“88 YILLIK MİRASIMIZLA GELECEĞİN MODASINI TASARLIYORUZ”
Türkiye’nin en çok bilinen erkek giyim markası Kiğılı, tam 88 yıldır sektörün dinamiklerine yön verirken yenilikçi vizyonuyla da başarısını geleceğe taşıyor. Attığı her adımda bulunduğu sektöre ve ülke ekonomisine değerli izler bırakarak büyüme yolculuğunu sürdüren şirket, köklü mirasını günün ihtiyaçları ve geleceğin beklentileriyle harmanlayarak dünyanın dört bir yanında tüketicilerle buluşuyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlarken sahip oldukları mirası modern dünyaya ve geleceğe nasıl entegre ettiklerini de anlatan Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilal Suerdem, ürün inovasyonunda yaptıkları stratejik değişiklikleri ve sürdürülebilirlik vizyonları doğrultusunda gerçekleştirdikleri çalışmaları bizlerle paylaşıyor.
1938’den bu yana taşıdığınız köklü mirası yıllara meydan okuyan yenilikçi vizyonunuzla geleceğe taşıyorsunuz. Öncelikle bu köklü markayı sürekli “genç” tutma sorumluluğunun altında yatan ana odakları ve değişen jenerasyonların radarına girmek için çalışmalarınızı aktarabilir misiniz?
Kiğılı, 88 yıllık geçmişiyle erkek giyiminin dönüşümüne tanıklık eden, bu dönüşümün birçok aşamasına yön veren köklü bir marka. Bugüne kadar attığımız yenilikçi adımlar sayesinde sektörün belirleyici oyuncularından biri olduk. Elbette bu köklü miras bizim en büyük gücümüz. Ancak başarımızı yalnızca geçmişimize borçlu değiliz. Asıl önceliğimiz, bu mirası günün ihtiyaçları ve geleceğin beklentileriyle buluşturabilmek. Bu anlayışla özümüzü korurken sürekli gelişen, değişen ve kendini yenileyen bir marka olmayı hedefliyoruz. Ürün geliştirmeden mağazacılığa, dijitalleşmeden müşteri deneyimine kadar her alanda teknoloji, konfor ve inovasyonu odağımıza alıyoruz. Markamızı sürekli genç tutan yaklaşım da tam olarak bu dengeye dayanıyor. Köklü bir geçmişten güç alırken, değişen yaşam tarzını ve yeni neslin beklentilerini doğru okuyarak geleceğe değer üretmeye devam ediyoruz.
Günümüz tüketicisi sadece ürün değil, kişiselleştirilmiş ve hızlandırılmış bir alışveriş deneyimi bekliyor. Bununla birlikte sektör gerek bu beklentiler gerekse dijitalleşme gibi birçok unsurun ekseninde bir dönüşümden geçiyor. Siz Kiğılı olarak bu beklentileri ve sektördeki dönüşümü nasıl okuyorsunuz? Aradaki köprüyü hangi stratejiler üzerinden kuruyorsunuz?
Tüketicilerin yaşam alışkanlıkları değiştikçe alışverişten beklentileri de doğal olarak dönüşüyor. Bugün özellikle Z kuşağı yalnızca trendleri takip eden değil, onları şekillendiren ve yön veren bir tüketici profili oluşturuyor. Hız, kişiselleştirme, kolay erişim ve kesintisiz deneyim artık satın alma kararlarının temel belirleyicileri arasında yer alıyor.
Biz de Kiğılı olarak bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, yön veren markalardan biri olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda uzun yıllardır teknoloji ve dijital dönüşüme önemli yatırımlar yapıyoruz. Kumaş tedariğinden üretime, lojistikten merkez depomuza, e-ticaretten mağaza operasyonlarına kadar tüm süreçlerimizi dijital altyapılarla destekleyerek daha hızlı, verimli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturduk.
Amacımız yalnızca kaliteli ürün sunmak değil, müşterilerimize her temas noktasında hızlı, kolay ve kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşatmak. Bugünün perakendesinde asıl farkı yaratanın tam olarak bu olduğuna inanıyoruz.
Dünyanın hızlanan akışı ve metropol hayatının koşturmacasında zamanı kısıtlı olan tüketicilerin beklentilerini karşılamak adına ürün inovasyonunda bu yıl hangi stratejik değişiklikleri yaptınız?
Günümüz tüketicisi için giyim artık yalnızca şık görünmekten ibaret değil, aynı zamanda hayatın temposuna uyum sağlayan, konforlu ve fonksiyonel olmalı. Bu nedenle biz de ürün geliştirme stratejimizi, erkeğin gününün her anına eşlik eden çözümler üzerine kurguluyoruz. Geleneksel takım elbise anlayışının yerini, iş hayatından sosyal yaşama kolayca uyum sağlayan hibrit ürünler alıyor. Biz de ürün odaklılıktan “senaryo odaklı” bir yaklaşıma geçerek şıklık, konfor ve işlevselliği bir araya getiren koleksiyonlar geliştiriyoruz. Çünkü bugün inovasyonun, değişen yaşam tarzlarına doğru çözümler sunabilmek olduğuna inanıyoruz.
Küresel pazarda “hızlı moda” yerini yavaş yavaş “sorumlu ve kaliteli tüketime” bırakırken, Kiğılı’nın 2026 sürdürülebilirlik vizyonunda döngüsel ekonomi, geri dönüştürülmüş kumaş teknolojileri ve karbon ayak izini azaltma hedefleri operasyonel olarak nasıl bir ağırlığa sahip? Bu alanda gerçekleştirdiğiniz projeleri ve sürdürülebilir hedeflerinizi paylaşır mısınız?
Kiğılı’da sürdürülebilirliği çevresel bir sorumluluk olmasının ötesinde iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu doğrultuda yeşil enerji, çevreci tedarik ve döngüsel ekonomi odağında çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Döngüsel ekonomi ve atık yönetimi konusunda ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin, takım elbise üretiminden artan kumaşları çöpe atmıyor, kravat ve şapka üretiminde yeniden değerlendiriyoruz. Bu özel ürünleri 2027 Sonbahar/Kış sezonu numune koleksiyonlarımıza da ekledik. Iskartaya çıkan kullanılmayan kumaşlarımızı ise Kadın Eli Derneği’ne bağışlayarak hem kadın istihdamını destekliyor hem de tekstil atıklarının yeniden ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlıyoruz.
Bunun yanı sıra İlkbahar/Yaz sezonu için çevre dostu, kenevir içerikli Tomorrow Ecoline koleksiyon numunelerimizin çalışmalarını tamamladık. Takım elbiselerimizde ürün ömrünü uzatacak iç astar değişim süreçlerini başlatırken, konforu artıran antibakteriyel ve fonksiyonel kumaşları da koleksiyonlarımıza dahil ettik. Kısacası, ham madde tedariğinden tasarımın son dokunuşuna kadar attığımız her adımda sadece bugünün şıklığını değil, yarının dünyasını da düşünerek hareket ediyoruz.
Değerli okuyucumuz,
Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.





