“İKLİMLENDİRME ALANINDA DÖNÜŞÜME YÖN VEREN BİR VİZYONLA HAREKET EDİYORUZ”

Fabrika otomasyon, klima sistemleri, bina ve uzay sistemleri gibi birçok alanda faliyetlerini sürdüren ve felsefesini “Teknolojimizi, hizmetlerimizi ve yaratıcılığımızı geliştirerek toplumun yaşam kalitesini artırmak” olarak belirleyen Mitsubishi Electric Türkiye, kullanıcılarının yaşam kalitesini artıran ve şirketlerin operasyonel verimliliğini destekleyen bütüncül çözümleriyle fark yaratıyor. Kendisini farklı ihtiyaçlara özel, sürdürülebilir iklimlendirme çözümleri geliştiren bir teknoloji markası olarak konumlayan şirket, müşteri deneyimini de dijital dönüşümle güçlendiriyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan ve teknoloji stratejilerini bizlerle paylaşan Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri Genel Müdürü Zeki Kalaycılar, Türkiye pazarının global operasyonlarda sahip olduğu konumu ve sektörün yaşadığı dönüşüm sürecini aktarıyor.

Türkiye’nin iklimlendirme alanındaki dönüşümünde öncü rol üstlenen Mitsubishi Electric olarak projelerinizi ve hedeflerinizi sizden dinleyebilir miyiz?

Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri olarak, iklimlendirme alanında dönüşüme yön veren bir marka olma vizyonuyla hareket ediyoruz. Yüksek teknolojiye sahip ürün portföyümüz, enerji verimliliği odağımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla sektörün gelişimine uzun vadeli katkı sağlamayı hedefliyoruz.

Türkiye’de hem bireysel hem de ticari kullanıcıların ihtiyaçlarının hızla çeşitlendiğini görüyoruz. Bizde bu doğrultuda farklı kullanım alanlarına uygun, verimli ve uzun ömürlü çözümler geliştirerek müşterilerimize değer katmaya devam ediyoruz. Amacımız, ürün sunmanın ötesin de kullanıcıların yaşam kalitesini artıran, işletmelerin de operasyonel verimliliğini destekleyen bütüncül çözümler sunmak. Önümüzdeki dönemde de dijitalleşme, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında geliştirdiğimiz teknolojilerle Türkiye iklimlendirme sektöründe güçlü ve güvenilir bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz.

Türkiye’de iklimlendirme sektörü son yıllarda hem enerji verimliliği hem de sürdürülebilirlik açısından önemli bir dönüşümden geçiyor. Sizce sektörün önümüzdeki dönemde en büyük kırılım noktası ne olacak?

Önümüzdeki dönemde en belirleyici kırılım noktalarının, enerji verimliliği standartlarının daha da yükselmesi ve sürdürülebilirlik odağının sektör genelinde daha yaygın hale gelmesi olacağını düşünüyoruz. Kullanıcı beklentileri, regülasyonlar ve maliyet baskıları da bu dönüşümü hızlandıran temel unsurlar olabilir.

Mitsubishi Electric’in global 2050 çevresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda, Türkiye operasyonlarımızda da bu gelişime paralel adımlar atıyoruz. Çevre dostu ürünlerimiz ve ileri teknoloji çözümlerimizle faaliyet gösterdiğimiz pazarlarda sürdürülebilir dönüşüme katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu kapsamda enerji verimliliğinin artırılması, karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir teknolojilerin daha yaygın kullanımı gibi alanlara odaklanıyoruz.

İklimlendirme sistemlerinde enerji tasarrufunu önceliklendiren uygulamaların yanı sıra farklı ihtiyaçlara uygun verimli sistem çözümlerinin yaygınlaşmasının sektör açısından önemini artıracağını öngörüyoruz.

Enerji maliyetlerinin arttığı bir dönemde, klima sis temlerinde verimlilik artık yalnızca teknik bir özellik değil, aynı zamanda ekonomik bir ihtiyaç haline geldi. Mitsubishi Electric bu alanda nasıl bir teknoloji stratejisi izliyor? Hangi projeleri geliştiriyor?

Elektrik faturalarına büyük etki eden “enerji sınıfı” özelliği, klima satın alma kriterleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Hem çevre hassasiyeti hem de bütçe dostu olması açısından enerji verimliliği yüksek sınıfta yer alan klimaların tercih edilmesini öneriyoruz. Müşterilerimize A, A+, A++, A+++ enerji sınıfında yer alan geniş bir portföyde ürünler sunuyoruz.

Ayrıca, evdeki klimanın uzaktan bir bilgisayar, tablet veya akıllı telefon kullanılarak internet üzerinden kontrolüne yönelik yeni nesil bulut tabanlı çözüm MELCloud Home da Mitsubishi Electric’in öne çıkan teknolojilerinden biri. 3D i-See Sensör teknolojisi, kullanıcıların yüksek konfor ve enerji tasarrufu elde etmesine olanak tanıyor. Bu teknoloji, konfor alanı oluşturmak için hava akışının kullanıcının yoğun olarak kullandığı bölgelere bağımsız kanatlar ile yönlendirilmesini sağlıyor. 3D i-See Sensör sayesinde ortamda bulunan kişilerin konumları kolayca tespit edilebiliyor, sıcaklık ölçümleri yapılabiliyor, evcil hayvanlar ve insanlar ayırt edilebiliyor.

Ürün ve çözümlerimizin yanı sıra daha geniş bir ekosistem yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Isı pompası teknolojilerimiz, geleneksel sistemlere kıyasla çok daha düşük karbon emisyonu ile çalışarak enerji dönüşümüne katkı sağlıyor.

Akıllı binalar ve IoT tabanlı sistemler iklimlendirme çözümlerini de dönüştürüyor. Akıllı bina entegrasyonu konusunda Türkiye’de nasıl bir gelişim görüyorsunuz?

Akıllı bina entegrasyonu Türkiye’de son yıllarda ciddi bir ivme kazandı ve biz bu gelişimi oldukça olumlu buluyoruz. Bizim önceliğimiz, bu entegrasyon sayesinde iklimlendirme sistemlerinin enerji kullanımını optimize ederek sürdürülebilirliğe somut katkı sağlamak. IoT tabanlı çözümler burada kritik rol oynuyor. Cihazlardan, sensörlerden ve enerji altyapısından elde edilen gerçek zamanlı veriler sayesinde tüketim ve talep dalgalanmaları anlık olarak analiz edilebiliyor ve sistemler bu verilere göre otomatik olarak kendini optimize edebiliyor. Bu da enerji israfının önüne geçiyor. Akıllı bina entegrasyonunu, Türkiye için teknolojik gelişimin ötesinde daha sürdürülebilir gelecek için bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz.

Türkiye pazarı, sizin global operasyonlarınız içinde nasıl bir konumda? Önümüzdeki dönemde Türkiye’de büyüme stratejiniz hangi alanlarda yoğunlaşacak?

Türkiye pazarı, Mitsubishi Electric’in global operasyonları içinde hem büyüme potansiyeli hem de bölgesel etkisi açısından stratejik bir konumda yer alıyor. Türkiye’yi güçlü bir iç pazar olarak ve aynı zamanda çevre ülkelere açılan önemli bir merkez olarak konumlandırıyoruz.

Türkiye’nin bölgesel rolü yeni dönem stratejilerimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bugün Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Gürcistan’a ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu coğrafyada büyümemizi sürdürürken Türkiye’yi bir yönetim ve dağıtım merkezi olarak daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Yılın başında iş ortaklarımızla gerçekleştirdiğimiz bölge sel toplantılarda, kısa, orta ve uzun vadeli yol haritamızı birlikte ele aldık. Yeni dönemde de önceliğimiz olan “müşteri odaklılık” vizyonunu detaylarıyla aktardık. Özellikle klima ve ısı pompası alanlarında pazar payımızı artırma ya yönelik planlarımız bulunuyor. Bunu gerçekleştirirken ürün ve çözüm çeşitliliğimizi artırmanın yanı sıra sunduğumuz uzun garanti süreleri ve iş ortaklarımızla geliştirdiğimiz güçlü, uzun soluklu ilişkiler sayesinde pazardaki konumumuzu daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.