“ELEKTRONİK ATIK İÇİN İLK ADIMI ATTIK”

Dünyada ve Türkiye’de elektronik atık dağları her geçen gün büyürken, Avrupa’nın ve Türkiye’nin bir numaralı elektronik perakendecisi MediaMarkt Türkiye, “Daha İyiye” sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda sektörüne öncü olacak “Elektronik Atık” projesine imzasını attı. Mol-e iş birliğiyle hayata geçirilen “Elektronik Atık Geri Dönüşüm” projesi, tüketicileri sürecin aktif birer aktörü haline getirerek elektronik atıkları ekonomiye yeniden kazandırıyor. Kısa sürede somut çıktılara ulaşan bu hareketi, MediaMarkt Türkiye Pazarlama, E-Ticaret ve Kurumsal İletişim Direktörü Tolga Ünvan, Business Türkiye okuyucularına anlatıyor.

Son yıllarda sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi iş dünyasının en önemli gündem maddelerinden biri. MediaMarkt Türkiye olarak yakın zamanda çok ses getiren bir “Elektronik Atık Geri Dönüşüm” projesi başlattınız. Bize bu projenin arkasındaki temel motivasyonu ve vizyonu anlatabilir misiniz?

MediaMarkt olarak sürdürülebilirliği sadece kurumsal bir sosyal sorumluluk projesi olarak görmüyoruz. Onu tüm operasyonlarımızın ve iş süreçlerimizin tam merkezinde konumlandırıyoruz. Bugün teknoloji dünyasında büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Tüketicilerin teknolojik yenilikleri yakalama hızı artarken, ne yazık ki bu durum beraberinde devasa bir elektronik atık sorununu da getiriyor. Biz bu süreci iki boyutlu ele alıyoruz: İlki, cihazların ömrünü uzatmak. Mağazalarımızda sunduğumuz 11 farklı cihazı kapsayan bakım hizmeti paketlerimizle tüketicilerimizin ürünlerini daha uzun süre verimli kullanmalarına destek oluyoruz. Ayrıca buy back, yenileme gibi hizmetlerimizle akıllı telefonları müşterilerimizden alıyor ve yenileyerek onlara bir ömür daha veriyor, döngüsel ekonomiye kazandırıyoruz. İkinci boyut ise kullanım ömrünü tamamlamış cihazların akıbeti. İşte bu noktada küresel ve yerel anlamda hem çevresel hem de ekonomik riskleri azaltmak adına “Daha İyiye” sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda Mol-e iş birliğiyle somut bir adım attık ve “Elektronik Atık Geri Dönüşüm” projemizi başlattık. Amacımız, atıl durumdaki kullanılmayan elektronik cihazları çöp olmaktan kurtarıp ekonomiye ve doğaya geri kazandıracak bütüncül bir ekosistem yaratmak.

Küresel ölçekteki e-atık tablosuna baktığımızda durum tam olarak ne kadar ciddi? Bize hem dünyadan hem de Türkiye’den bazı güncel veriler paylaşabilir misiniz?

Durum tahmin ettiğimizden çok daha kritik boyutta. Birleşmiş Milletler’in (UNITAR ve ITU) yayımladığı en güncel rapor olan Küresel E-Atık İzleme Raporu (Global E-waste Monitor) verilerine baktığımızda, dünyada yıllık elektronik atık üretiminin rekor kırarak 62 milyon tona ulaştığını görüyoruz. Bu miktar, 40 tonluk tam 1,55 milyon kamyonu arkaya dizerek ekvatorun etrafında tam tur bir konvoy oluşturmaya eşdeğer. İşin ekonomik boyutu da çarpıcı: Bu 62 milyon tonluk atığın içinde yaklaşık 62,5 milyar dolarlık geri kazanılabilir değerli ham madde bulunuyor. Ancak maalesef bu milyarlarca dolarlık stratejik kaynak büyük ölçüde ekonomiye kazandırılamadan toprağa gömülüyor ve kayboluyor.

Türkiye verilerine baktığımızda ise karşımıza benzer bir tablo çıkıyor. Ülkemizde yılda yaklaşık 700 bin ton elektronik atık üretiliyor. Ne var ki bu atıkların resmi olarak kayıt altına alınıp doğru yöntemlerle geri dönüştürülme oranı sadece yüzde 10 seviyelerinde kalıyor. Yani yüzde 90’lık devasa bir potansiyel ya çöpe gidiyor ya da uygunsuz koşullarda bertaraf edilerek çevreye zehirli maddeler salıyor. Küresel elektronik atık miktarı, belgelenmiş geri dönüşüm çabalarından 5 kat daha hızlı büyüyor. Bu gidişata dur demek ve bu yüzde 10’luk oranı yukarı taşımak adına birilerinin elini taşın altına koyması gerekiyor. Biz de teknoloji perakendeciliği sektöründeki öncü rolümüzün gerektirdiği gibi bu sorumluluğu üstlendik.

MediaMarkt’ın başlattığı bu yeni geri dönüşüm modeli tam olarak nasıl işliyor? Mağazaya gelen bir tüketici bu sürece nasıl dahil oluyor?

Projemizin en büyük gücü, tüketicilerin elektronik atıklarının sorumluluklarını almasını sağlayıp, çevrenin korunması için verilen mücadelede bir paydaş haline getirmesi. Pilot bölgeler olarak belirlediğimiz Mersin, Kayseri ve İzmir’deki tüm mağazalarımızda özel elektronik atık toplama üniteleri kurduk. Tüketicilerimiz evlerinde, çekmecelerinde atıl durumda bekleyen, artık çalışmayan veya ihtiyaç duymadıkları her türlü elektronik cihazı (bu bir telefon, eski bir klavye, kablolar hatta piller olabilir) alıp mağazalarımıza getiriyor. Burada devreye iş ortağımız Mol-e’nin yapısı giriyor. Getirilen elektronik atıklar karşılığında tüketicilerimiz sistem üzerinden puanlar kazanıyor. Kazanılan bu puanları MediaMarkt CLUB puanlarına dönüştürüyoruz. Müşterilerimiz de bu puanları yeni teknoloji alışverişlerinde bir avantaja dönüştürerek kullanabiliyor. En önemlisi de şeffaflık. Tüketiciler, sisteme bıraktıkları cihazların geri dönüşüm yolculuğunu ve bu sayede ne kadarlık bir karbon ayak izinin önüne geçildiğini uygulama üzerinden anlık ve şeffaf olarak izleyebiliyor. Böylece yaptıkları katkının somut sonucunu kendi gözleriyle görüyorlar.

Projenin pilot olarak Mersin, Kayseri ve İzmir’de başladığını belirttiniz. Önümüzde Mol-e sisteminden gelen haziran ayı itibarıyla çok taze bir “Atık Yönetimi Raporu” var. Bu pilot uygulamanın kısa sürede ulaştığı sonuçları bizimle paylaşabilir misiniz? Tüketicilerin ilgisi nasıl oldu?

Rapor sonuçları bizi oldukça mutlu etti ve doğru bir yolda olduğumuzu kanıtladı. Pilot bölgelerimizde çok kısa bir süre geçmesine rağmen toplamda 411 adet cihaz ve ham maddeye tekabül eden tam 188 kg elektronik atık başarıyla toplandı ve kayıt altına alınarak lisanslı tesislere yönlendirildi. Şubelerimizin performans detaylarına baktığımızda özellikle İzmir bölgesinde muazzam bir sahiplenme gördük. İzmir’deki mağazalarımızdan toplamda ciddi miktarda atık toplandı. Örneğin, İzmir Optimum mağazamız tek başına 76 kg elektronik atık toplayarak liderliği göğüsledi. Onu 62 kg ile İzmir Bornova Forum mağazamız takip etti. Getirilen malzemelerin dağılımına baktığımızda büyük çoğunluğu kablolar, AA alkalin piller, düğme piller, eski cep telefonları, mouse ve klavyeler gibi evlerde çekmecelerin derinliklerinde unutulan tüketici ekipmanları oluşturuyor. Bu küçük adımların bir araya gelerek nasıl büyük bir harekete dönüştüğünü görmek, projenin kademeli olarak tüm Türkiye’ye yayılması konusundaki kararlılığımızı perçinledi.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.