Lale BARÇIN AKA Fotoğrafı

MATEMATİK BİLMEK Mİ YOKSA EL BECERİLERİNE HAKİM OLMAK MI?

Yaklaşık 1 ay önce Vera etkinliğin düzenlediği webinar’dan (çevrim içi seminer) size bahsetmek istiyorum: 2 aşamalı oturumda ilk olarak Gündüz Vassaf’ı ve ikinci oturumda Yuval Noah Harari ile “Dijital çağın belirsizlikleri içinde ruhsal dayanıklılık nasıl inşa edilir?” konusunu dinleyip tartışma fırsatı bulduk. Y. Harari, kodlama örneğini vererek matematik mühendisliği ve finansal konular hakkında eskiden ‘Finans okuryazarlığı eğitimi alın’ ‘Kodlama öğrenin’ denirken bir yıl içerisinde kodlamanın büyük bir kısmını zaten yapay zekanın yapacağını belirtti. Böylece bu konulara yatırım yapmak yerine farklı becerilerimizi geliştirmemiz gerektiğini tavsiye etti. Örneğin ikili ilişkiler, iletişim, sosyal becerilerin ve el becerilerinin daha önem kazanacağı vurgusunu yaptı.

G. Vassaf ise aile bağları ve gündelik hayattaki ilişkilerin, iletişimin ve derin bağların öneminden bahsetti. Örnek olarak aile sofrasının önemine ve akşam yemeklerinde bir araya gelebileceğiniz, sohbet edebileceğiniz bir aileniz varsa bunun çok değerli olduğu vurgusunu yaptı. Benim 2020 tarihli “Sosyal Medya Kullanımı ve Yalnızlık Olgusu Üzerine Bir Araştırma” adlı çalışmamda (Aka, 2020) üç boyutta romantik ve duygusal ilişkilerde, sosyal ilişkilerde ve aile ilişkilerinde yalnızlığı ölçümlemiştik ve sonuç olarak araştırmamızın örnekleminde aile boyutunda hissedilen yalnızlık oranı daha yüksek çıktı. Ardından 2021 itibarıyla yaptığım nicel ve nitel çalışmalarda aile konusuna ve hissedilen yalnızlığa yöneldim. Sonuç olarak değişen iş ve yaşam olgusu, köyden kente göç ve adaptasyon, rezidans kül türü, pandemi, ekonomik nedenler, dijitalleşme ile gelen yenilikler ve sosyal medya kültürünün iletişimi sekteye uğrattığı tespit edildi. Sonuç olarak bireyler arası ve aile içi iletişim konusunda sosyal medya kullanımının da etkisiyle ve hissedilen yalnızlığın artmaya başladığı bulgularda ortaya çıktı. Vassaf’ın da konuşması “Aile sofrasında okuyoruz birbirimizin yüzünü, çatalı tutuşundan görüyoruz. Onu görmüyorsak bunun sonu okulu bombalayan çocuğa kadar gidebilir. Evde akşam yemeği yoksa suçlusu biziz” (Öztınaz, 2026) demesiyle sonlandı.

Webinar’da Harari, beyin, kalp ve el becerilerinden bahsetti ve zihin sel aktivitelere önem vermemiz gerektiği, sosyal becerilerimizi geliştirmenin önemini vurgulayarak motor becerilerimizi de unutmamamız gerektiğini hatırlattı. Duygusal ve sosyal beceriler önemli olmaya devam edecek çünkü psikolojik baskı gitgide artacak. Harari’ye göre ilerleyen zamanlarda en önemli beceri esnek ve rahat bir zihne sahip olmak olacak.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.