”25 YILLIK YOLCULUĞUMUZ, KURDUĞUMUZ GÜVENİN TEMSİLİ”

Misyonunun merkezine bebekoloji felsefesini ve sürdürülebilirlik ilkelerini alan ebebek, tam 25 yıldır bebeveynlerin hikayelerini keşfediyor, dinliyor ve yeni ihtiyaçlara cevap veren yenilikçi ürünlerini onlarla buluşturmaya devam ediyor. 25. yaşını bebeveynlerle kurduğu ilişkiyi daha da derinleştirdiği bir deneyim yılı olarak ele alan şirket, perakendeyi sadece bir satış süreci olarak değil, karar yolculuğunun tamamına eşlik eden bir deneyim olarak görüyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlarken 25. yıla özel hazırladıkları sürprizlerden bahseden ebebek Türkiye Genel Müdürü Can Karadeniz, son yıllardaki finansal büyümelerine dair değerlendirmelerini ve ecording ile yaptıkları iş birliğinin detaylarını aktarıyor.

25. yılını kutlayan ülkemizin köklü markalarından ebebek’in güçlü yolculuğunu tanımlayan ana değerlerini ve motivasyon kaynaklarını sizden dinleyebilir miyiz? 25. yılına özel “25 Yıldır Bebekler ebebek’le Büyürler” sloganıyla yayınladığınız teaser filminde yer alan özel hikayeyi ve mesajlarınızı anlatır mısınız?

25 yıl, ebebek için bir zaman diliminden çok daha fazlasını ifade edi yor. Bu yolculuk, alınan kararların, yapılan yatırımların ve en önemlisi kurulan güven ilişkisinin birikimi. 2001 yılında yola çıkarken odağımız oldukça netti: Bebeveynlerin ihtiyaç duyduğu ürünleri, doğru bilgi ve doğru deneyimle buluşturmak. Zaman içinde gördük ki bebeveynlik, her aşaması farklı ihtiyaçlar ve duygular barındıran bir yolculuk. Biz de bu yolculuğu anlamaya, bebeveynlerle empati kurmaya ve ihtiyaçlarına en doğru çözümleri sunmaya odaklandık. Kısa vadeli kazanımlar yerine her zaman uzun vadeli güven ilişkileri kurmayı önceliklendirdik. Türkiye genelinde yaygın mağaza ağımız, güçlü dijital altyapımız ve danışmanlık hizmetlerimizle bebeveynlerin hayatındaki kritik anlarda yanında yer alıyoruz. Güveni her temas noktasında sağlayacağımız bir sorumluluk olarak görüyoruz.

“25 Yıldır Bebekler ebebek’le Büyürler” söylemi de bu yolculuğun en sade ve güçlü ifadesi. Bu ifade, yıllar içinde kurulan bağın ve birlikte büyümenin bir yansıması. Reklam filmimizde de bu duyguyu görü nür kılmayı hedefledik. Çünkü her bebek, kendi hikayesiyle birlikte büyürken, biz de bu hikayelerin bir parçası olmanın sorumluluğunu taşıyoruz.

25. yılınıza özel hazırladığınız ve yıl boyu sürdürmeyi planladığınız müşterilerinize özel kampanyalar ve sürprizler neler olacak?

25. yılımızı bir kutlamanın ötesinde bebeveynlerle kurduğumuz ilişkiyi daha derinleştirdiğimiz bir deneyim yılı olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda odağımız, kampanya ve avantaj sunmanın ötesine geçerek bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan bir yapı kurmak. Önümüzdeki dönemde en önemli önceliğimiz, sadakat yaklaşımımızı bebeveynlik yolculuğunun tamamını kapsayan bir deneyime dönüştürmek. Biz sadakati ticari bir ilişki olarak tanımlamıyoruz. Bebeveynlerin hayatına değer katan, güvene dayalı ve uzun vadeli bir bağ olarak görüyoruz. Bu doğrultuda bebeğin gelişim sürecini merkeze alan, bilgi, destek ve uzmanlıkla bebeveynlerin yanında konumlanan bir yapı kurguluyoruz. Bu yaklaşımı hayata geçirmek üzere kapsamlı bir sadakat programı çalışması yürütüyoruz. Bebeveynlerimizin alışveriş davranışlarını, ihtiyaçlarını ve yaşam boyu değerlerini analiz ediyor, anket ve araştırmalarla elde ettiğimiz içgörüleri bu sürece dahil ediyoruz. Bu sayede bebeveynlere gerçek fayda sağlayan, ihtiyaçlarına doğrudan karşılık veren bir sadakat yapısı tasarlıyoruz. Bu dönüşümü desteklemek için aynı zamanda Customer Data Platform (CDP) projemizi de başlattık. Tüm müşteri verisini daha bütüncül bir yapıda yöneterek bebeveynlere tüm temas noktalarında daha tutarlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı hedefliyoruz. Veri ve içgörü odaklı bu yaklaşım, sunduğumuz değeri daha görünür ve daha anlamlı hale getiriyor.

305’i aşkın mağazamız ve güçlü dijital altyapımızla bebeveynlerin ihtiyaç duydukları her an ulaşabildikleri bir marka olma ya devam edeceğiz. Çeyrek asırlık bir markanın sorumluluğu, doğru değerlerle büyümek ve bu değeri her temas noktasında hissettirmek. Bu anlayışla bebeveynlerin yanındaki güvenilir yol arkadaşı olmayı sürdüreceğiz.

Son yıllardaki finansal büyümenizi nasıl değerlendiriyorsunuz ve bu büyümeyi sürdürülebilir kılmak için nasıl bir stratejik yol haritası izliyorsunuz?

2025 yılı, son birkaç yıldır üzerinde çalıştığımız dönüşümün sonuçlarını en net şekilde gördüğümüz dönem oldu. Enflasyonun 15 puan üzerinde gerçekleştirdiğimiz büyümeyle konsolide hasılatımızı 27,7 milyar TL seviyesine taşıdık. Yıl boyunca 105 milyondan fazla ürünü bebeveynlerle buluştururken, Türkiye genelinde 300 mağazaya ulaştık.

Bu büyümeyi değerlendirirken bizim için asıl belirleyici olan, ulaştığımız rakamların ötesinde bu büyümeyi nasıl gerçekleştirdiğimiz. Çünkü bu dönemde hacimsel artışın yanı sıra güçlü bir operasyonel yapı kurduk, organizasyonel disiplinimizi artırdık ve verimliliğimizi belirgin şekilde yukarı taşıdık. Bu süreci tek bir cümleyle özetlemek gerekirse, büyümenin ötesi ne geçerek büyümeyi yönetmeyi öğrendiğimiz bir dönemden söz ediyoruz. Bu yaklaşımın finansal karşılığını da çok net şe kilde görüyoruz. Brüt kâr marjımız geçen yıla göre 0,6 puan artarken, FAVÖK marjımız 1 puan yükselerek yüzde 12,8 seviyesine ulaştı. FAVÖK’ümüz yüzde 25’in üzerinde artışla 3,5 milyar TL’ye, brüt kârımız ise yüzde 17’nin üzerinde bir büyümeyle 10 milyar TL seviyesine çıktı. Bu veriler, operasyonel verimlilik odağımızın ve kurduğumuz sistemin somut çıktıları. Stratejik yol haritamız bu doğrultuda şekilleniyor.

Tedarik zincirinden mağaza operasyonlarına, lojistikten dijital altyapıya kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştiriyor, verimliliği artıran yatırımlara öncelik veriyoruz. Çünkü sürdürülebilir başarı, büyümekle değil, doğru şekilde büyümek le mümkün. Bugün geldiğimiz noktada bu yaklaşımı hayata geçiren bir yapı kurmuş olmanın güveniyle geleceğe çok daha güçlü bakıyoruz.

Ülkemizde anne-bebek perakendesi oldukça rekabetçi bir alan. ebebek’i bu noktada farklılaştıran en spesifik kriterler ve çalışmalar neler?

Anne-bebek perakendesi, kararın hem duygusal hem de kritik olduğu bir alan. Bu nedenle rekabet, ürün çeşitliliği ya da fiyatın ötesinde güven ve deneyim üzerinden şekilleniyor.

Biz en başından itibaren perakendeyi bir satış süreci olarak değil, bebeveynin karar yolculuğunun tamamına eşlik eden bir deneyim olarak ele aldık. Bu doğrultuda ürün, hizmet ve deneyimi tek bir çatı altında entegre eden bir sistem kurduk. Mağazalarımız bu yaklaşımın en güçlü yansıması. Bugün mağazalarımız alışveriş yapılan alanların ötesinde danışılan, soru sorulan ve karar verilen alanlara dönüştü. Bebeveynlerin kendini güvende hissettiği, ihtiyaçlarını netleştirdiği ve doğru kararı verdiği bir deneyim sunuyoruz. Aynı yaklaşımı dijital tarafta da sürdürüyoruz. İçerik, hizmet ve alışveriş deneyimini bir arada sunan yapımız sayesinde bebeveynler ihtiyaç duydukları bilgiye ve ürüne kesintisiz şekilde ulaşabiliyor. Veri odaklı altyapımız sayesinde bebeveynlerin farklı ihtiyaçlarını anlayarak onlara kişiselleştirilmiş deneyimler sunuyoruz. Bu da fiziksel ve dijital kanallar arasında güçlü ve tutarlı bir deneyim oluşturuyor.

Ürün tarafında ise kalite, güvenlik ve erişilebilirlik kriterlerini merkeze alıyoruz. Geniş ürün portföyümüz ve güçlü tedarik yapımız sayesinde bebeveynlerin farklı ihtiyaç anlarına hızlı ve güvenilir çözümler sunabiliyoruz.

Bugün ebebek’i farklılaştıran kriter, tek bir güçlü alan değil, tüm bu unsurların bir araya gelerek oluşturduğu sistem. Bu yapı sayesinde bebeveynlerin hayatındaki farklı ihtiyaç anlarında yanında olan, güven veren ve sürdürülebilir bağ kuran bir marka konumundayız.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.