“KÜRESEL YOLCULUĞUMUZU ULAŞILABİLİR LÜKS ANLAYIŞIMIZLA BÜYÜTÜYORUZ”

1950’li yıllarda temelleri atılan Sezgin Group çatısı altında kurulan So CHIC, bugün onlarca ülkeye ulaşan küresel operasyon gücü, teknoloji entegrasyonu ve “ulaşılabilir lüks” anlayışıyla sektörüne öncülük etmeyi sürdürüyor. Köklü mirasını geleceğin mağazacılık ve dijitalleşme vizyonuyla harmanlayan marka, sektörün öne çıkan yeniliklerinden biri olan ‘Laboratuvar Pırlantası’ kategorisindeki hamleleriyle de dikkat çekiyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlarken Lab Diamond kategorisinin detaylarını da aktaran So CHIC Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sezgin, markayı global arenada ayrıştıran temel farkları, 2027 vizyonlarını ve geleceğin liderlik portresinin sırlarını bizlerle paylaşıyor.

So CHIC ile geleneksel kuyumculuk mirasını “ulaşılabilir lüks” ve teknolojiyle harmanlayıp modern çağa entegre etmeyi nasıl başardınız? Bu köklü geçmişin genetiği, 2026 yılındaki vizyoner kararlarınızı ve büyüme yolculuğunuzu nasıl besliyor?

Sezgin Group’un hikayesi bizim için yalnızca geçmişten gelen bir miras değil, bugün aldığımız her kararın temelini oluşturan güçlü bir deneyim. 1950 yılında Kapalıçarşı’da başlayan mücevher üretimi, bize zanaatkarlığın yanı sıra sektörü, tüketiciyi ve değişen ihtiyaçları yakından tanıma imkanı sağladı. So CHIC’i de bu köklü deneyimi çağın ihtiyaçlarıyla buluşturmak amacıyla 2004 yılında hayata geçirdik.

Biz geçmişimize bağlıyız ancak geçmişte yaşamıyoruz. Mücevher sektöründe geleneksel bilgi ve deneyimin, teknoloji ve yeni tüketici alışkanlıklarıyla birlikte ele alınması gerektiğine inanıyoruz. “Ulaşılabilir lüks” yaklaşımımız tam olarak buradan doğuyor. Lüksü yalnızca yüksek fiyatla ya da erişilmesi güç ürünlerle tanımlamak yerine tasarım, kalite, uzmanlık, müşteri deneyimi ve güveni daha geniş bir tüketici kitlesiyle buluşturmayı hedefliyoruz.

2026’da aldığımız kararlarda bu bakış açısı belirleyici. ‘Laboratuvar Pırlantası’ gibi yeni kategorilere yatırım yaparken, dijitalleşme ve mağazacılık yatırımlarımızı geliştirirken aslında aynı soruya cevap arıyoruz: Mücevher deneyimini geleceğin tüketicisi için nasıl daha anlamlı, erişilebilir ve kişisel hale getirebiliriz? Bizi büyüten en önemli unsurun bu değişimi doğru okuyabilmek olduğunu düşünüyorum.

Sektörün en öne çıkan yeniliklerinden ‘Laboratuvar Pırlantası’ hakkında görüşleriniz neler? Bu kategori ve koleksiyonunuz hakkında bilgi alabilir miyiz? Gelinen noktada bu kategori büyüme stratejinizin neresinde yer alıyor?

‘Laboratuvar Pırlantası’ bizim için geçici bir trend değil, mücevher sektörünün dönüşümünü temsil eden önemli kategorilerden biri. Tüketicinin mücevhere bakışı değişiyor. Tasarım kadar ürünün hikayesi, ulaşılabilirliği, tercih özgürlüğü ve teknolojiyle ilişkisi önem kazanıyor. Biz de bu değişimi yakından takip ediyoruz.

So CHIC olarak ‘Laboratuvar Pırlantası’nı uzmanlık alanlarımızdan biri olarak görüyoruz. Amacımız yalnızca bu kategoride ürün sunmak değil, tüketiciye doğru bilgiyi aktararak bilinçli bir tercih yapabileceği bir deneyim yaratmak.

Koleksiyonlarımızda farklı kullanım alışkanlıklarına ve stillere hitap eden tasarımlara yer veriyoruz. Günlük kullanımdan özel günlere kadar farklı ihtiyaçlara cevap verebilen, ulaşılabilir lüks anlayışımızla örtüşen bir ürün gamı oluşturuyoruz.

Önümüzdeki dönemde de ‘Laboratuvar Pırlantası’nın büyüme stratejimiz içerisinde önemli bir yeri olacak. Ancak bunu doğal pırlantanın alternatifi olarak konumlandırmak yerine tüketiciye farklı ihtiyaçlarına göre seçim yapabileceği yeni bir alan sunmak olarak değerlendiriyoruz. Mücevher dünyasının geleceğinin tek bir kategoriye değil, farklı seçeneklerin bir arada gelişmesine dayanacağına inanıyorum.

Tüketicilerin zihninde en çok merak uyandıran konulardan biri, doğal pırlanta ile ‘Laboratuvar Pırlantası’ arasındaki temel farklar. Bu farklar neler? Laboratuvar pırlantası tüketiciye hangi avantajları sağlıyor?

Öncelikle en önemli ayrımı doğru ifade etmek gerekiyor. ‘Laboratuvar Pırlantası’ doğal pırlantadan farklı bir malzeme değil. Her iki pırlanta da karbonun kristal yapısından oluşur. Kimyasal, fiziksel ve optik özellikleri aynı. Temel fark, oluşum süreçlerinde.

Doğal pırlanta, doğada milyonlarca yıl içerisinde oluşan jeolojik süreçlerin sonucunda ortaya çıkarken, ‘Laboratuvar Pırlantası’ ileri teknoloji kullanılarak kontrollü laboratuvar ortamında üretilir. So CHIC olarak özellikle CVD teknolojisiyle üretilen ‘Laboratuvar Pırlantası’na odaklanıyoruz. Dolayısıyla tüketici açısından burada önemli olan, iki seçeneğin oluşum süreçlerinin ve buna bağlı olarak fiyatlandırma ve değer algılarının farklı olduğunu bilmek. ‘Laboratuvar Pırlantası’ pırlantanın fiziksel ve optik özelliklerinden ödün vermeden daha ulaşılabilir bir alternatif sunması açısından önemli bir seçenek.

Bizim için şeffaflık burada çok önemli. Tüketicinin satın aldığı ürünün doğal mı, laboratuvar üretimi mi olduğunu bilmesi ve buna göre karar vermesi gerekiyor. Biz de iletişimimizi bu bilinç üzerine kuruyoruz.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.