“KULLANICI DENEYİMİNİ VERİYLE SADELEŞTİRİYOR, GÜVENLE DERİNLEŞTİRİYORUZ”
Hizmet kalitesini ve sürekliliğini her zaman ön planda tutan sahibinden.com, güçlü teknolojik altyapısı ve çağın şartlarına uygun olarak geliştirdiği iş modeliyle ülkemizin lider teknoloji platformu olma özelliğini başarıyla koruyor. Güçlü marka bilinirliliğini sahibinden.com’un değerlerini ve duruşunu somutlaştıran spor sponsorluklarıyla destekleyen şirket, kullanıcının ihtiyacını çok daha kısa sürede anlayan ve her adımda çözüm üreten bir marka olmayı hedefliyor. Business Türkiye okuyucuları için pazarlama stratejilerini aktaran sahibinden.com CMO’su Nazım Erdoğan, yapay zeka tabanlı sahiAI projesinin detaylarını bizlerle paylaşıyor.
Ülkemizin en büyük dijital platformlarından biri olan sahibinden.com’u geldiği noktada farklılaştıran güçlü pazarlama stratejilerini ve temel yaklaşımlarınızı anlatır mısınız?
2000 yılında Aksoy Group bünyesinde başlayan yolculuğumuz bugün ayda 62,9 milyon kullanıcıya ulaşan devasa bir teknoloji platformuna dönüştü. Pazarlamayı, iletişim yapan bir fonksiyonun çok ötesinde kullanıcı davranışını anlayan ve deneyimi buna göre şekillendiren bir sistem olarak görüyoruz. Farklılaşma stratejimiz üç ana eksene oturuyor. Birincisi, davranışsal sinyallere dayalı anlık tepki. Kampanya döngüleriyle hareket etmek yerine kullanıcının o anki arama niyetini yakalayan sürekli bir karar sistemi kurduk. İkincisi, hiper-kişiselleştirme. Arama davranışları ve platform içi hareketleri analiz ederek herkese daha kişiselleştirilmiş bir kullanım deneyimi sunmayı he defliyoruz. Üçüncüsü ise performans ve marka entegrasyonu. Kısa vadeli trafik hedeflerini yönetirken, bunu uzun vadeli marka güvenini zedelemeyecek şeffaf bir çerçevede hayata geçiriyoruz.
sahibinden.com’un uzun yıllardır güçlü bir marka bilinirliği var. Bu bilinirliği sürekli canlı tutmak için nasıl bir iletişim stratejisi izliyorsunuz?
Bilinirliği canlı tutmanın formülü, mesajların birbirine karıştığı dijital mecralarda daha fazla güven inşa etmekten geçiyor. Kullanıcı platforma girdiğinde, dışarıda gördüğü mesajla içerideki hizmetin birebir örtüşmesini bekliyor. İletişim stratejimizde kategori bazlı, son derece modüler bir yapı kullanıyoruz. Emlak arayanın beklentisiyle otomobil almak isteyenin motivasyonu tamamen farklı. Birinci taraf veri stratejimiz sayesinde bu davranışsal farklılıkları net biçimde okuyoruz. Böylece kullanıcıya standart mesajlar iletmek yerine onun spesifik niyetini anla yan empati odaklı bir dil kuruyoruz. Akla ilk gelen marka konumumuzu bu veri odaklı güven ilişkisiyle koruyoruz. Marka bilinirliği bizim için salt hatırlanmanın ötesinde bir anlam taşıyor. Kullanıcının ihtiyacını çok daha kısa sürede anlayan ve her adımda çözüm üreten bir marka olmayı hedefliyoruz.
Dijital pazarlamanın hızla evrildiği bir dönemde, performans pazarlaması ile marka yatırımları arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Öncelikleriniz neler oluyor?
Bu iki alanı birbirinden ayırmıyoruz. Pazarlama bütçesini doğrudan büyümenin finansman aracı olarak konumluyoruz. Rakamlar ve performans verileri bize hangi mesajın daha etkili olduğunu anlık gösteriyor. Ancak kısa vadeli sonuçlara odaklanırken uzun vadeli değer yaratımını riske atamayız. Performans pazarlamasını anlık dönüşüm ve trafik için marka yatırımlarını o trafiği kalıcı güvene dönüştürmek için eş zamanlı kullanıyoruz. Pazarlamanın kârlılık üzerindeki etkisini hem kısa hem uzun vadede görünür kılarak büyüme odaklı bir liderlik sergiliyoruz.
Veri odaklı yapının kullanıcı deneyimi ve güvenli ticarete etkisi hakkında görüşleriniz neler? Bu yapı ve güvenlik unsuru şirketinizde nasıl karşılık buluyor?
Veriyi sadece depolanan bir bilgi olarak değil, kullanıcı deneyimini iyileştiren bir içgörü kaynağı olarak görüyoruz. Platform üzerinde oluşan anonim ve davranışsal veriler sayesinde kullanıcıların ne aradığını, hangi noktada zorlandığını ve hangi bilgilere daha hızlı ulaşmak istediğini anlayabiliyoruz. Bu daha sade, hızlı ve doğru bir deneyim tasarlamamıza yardımcı oluyor. Ancak veri odaklı yapıdan bahse derken en önemli konunun güven olduğunu özellik le vurgulamak gerekir.
Kullanıcılar artık sadece iyi bir deneyim değil, aynı zamanda verilerinin güvenliğini ve şeffaf şekilde yönetildiğini görmek istiyor. Bu nedenle biz rekabette öne geçecek platformların en fazla veriye sahip olanlar değil, kullanıcı verisini en güvenli ve en şeffaf şekilde yönetenler olacağına inanıyoruz. sahibinden.com olarak biz de teknoloji yatırımlarımız kadar güvenlik ve veri gizliliği konu suna yatırım yapıyor, güvenli ticaret altyapısını sürekli geliştiriyoruz. Çünkü uzun vadede dijital platformların en büyük sermayesinin teknoloji değil, kullanıcı güveni olduğuna inanıyoruz.
Spor sponsorlukları, markaların duygusal bağ kurmasında önemli rol oynuyor. Bu noktada, sahibinden.com’un spor yatırımlarını nasıl bir stratejik çerçevede konumlandırıyorsunuz? Spor sponsorluklarının marka bilinirliği ve kullanıcı kazanımı üzerindeki etkisini nasıl ölçümlüyorsunuz?
Spor sponsorluklarını yalnızca bir görünürlük alanı değil, markanın değerlerini ve duruşunu somutlaştıran stratejik bir iletişim alanı olarak görüyoruz. Sporun birleştirici gücü, disiplin, emek ve birlikte başarma gibi değerler markamızın kültürüyle çok örtüşüyor. Bu nedenle sponsorluk yaklaşımımızı te kil projelerden ziyade uzun vadeli ve kapsayıcı bir model olarak kurguluyoruz. 25 yılı aşkın süredir toplumun her kesimine katma değer sunma hedefiyle çalışmalarını sürdüren sahibinden.com, spora sağladığı katkıyı kapsayıcı ve sürdürülebilir bir modelle büyütmeye devam ediyor. Futbol ve Voleybol Milli Takımlarının sponsorluklarının ardından Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ana sponsorluğunu üstlenerek sporun farklı alanlarında var olmaya devam ettik. Son olarak Basketbol Milli Takımlar’ın dinamizmini destekleyerek bu vizyonu daha da ileri taşıyoruz. Amacımız, farklı branşlarda sporu destekleyen, fırsat eşitliğini ve birlikte başarma kültürünü büyüten bir yapı kurmak. Voleybol Milli Takımlarımızla hayata geçirdiğimiz iletişim çalışmaları bu yaklaşımın iyi bir örneği. Omuzlara vuran logomuzdan ilham alan bu çalışma, sıradan bir sponsorluğu marka kimliğinin ayrılmaz bir parçasına dönüştürdü. Sporcu ruhuyla marka kimliğini organik biçim de buluşturdu. Bu ruhu diğer sponsorluklarımızda da koruyoruz. Sponsorlukların etkisini ölçerken yalnızca görünürlük metriklerine bakmıyoruz, marka sağlığı araştırmaları, kullanıcı algısı, platform içi trafik ve etkileşim verilerini birlikte değerlendiriyoruz. Böylece spor yatırımlarının marka bilinirliği, marka sevgisi ve kullanıcı kazanımı üzerindeki etki sini bütünsel olarak takip edebiliyoruz.
Değerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





