global ölçekte büyümeyi mümkün kılan stratejik bir omurga olarak konumlanıyor

Karaca Grup şirketlerine bilgi ve iş teknolojileri alanında hizmet vermek amacıyla kurulan M.A.R.S. Teknoloji, geliştirdiği yenilik ve gelişim odaklı sürdürülebilir çözümleriyle başarılı hamlelerini sürdürüyor. M.A.R.S. Teknoloji’nin çözümleri ve hedefleri neler?

M.A.R.S. Teknoloji, yaklaşık 8 yıl önce Karaca Grup şirketlerinin bilgi ve iş teknolojileri ihtiyaçlarını uçtan uca karşılamak, grubun teknoloji vizyonunu tek bir merkezden yönetmek amacıyla kuruldu. Kurulduğu ilk günden itibaren yalnızca operasyonel IT hizmetleri sunan bir yapı olmanın ötesine geçerek ürün, değer ve deneyim üreten bir teknoloji şirketi olmayı hedefledi. Organizasyonel yapımızdan stratejik yol haritamıza kadar her aşamada yenilik, sürdürülebilirlik ve katma değer odaklı bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bu doğrultuda, geliştirilen her çözümün son kullanıcıya ve müşteriye dokunan tarafını önceliklendiriyor, kullanıcı deneyimini (UX) teknolojinin merkezine konumlandırıyoruz. Kendi UX ekiplerimizin katkılarıyla, sezgisel, sade ve yüksek etkileşimli arayüzler geliştiriyor, teknolojiyi görünmez ama hissedilir kılmayı amaçlıyoruz.

Bugün grup şirketlerine iş süreçlerinde aktif olarak kullanılan geniş bir ürün ailesiyle hizmet sunuyoruz. Geliştirdiğimiz bu çözümlerle yalnızca operasyonel verimlilik sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda markaların müşteri deneyimini güçlendiren ve rekabet avantajı yaratan bir yapı oluşturuyoruz.

Sektörü ve küresel teknoloji trendlerini yakından takip eden, öğrenen ve üreten bir ekibiz. Grup içindeki bu birikimi, farklı perakende markalarına da aktarma fırsatı bulduk ve aldığımız geri bildirimler, doğru bir değer önerisi sunduğumuzu bize net şekilde gösterdi.

Yaklaşık 12 milyon müşterinin temas ettiği altyapı, arayüz ve deneyimleri geliştirmek bize hem büyük bir sorumluluk hem de eşsiz bir avantaj sağlıyor. Bu ölçek, ürünlerimizi sürekli iyileştirmemize, kullanıcı davranışlarını daha doğru analiz etmemize ve deneyimi her geçen gün daha ileri taşımamıza imkan tanıyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, M.A.R.S. Teknoloji’yi yalnızca Karaca Grup’un değil, perakende ve teknoloji ekosisteminin referans gösterilen çözüm üreticilerinden biri haline getirmek.

Günümüzün en güçlü teknolojisi yapay zeka ile çözümler revaçta ve Karaca’nın yapay zeka destekli asistanı AIDA bunun en iyi örneklerinden biri. Öncelikle AIDA’nın geliştirme sürecini anlatır mısınız? Bu hizmetin arka planında yer alan ana kaynaktan bahseder misiniz?

Karaca Grup olarak yapay zeka çağının başlamasıyla birlikte bu dönüşüme yalnızca adapte olan değil, ilkleri hayata geçiren ve değer üreten bir yapı olmayı hedefledik. Bu vizyon doğrultusunda, McKinsey iş birliğiyle kapsamlı bir yapay zeka programı başlattık. Program kapsamında, kurumun uçtan uca tüm süreçlerini ele alarak yapay zeka ile nerelerde anlamlı ve ölçülebilir bir değer yaratabileceğimizi detaylı biçimde analiz ettik.

Bu çalışmalar sırasında, alışveriş deneyiminin yapay zeka desteğiyle çok daha farklı ve zengin bir boyuta taşınabileceği fikri güçlü biçimde öne çıktı. Müşterinin hem mağazada hem de online alışveriş sürecinde anlık sorularına yanıt alabileceği, rehberlik edebilecek bir uzman satış danışmanı fikri AIDA’nın doğuş noktasını oluşturdu.

AIDA’yı yalnızca müşteriyle etkileşim kuran bir asistan olarak değil, aynı zamanda mağaza içindeki satış temsilcilerinin satış süreçlerini daha etkin yönetmelerine destek olan bir yapı olarak konumlandırdık. Ürün detayları, satış tüyoları, kampanya önerileri gibi pek çok bilgiyi, çalışan mobil uygulamamız üzerinden satış ekiplerimizin kullanımına sunduk. Bununla birlikte, uygulama içine entegre ettiğimiz AIDA’nın öğrenim modu sayesinde satış temsilcilerinin gelişim süreçlerine eşlik edebiliyor, öğrenme alanlarını takip edebiliyor ve sürekli gelişimi destekleyebiliyoruz. AIDA’yı geliştirirken temel yaklaşımımız, onu yalnızca bir alışveriş asistanı olarak değil, kurumun uçtan uca yapay zeka ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir platform olarak ele almak oldu. Bu bakış açısıyla geliştirdiğimiz ve ORKO adını verdiğimiz platform, bir şirketin herhangi bir temas noktasında, herhangi bir kullanım senaryosu için yapay zeka destekli yeni bir asistanı çok kısa sürede hayata geçirmesine olanak tanıyor.

Bugün AIDA ve ORKO ile amacımız, yapay zekayı bir “teknoloji gösterisi” olmaktan çıkarıp hem müşteri hem çalışan deneyiminde somut fayda üreten, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir değere dönüştürmek.

Yeni nesil teknolojiler ve özellikle yapay zeka günümüz perakende sektörüne ne gibi katkılar sağlıyor? Perakendenin gelecek manzarası ne yöne evriliyor?

Teknolojinin gelişim hızı bugün gerçekten baş döndürücü bir seviyeye ulaştı. Neredeyse her gün yeni bir yenilikten, yeni bir kullanım senaryosundan haberdar oluyoruz. Yapay zeka ise bu dönüşümün hızını dramatik biçimde artıran en önemli itici güçlerden biri.

Biz yapay zekayı yalnızca bir alışveriş asistanı perspektifiyle ele almıyoruz. Tedarik zincirinin tamamında, satış öncesinden satış sonrasına kadar tüm süreçlerde nasıl değer yaratabileceğimize odaklanıyoruz. Örneğin satış sonrası servis tarafında, geçmiş arıza kayıtlarından ve kullanım verilerinden beslenen yapay zeka destekli altyapılar sayesinde ekiplerimiz daha fiziksel incelemeye başlamadan arızanın muhtemel kaynağını öngörebiliyor. Bu sayede hem doğru ekipmanla hem de doğru yedek parça ile sahaya çıkılıyor. Böylelikle çözüm süresi ciddi biçimde kısalıyor. Önümüzdeki dönemde perakende dünyasını daha da dönüştürecek önemli başlıklardan biri de agentic AI yaklaşımı. Google ve Shopify gibi global oyuncuların duyurduğu Universal Commerce Protocol (UCP) ile birlikte farklı sistemlerin birbiriyle konuşabildiği ve yapay zeka ajanlarının bu ekosistemde aktif rol aldığı yeni bir dönemin kapısı aralanıyor. Bugüne kadar geliştirdiğimiz arayüzler ve sistemler ağırlıklı olarak insanlar için tasarlandı. Artık insan adına da çalışan yapay zeka ajanlarının devreye girdiği bir döneme giriyoruz.

Bu yeni nesil ajanlar, ürünleri araştırabilen, ihtiyaçlara göre en uygun seçeneği bulabilen, sipariş ve ödeme gibi işlemleri otonom şekilde gerçekleştirebilen yapılar olarak perakende deneyimini kökten dönüştürecek. Bu tür protokoller ve teknolojik gelişmelerle birlikte perakendenin geleceği daha kişiselleştirilmiş, öngörülü ve akıllı bir yapıya doğru hızla evriliyor.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.