“ATIL VARLIKLARI SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞERE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”
Türkiye’nin lider teknoloji ve ilan platformu olarak eticarette pazarın dinamiklerini belirleyen sahibinden.com, kullanılmayan teknolojik cihazları milli ekonomiye kazandırarak dinamik bir başarı modeline imza atıyor. İkinci el pazarını sürdürülebilir kalkınmanın stratejik bir kaldıracı olarak tanımlayan şirket, devasa veri gücünü kurumsal güvenceyle harmanlayarak pazarın en büyük bariyeri olan güven sorununu “Yepy” modeliyle kökten çözüyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan Yepy ve İkinci El Alışverişten Sorumlu Genel Müdürü Hakan Orhun; iş modelinin işleyişini, “İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi” araştırmasının detaylarını, TSE sertifikalı güvence mekanizmalarını ve ikinci el teknolojideki zihniyet dönüşümünü anlatıyor.
Türkiye’de ikinci el alışveriş dendiğinde yakın geçmişe kadar daha çok “bütçe kısıtı” akla gelirdi. Bugün sahada nasıl bir dönüşüm gözlemliyorsunuz? Tüketicinin ikinci ele bakışındaki temel kırılma ne?
Türkiye’de ikinci el alışveriş, zorunluluktan bilinçli bir tercihe dönüşüyor. Ekonomik avantaj önemini korurken ikinci el, planlı tüketim ve kaynakların verimli kullanımı açısından güçlü bir karşılık buluyor. Bu dönüşümün en belirgin yansımasını sosyal algıda görüyoruz. 2025’te KONDA Araştırma ile gerçekleştirdiğimiz “İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi” araştırmasına göre, “ikinci el düşük statü göstergesi” diyenlerin oranı yüzde 10’da kalıyor. İkinci el kullananlar için “tasarruflu”, “çevreye duyarlı” ve “tarz sahibi” ifadeleri öne çıkıyor.
Tüketici davranışları da bu değişimi doğruluyor. Katılımcıların yüzde 45’i son bir yıl içinde ikinci el ürün almış veya satmış. sahibinden.com’daki ilan ve işlem sayılarının yıllar içinde belirgin biçimde artması da bu eğilimi destekliyor. Kategoriler arasında farklılıklar görüyoruz. Anne ve bebek ürünlerinde bağış oranı yüzde 72’ye kadar çıkarken, elektronikte tüketiciler kullanmadıkları ürünlerin ekonomik değerini yeniden değerlendirmeye daha açık bir yaklaşım sergiliyor. Pazar dijitalleştikçe güven belirleyici bir unsur haline geliyor. Ürünün durumu ve satış sonrası güvence tüketicinin satın alma kararında öne çıkıyor.
Bu tabloyu küresel ölçekle kıyasladığımızda Türkiye nerede duruyor? Dünyada hızla büyüyen ikinci el ve özellikle yenilenmiş elektronik pazarı hangi dinamiklerle ilerliyor?
Türkiye, küresel eğilimle aynı yönde ilerliyor. Dünyada ikinci el telefon pazarı, ticaretin kurumsal bir parçası haline geldi. Counterpoint verilerine göre küresel ikinci el akıllı telefon pazarı 2025’te 83 milyar dolara ulaştı ve toplam akıllı telefon satış değerinin yüzde 19’unu oluşturdu.
2026’da sıfır akıllı telefon pazarındaki maliyet baskısı da bu eğilimi güçlendiriyor. Bellek arzındaki sıkışma nedeniyle NAND ve DRAM maliyetleri ciddi biçimde yükseldi. IDC’nin Ağustos 2026 tahminine göre küresel akıllı telefon sevkiyatlarının bu yıl
yüzde 16,7 azalması bekleniyor. Özellikle düşük fiyatlı cihaz segmentinde seçeneklerin daraldığını görüyoruz. Böyle bir ortamda tüketiciler mevcut bütçeleriyle ulaşabilecekleri cihaz alternatiflerini daha geniş çerçevede değerlendiriyor.
Türkiye’de ikinci el cep telefonu kategorisi oldukça hareketli. sahibinden.com İkinci El Araştırması’nda cep telefonu, en hareketli kategorilerden biri olarak öne çıkıyor. Platformumuzda 250 bine yakın cep telefonu ilanı bulunuyor. Türkiye’de ayda yaklaşık 1 milyon yeni akıllı telefon satıldığı düşünüldüğünde, ikinci el kategorisinde yüksek bir hareketlilik görüyoruz. Alıcılar ve satıcılar birbirini kolayca bulabiliyor.
Yenilenmiş cep telefonları, bu pazara ek bir katman getiriyor. İkinci el alışverişteki en önemli bariyerlerden biri olan güven sorununu, standartlaştırılmış yenileme süreçleri ve kurumsal güvencelerle ele alıyoruz. Cihazlar TSE sertifikalı ve bir yıl garantili olarak sunuluyor. Ayrıca taksitle satın alınabiliyor. Bu modelin yeni bir trend olarak öne çıktığını görüyoruz. Kategorinin yıllık potansiyeli 4 milyon adet. Yepy’de kullanıcılar, tek bir platform üzerinden birçok yenileme merkezinin en iyi fiyatlarını bulabiliyor. Telefonlarını kolay ve güvenli şekilde satarken ihtiyaçlarına uygun telefonu en iyi koşullarla ve taksitle satın alabiliyor.
Aynı dinamik bilgisayar kategorisinde de geçerli. Teknoloji pazarı yalnızca cep telefonundan ibaret değil. Bilgisayar, televizyon ve diğer tüm kategorilerde önemli büyüme görüyoruz. Özellikle genç kullanıcılar, kozmetik görünümden çok işlevselliğe odaklanıyor. Oyunseverler, yüksek performanslı cihazlara ikinci el sayesinde daha düşük maliyetle ulaşabiliyor. Bu nedenle oyunseverler ve teknoloji meraklıları, ikinci el alışverişe oldukça yatkın bir kitle olarak öne çıkıyor.
İkinci elin yaygınlaşmasından bahsettiniz ancak özellikle cep telefonu gibi teknik ve yüksek bedelli ürünlerde tüketicinin kafasında soru işaretleri de olabiliyor. İkinci el ekonomisinin büyümesindeki kilit faktör güven mi?
İkinci el ekonomisinde arz ve talep birlikte gelişiyor. Pazarın büyüme potansiyelini belirleyen temel unsurlardan biri güven. Özellikle akıllı telefon gibi teknik özelliklere sahip, yüksek bedelli ve kişisel verilerin taşındığı ürünlerde tüketicinin risk algısı doğal olarak yükseliyor. Cihazın geçmişi, teknik durumu, batarya performansı, garanti kapsamı ve satın alma sonrasında ulaşılabilir bir muhatap bulunması karar sürecinin önemli parçaları haline geliyor. KONDA ile gerçekleştirdiğimiz araştırma da bu ihtiyacı açıkça ortaya koyuyor. İkinci el alışveriş yapmayanların yüzde 51’i ürünün bozuk veya arızalı çıkma ihtimalini, yüzde 48’i ise garantisinin bulunmamasını bir bariyer olarak görüyor. Toplumun yüzde 67’si de “İkinci elde kötü sürprizle karşılaşmaktan korkarım” ifadesine katılıyor. Araştırma, güven mekanizmalarının satın alma kararındaki etkisini de gösteriyor. Toplumun yüzde 70’i satın aldığı yer güvenilir olduğunda yine yüzde 70’i iade imkanı veya garanti bulunduğunda ikinci el ürüne daha açık olduğunu belirtiyor. Halihazırda ikinci el alışveriş yapanlarda bu oranlar daha da yükseliyor. Güvenilir satış noktası için yüzde 83, ürünün çalışır durumda olduğundan emin olma konusunda yüzde 82, garanti veya iade imkanında ise yine yüzde 82 seviyesine ulaşıyoruz.
Bu veriler, güvenin ikinci el pazarında satın alma kararını doğrudan etkileyen somut bir altyapı unsuru olduğunu gösteriyor. Garanti, şeffaf ürün bilgisi, teknik kontrol, iade imkanı ve ulaşılabilir bir kurumsal muhatap tüketicinin karar sürecini kolaylaştırıyor. Bu mekanizmalar güçlendikçe ikinci el alışverişin daha geniş kitlelere ulaşması mümkün hale geliyor.
Değerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





