“DÜNYAYA SÖZÜMÜZ VAR DİYEREK DÖNGÜSEL MODAYA LİDERLİK EDİYORUZ”

Türkiye’de lüks moda ve perakendeye liderlik eden Beymen Group, yönettiği güçlü ve büyük ekosistemiyle birlikte büyümeye devam ediyor. Beymen’i kültür, sanat, gastronomi, dijital deneyim ve sürdürülebilirliği kap sayan çok katmanlı bir yaşam platformu olarak konumlandıran şirket, uluslararası ölçekte referans gösterilen bir lüks yaşam markası olma vizyonuyla yol alıyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlarken sürdürülebilirlik stratejilerinin geleceği kucaklayan ana unsurlarını bizlerle paylaşan Beymen Group CEO’su Elif Çapçı, yatırım alanlarının içeriklerini ve güçlü liderlik anlayışının bileşenlerini bizlerle paylaşıyor.

Lüks perakendenin en güçlü markalarından biri olan Beymen Group’un CEO’su olarak küresel ölçekte yaşanan endüstriyel, sektörel ve tüketici bazındaki değişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Tüm bu değişimlere cevap anlamında yaşadığınız dönüşümde hangi noktadasınız?

Lüks perakende sektörü; dijitalleşme, sürdürülebilirlik, deneyim odaklılık ve değişen tüketici beklentileri ekseninde çok boyutlu bir dönüşümden geçiyor. Artık tüketiciler yalnızca ürün satın almakla yetinmiyor, markalardan değerleriyle örtüşen, kişiselleştirilmiş ve bütünsel bir deneyim sunmalarını bekliyor. Özellikle yeni nesil tüketiciler için şeffaflık, sürdürülebilirlik, deneyim ve anlam odaklılık satın alma kararlarında belirleyici rol oynuyor. Türkiye’nin lüks moda ve yaşam destinasyonu Beymen olarak lüksü, dönüşüme yön veren bir perspektifle ele alıyoruz. 50 yılı aşkın köklü mirasımızdan aldığımız güçle Beymen’i lüks bir moda perakende markası olmasının ötesinde kültür, sanat, gastronomi, dijital deneyim ve sürdürülebilirliği kapsayan çok katmanlı bir yaşam platformu olarak konumlandırıyoruz.

Dijitalleşme, bu dönüşümün en önemli yapı taşların dan biri. Türkiye’nin ilk ve tek dijital lüks platformu beymen.com ile veri odaklı pazarlama, yapay zeka destekli öneri sistemleri ve omni-channel uygulamalarla fiziksel ve dijital kanallar arasında kurduğumuz güçlü entegrasyon sayesinde müşterilerimize kesintisiz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyoruz.

Deneyim odaklı perakende anlayışımız doğrultusunda mağazalarımızı ilham veren yaşam alanları olmaları üzerine kurguluyoruz. Beymen Tersane, bu yaklaşımın en güçlü yansımalarından biri. 600 yıllık tarihi bir Osmanlı tersanesinin yeniden işlevlendirilmesiyle hayata geçirilen bu yapı, 12 bin metrekarelik alanı ve dokuz ayrı galeriden oluşan kurgusuyla modayı sanat, mimari ve gastronomiyle bir araya getiren özgün bir deneyim sunuyor. Uluslararası mimarlık ofisi OMA/ Rem Koolhaas imzasını taşıyan bu proje yalnızca fiziksel bir mağaza değil, aynı zamanda küratöryel bir yaklaşımla tasarlanmış, ziyaretçileri farklı disiplinlerle buluşturan yaşayan bir kültür platformu niteliği taşıyor. Sergilenen sanat eserlerinden gastronomi deneyimlerine kadar her detay lüksün çok katmanlı ve keşif odaklı yeni tanımını yansıtacak şekilde kurgulandı.

Bu bütünsel deneyim yaklaşımımızın bir diğer önemli yansıması ise Beymen Beauty Studio (BBS) ile hayata geç ti. BBS, lüks kozmetiği yalnızca ürün odaklı bir kategori olarak değil, kürasyon, kişiselleştirilmiş bakım, deneyim ve uzmanlık ekseninde yeniden tanımlayan bir güzellik destinasyonu olarak konumlanıyor. Aynı zamanda Beymen’in çok kanallı stratejisiyle entegre şekilde ilerle yen bu yapı hem fiziksel hem dijital kanallarda kozmetik kategorisinde güçlü bir büyüme ve yeni müşteri kazanımı sağlarken, Beymen’in lüks yaşam platformu vizyonunu tamamlayan stratejik bir alan olarak öne çıkıyor.

Öte yandan sürdürülebilirlik, iş yapış biçimimizin merkezinde yer alıyor. “Dünyaya Sözümüz Var” diyerek başlattığımız Beymen Promise sürdürülebilirlik vizyonumuz kapsamında; döngüsel moda uygulamalarından sorumlu üretim süreçlerine, sosyal etki projelerinden kurumsal yönetişime kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüyoruz. Reborn, Repair ve Recycle gibi girişimlerimizle yalnızca bugünü değil, geleceği de odağımıza alıyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada Beymen olarak, güçlü marka mirasımızı yenilikçi bakış açımızla birleştirerek küresel trendleri yerel içgörülerle harmanlayan, çok kanallı, veri odaklı ve sürdürülebilir bir büyüme modeliyle yolumuza devam ediyoruz. Amacımız, Beymen’i yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası ölçekte referans gösterilen bir lüks yaşam markası olarak konumlandırmak.

“Doğaya, İnsana ve Topluma Sözümüz Var” diyerek başlattığınız Beymen Promise yolculuğunuzun, kurumunuzun merkezine yerleşen bir manifesto olarak konumlandığını görüyoruz. Bu yolculuğun hedeflerini ve stratejilerini anlatır mısınız?

Sürdürülebilirlik konusunda bugüne kadar attığımız adımlarımızın yanı sıra gelecek planlarımızı ve hedeflerimizi “Beymen Promise ile Dünyaya Sözümüz Var” söylemi altında hayata geçiriyoruz ve doğaya, topluma ve insana yönelik taahhütlerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz. “Dünyaya Sözümüz Var” diyerek çıktığımız bu yolculukta, “Moda kendimize yakışanı giymek kadar, kendimize yakışanı yapmak”, çevre, toplum ve yönetişim alanlarında attığımız adımları bu çatı altında somutlaştırmak anlamına geliyor. Modada iz bırakırken, doğadaki izimizi azaltmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla bu ifade bizim için karar alma süreçlerimize yön veren bir pusula niteliğinde. Gelecek kuşaklara daha güzel bir dünya bırakma hedefiyle hareket ediyor, sürdürülebilir moda anlayışımızın çevreye duyarlı, sosyal alanlarda adil ve eşitlikçi, kültürel açıdan saygılı ve ekonomik olarak uygulanabilir iş modellerini kapsadığını vurguluyoruz.

Beymen Promise kapsamında hedeflerimizi üç ana ek sen etrafında şekillendiriyoruz: Çevresel etkiyi azaltmak, sosyal faydayı artırmak ve güçlü bir yönetişim yapısı oluşturmak. Çevresel boyutta, 2030 yılına kadar atık yönetiminde sıfır atık yaklaşımını yaygınlaştırmak, kaynak verimliliğini artırmak ve karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik somut adımlar atıyoruz. Reborn, Repair ve Recycle projelerimizle döngüsel modaya liderlik etmek için çalışıyoruz.

Sosyal etki tarafında ise odağımızda insan var. Çalışanlarımızdan başlayarak tüm paydaşlarımız için kapsayıcı, eşitlikçi ve gelişimi destekleyen bir ekosistem oluşturmayı önceliklendiriyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği, fırsat eşitliği ve kadınların güçlenmesi konularında attığımız adımlarla içinde bulunduğumuz toplumda da kalıcı bir etki yaratmak için çalışıyoruz. Beymen Group olarak bu gün yüzde 44 olan kadın çalışan oranımızı 2030 yılına kadar yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Eğitim, istihdam ve sosyal fayda odaklı iş birliklerimizle bu etkiyi genişletiyoruz.

Yönetişim tarafında ise şeffaflık, hesap verebilirlik ve ölçülebilirlik en temel ilkelerimiz arasında yer alıyor. Sürdürülebilirlik performansımızı uluslararası standartlarla uyumlu şekilde raporluyor, belirlediğimiz hedefler doğrultusunda ilerlememizi düzenli olarak paylaşıyoruz. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği kurum kültürümüzün ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Tüm bu çalışmaların ortak amacı, yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına değer katan, çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla sürdürülebilir bir iş modeli inşa etmek.

Dönüşümünüzün temel çatısını oluşturan 3R olarak adlandırdığınız (Reborn, Repair ve Recycle) yaklaşımınızın bağlamını oluşturan temel kurguyu öğrenebilir miyiz? Beymen Reborn’un büyüme yolculuğu nasıl ilerliyor?

“Döngüsel modada öncü olmaya sözümüz var” diyerek sürdürülebilirliği iş süreçlerimizin her aşamasına entegre ediyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirdiğimiz 3R modelimiz (Reborn, Repair, Recycle), dönüşümün temel çatısını oluşturuyor. Bu modelle kaynak kullanımını azaltıyor, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatıyor ve döngüsel ekonomiyi lüks moda perspektifiyle ele alıyoruz.

Reborn ile az kullanılmış ya da hiç kullanılmamış lüks ikinci el çanta, ayakkabı, mobilya ve ev aksesuarlarını yeni sahipleriyle buluşturarak ürünlerin yaşam döngüsü nü uzatıyoruz. Beymen.com üzerinden 2023 yılı Haziran ayında lüks ikinci el çantalarla başlayan, 2024 yılı Mayıs ayında lüks ikinci el ayakkabılarla devam eden ve 2026 Ocak ayında mobilya ve ev aksesuarlarını da kapsayan Beymen Reborn, müşterilerimizi döngüsel modanın aktif birer katılımcısı haline getiriyor. Müşterilerimiz ürünlerini Reborn platformu üzerinden satışa sunabiliyor. Bu sayede ürünlerin değeri korunarak döngüsel modaya geri kazandırılıyor ve yeni sahipleriyle buluşturuluyor. Reborn’un yanı sıra Beymen Repair ile müşterilerimizin çanta ve ayakkabı temizlik ve tamirat ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak sağlıyor, ürünlerin kullanım ömrü nü uzatıyoruz. Recycle yaklaşımımızla ise geri dönüşüm süreçlerini destekliyor, geri dönüştürülmüş materyallerle yeni ürünler geliştirerek döngüsel lüks modanın öncüsü olma misyonumuzla sürdürülebilir gelecek için somut adımlarla ilerliyoruz.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.