“TEKNOLOJİ İLE KÜRESEL STANDARTLARI YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYORUZ”
Yenilikçiliğe yaptığı yatırımlarla stratejik yolculuğunda liderliğini koruyan Lenovo Türkiye, Ar-Ge faaliyetlerini odağına alarak, bugün ve gelecekte insanlığın yaşama ve çalışma biçimlerini pozitif yönde değiştirmeye devam ediyor. Teknolojiyi yalnızca büyüme değil, sorumlu dönüşüm aracı olarak konumlandıran şirket, yapay zekayı cepten buluta, bireyselden kurumsala kadar soyut bir konsept olmaktan çıkarıp insanlarla paylaşıyor. Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, bugün teknolojinin “destekleyici” rolünden çıkıp doğru dan işin kendisine dönüştüğünü vurgularken küresel stratejilerinin detaylarını Business Türkiye okuyucularına aktarıyor.
“DÖNÜŞÜMÜN EN GÜÇLÜ LOKOMOTİFİ HİÇ KUŞKUSUZ YAPAY ZEKA”
Dijital dönüşüm artık yalnızca iş süreçlerini optimize eden bir araç değil, şirketlerin büyüme stratejilerinin, rekabet avantajlarının ve hatta sektörler arası konumlanmalarının merkezinde yer alıyor. Bu dönüşümün en güçlü itici gücü ise hiç kuşkusuz yapay zeka. Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu teknolojinin “destekleyici” rolünden çıkıp doğrudan işin kendisine dönüştüğü fikrinde ve bu dönüşümün hem küresel öl çekte hem de Türkiye özelinde yeni fırsatlar yarattığını ifade ediyor.
Lenovo’nun küresel stratejisi tam olarak bu kırılma noktasında şekilleniyor. Şirket artık yalnızca dünyanın en büyük PC üreticisi kimliğiyle değil, uçtan uca teknoloji çözümleri sunan, veri merkezlerinden yapay zeka altyapılarına, cihazlardan hizmetlere kadar geniş ekosistemi yöneten bir teknoloji sağlayıcısı olarak konumlanıyor. Bu yaklaşım, yapay zekayı merkeze alan hibrit modelle desteklenirken, ölçeklenebilir büyüme ve güçlü bir temel oluşturuyor.
YENİ NESİL DENEYİM EKONOMİSİ: SPOR, TEKNOLOJİ VE VERİ
Lenovo’nun son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri, FIFA ile kurduğu küresel teknoloji ortaklığı. FIFA World Cup 2026 ve FIFA Women’s World Cup 2027 için resmi teknoloji ortağı olan Lenovo, bu iş birliğiyle teknolojinin yalnızca saha içindeki oyunu değil, oyunun arkasındaki devasa ekosistemi nasıl dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.
Bugün futbol, milyarlarca insanın eş zamanlı olarak deneyimlediği bir platform. Bu ölçekte bir organizasyonun yönetimi ise yalnızca fiziksel operasyonlarla değil, veri, analiz ve yapay zeka destekli sistemlerle mümkün hale geliyor. Lenovo’nun sunduğu çözümler; stadyum operasyonların dan yayın altyapılarına, veri merkezlerinden hakem teknolojilerine kadar geniş alanda kritik rol üstleniyor. Hantaloğlu’na göre bu dönüşüm, spor gibi veri yoğun alanlarda çok daha net görülüyor: “Spor, yapay zekanın gerçek değerini en net gördüğümüz alanlardan biri. Çünkü burada saniyeler içinde alınan kararlar, milyonlarca insanın deneyimini doğrudan etkiliyor. Lenovo olarak bu ölçekte bir organizasyonun arkasındaki teknoloji altyapısını sağlamak bizim için sadece bir sponsorluk değil, aynı zamanda küre sel vizyonumuzun bir yansıması.”
VAR sistemleri, yarı otomatik ofsayt teknolojileri, 3D oyuncu modellemeleri ve gerçek zamanlı analiz araçları, oyunun daha hızlı, doğru ve şeffaf yönetilmesini sağlıyor. Bunun ötesinde, Lenovo’nun Intelligent Command Center çözümleri sayesinde turnuva operasyonları uçtan uca optimize ediliyor.
Bu altyapının bir diğer kritik katmanını ise Lenovo’nun AI Factory yaklaşımıyla geliştirdiği Football AI Pro platformu oluşturuyor. Bu platform, oyuncu performansından takım dinamiklerine kadar 200’den fazla metriği analiz ederek gerçek zamanlı içgörüler sunuyor. Antrenman süreçlerin den maç içi karar destek mekanizmalarına kadar uzanan bu analizler teknik ekiplerin daha hızlı ve veri temelli kararlar almasını sağlarken, aynı zamanda oyun stratejilerinin de dinamik biçimde yeniden şekillenmesine imkan tanıyor. Böylece yapay zeka yalnızca analiz eden değil, oyunun akışına doğrudan etki eden bir katmana dönüşüyor. Öte yandan Lenovo’nun yapay zeka vizyonu, saha içi performansın ötesine geçerek taraftar deneyimini yeniden tanımlıyor. FIFA World Cup 2026 kapsamında devreye alınması planlanan yapay zeka destekli dijital avatarlar, oyuncuların fiziksel özelliklerini ve hareketlerini birebir yansıtan 3D modeller üzerinden maç deneyimini farklı bir boyuta taşıyor. Bu teknoloji, taraftarların maçları daha etkileşimli ve kişiselleştirilmiş şekilde deneyimlemesini sağlarken, aynı zamanda yayıncılık ve içerik üretiminde yeni bir çağın kapısını aralıyor.
Bu noktada yapay zeka yalnızca bir teknoloji değil, yeni bir deneyim katmanı yaratıyor. Taraftar etkileşiminden gelir modellerine kadar uzanan bu dönüşüm sporun aynı zamanda bir “veri ekonomisi” haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor.
”DAVID BECKHAM İŞ BİRLİĞİ İLE TEKNOLOJİNİN SOMUT FAYDASINI DAHA GENİŞ KİTLELERE DUYURUYORUZ”
Lenovo’nun FIFA ortaklığını bir üst seviyeye taşıyan önem li adımlardan biri de David Beckham ile hayata geçirilen küresel iş birliği. Bu iş birliği, yapay zeka destekli teknolojilerin yalnızca teknik altyapı değil, günlük yaşamdan iş dünyasına kadar geniş etki alanına sahip olduğunu görünür kılmayı amaçlıyor. Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, bu iş birliğinin stratejik rolünü şöyle anlatıyor: “David Beckham ile iş birliği, teknolojinin somut faydası nı daha geniş kitlelere anlatmak açısından çok güçlü bir platform sunuyor. Yapay zekayı sadece teknik bir kavram olarak değil, günlük hayatı ve iş yapış biçimlerini dönüştü ren bir değer olarak konumlandırıyoruz. Beckham’ın hem spor hem iş dünyasındaki çok boyutlu kimliği Lenovo’nun “Herkes için Daha Akıllı Teknoloji” vizyonunu daha geniş kitlelere anlatma açısından güçlü bir platform sunuyor. Oyunculardan antrenörlere, kulüplerden taraftarlara kadar uzanan geniş bir ekosistemde geliştirilen çözümler yapay zekanın somut ve ölçülebilir faydasını ortaya koyuyor.”
ÇOK MERKEZLİ VE ESNEK SİSTEMLER, KÜRESEL TİCARETİN YENİ DENGELERİ
Teknoloji dünyasında yaşanan dönüşüm yalnızca ürün ve hizmetlerle sınırlı değil, aynı zamanda küresel ticaretin yapısını da yeniden şekillendiriyor. Emre Hantaloğlu, dünya Bilgi ve İletişim Teknolojileri pazar büyüklüğünün 2025 yılında yüzde 10 büyüyerek 5,5 trilyon dolara ulaştığını, 2026’da yüzde 11 büyüme beklendiğini ve böylece 6 trilyon doları aşacağını, bu büyümenin arkasında birinci etken olarak yıldan yıla yüzde 32’lik büyüme ile yapay zeka ek senli veri merkezlerine olan yatırımları, ikinci sırada yüz de 15 büyüme ile yazılım (SaaS-kullandıkça öde modeli) yatırımları ve üçüncü büyüme etkeni de yüzde 9 büyüme ile servis (dijital dönüşüm ve siber güvenlik) sayılabileceğini belirtiyor. Hantaloğlu sözlerini şöyle sürdürüyor: “Türkiye’nin Bilgi Teknolojileri alanı son 4-5 senede 10 mil yar dolara ulaştı. Toplam Bilgi ve İletişim Teknolojileri pazar toplamına baktığımızda 2025 yılını yaklaşık toplam 40 milyar dolar civarı ile tamamlayacağını bekliyoruz. Bugün teknoloji sektöründe üç temel kırılma yaşanıyor: Jeopolitik rekabet, yapay zeka kaynaklı talep artışı ve veri/enerji altyapılarındaki sınırlamalar. Bu dinamikler, geleneksel tek merkezli üretim modelinin yerini daha esnek sistemlere bırakmasına neden oluyor. Artık şirketler için rekabet avantajı yalnızca maliyet değil; hız, çeviklik ve tedarik zinciri dayanıklılığı ile belirleniyor.” Emre Hantaloğlu bu yeni dönemi şöyle değerlendiriyor: “Artık rekabet yalnızca ürün kalitesiyle değil; hız, esneklik ve tedarik zinciri dayanıklılığı ile belirleniyor. Lenovo 2025 Gartner Dünyanın En Güçlü Top 25 Tedarik Zinciri Markası Raporu’nda 8. tedarik zinciri olarak yer alıyor. Biz Lenovo olarak global operasyonlarımızda yapay zekayı kullanarak bu alanlarda ciddi bir verimlilik sağlıyoruz. Yeni dönemde kazananlar, değişime en hızlı adapte olanlar olacak.”
“TÜRKİYE, BÜYÜME PAZARINDAN ZİYADE STRATEJİK KONUMLANMA ALANI”
Bu dönüşümün Türkiye’ye yansıması ise oldukça güçlü. Lenovo Türkiye, son 6 yıldır üst üste PC pazarının lideri konumunda yer alıyor. IDC verilerine göre şirket, toplam, tüketici, ticari ve kurumsal segmentlerin tamamında dengeli ve güçlü bir performans sergileyerek liderliğini sür dürüyor. ”Türkiye’yi yalnızca güçlü bir satış pazarı olarak görmüyoruz. Aynı zamanda bölgesel bir teknoloji merkezi olma potansiyeline sahip, stratejik bir konumlanma alanı olarak değerlendiriyoruz” diyen Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya arasında yer alan coğrafi konumu, genç ve teknolojiye hızlı adapte olan nüfusu ve gelişen lojistik altyapısının Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirdiğini belirtiyor.
PC’DEN VERİ MERKEZİNE UZANAN KIRILMA
Türkiye’de teknoloji talebinde yaşanan en önemli değişim, kullanım amacının dönüşmesi. Artık PC’ler yalnızca bir çalışma aracı değil, verimlilik, güvenlik ve yapay zeka destekli karar alma süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Emre Hantaloğlu, “PC tarafında artık sadece yenileme ihtiyacından söz etmiyoruz. Kurumlar daha akıllı, güvenli ve yapay zeka destek li sistemlere yöneliyor. Asıl kırılma ise veri tarafın da yaşanıyor. Şirketler veriyi sadece üretmek değil, anlamlandırmak ve değer yaratmak için kullanmak istiyor” diyor.
Özellikle yapay zeka destekli cihazların yaygınlaşması, kurumların daha akıllı ve güvenli sistemlere yönelmesini hızlandırıyor. Hibrit çalışma modellerinin kalıcı hale gelmesi de mobilite ve performansı bir arada sunan cihazlara olan talebi artırıyor. Ancak asıl kırılma veri tarafında yaşanıyor. Kurumlar artık yalnızca veri üretmekle kalmıyor, bu veriyi anlamlandırmak ve rekabet avantajına dönüştürmek isti yor. Bu da veri merkezi, depolama ve yüksek performanslı hesaplama çözümlerine olan talebi ciddi şekilde artırıyor.
Lenovo, bu talebi “uçtan uca dönüşüm” perspektifiy le ele alıyor. Think ailesi ile uç noktada, ThinkSystem ve ThinkAgile çözümleriyle veri merkezinde, süper bilgisayar yatırımlarıyla da yüksek performanslı hesaplama tarafında güçlü bir konumlanma sunuyor.
Değerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





