“ÇAY KÜLTÜRÜNÜ YENİ NESİL DENEYİMLERLE ZENGİNLEŞTİRİYORUZ”

2007 yılında matchayı ilk kez Türkiye ile buluşturarak öncülük eden Chado Tea, doğru ürün, doğru demleme ve Teashop’larında yarattığı “yavaşlama” alanlarıyla çay kültürü inşa ediyor. Teashop’larında misafirlerine koklama ünitelerinden doğru demleme tekniklerine kadar bütünsel bir keşif alanı sunan marka, Türkiye’nin önde gelen resort ve otelleriyle gerçekleştirdiği iş birlikleri, eğitimler ve özel tadım atölyeleriyle nitelikli çay standartlarını her noktaya taşıyor. Business Türkiye okuyucuları için “Coffee&Botanicals” başlığı altında geliştirdikleri dört reçetelik seriyi anlatan Chado Tea Kurucu Ortağı Barış Çekin, yarattıkları deneyimin detaylarını ve yeni yatırım hedeflerini aktarıyor.

Chado Tea, 2007 yılında matcha’yı Türkiye’ye getiren marka olarak bir ilke imza attı. O dönemde bu çayı pazara sunma fikri nasıl doğdu? İlk tepkiler nasıldı?

Chado’yu kurarken çıkış noktamız, Türkiye’de çayı yalnızca alıştığımız biçimiyle içilen bir ürün olarak görmemek. Dünyanın farklı yerlerinde çayın yetiştirilme, hazırlanma ve paylaşılma biçimlerinde büyük bir zenginlik var. Biz bu zenginliği Türkiye’de de erişilebilir kılmak istedik. Matcha, bu yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biri. Çayın kendisi kadar hazırlanışı da bir deneyim sunuyor. Bu yüzden 2007’de Chado ile birlikte matcha’yı Türkiye’ye getirdik.

İlk yıllarda insanlara önce matcha’nın ne olduğunu anlatmamız gerekiyordu. Toz halindeki bir çayın çırpılarak hazırlanması, rengi ve kendine özgü tadı pek çok kişi için yeniydi. İlk karşılaşmada şaşıranlar da oluyordu hemen benimseyenler de. O dönemden bugüne değişmeyen şu: İnsanlar iyi bir ürünle, doğru hazırlanmış haliyle tanıştığında merakları artıyor. Bizim işimiz yalnızca matcha’yı raflara koymak değil, onu anlatmak, tattırmak ve doğru bir deneyimle buluşturmak.

Matcha’nın Türkiye’deki 20 yıla yaklaşan yolculuğunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Chado bu dönüşümde nasıl bir rol oynadı?

Bugün matcha’nın çok daha görünür olması sevindirici. İnsanlar onu artık yalnızca geleneksel hazırlanışıyla değil, günlük hayatlarının farklı anlarında da tüketiyor. Bir yandan matcha latte içiyor, diğer yandan sade matcha’nın farklı niteliklerini merak ediyorlar. Bence bir ürünün kültüre dönüşmesi de burada başlıyor. İlk kez denenen bir yenilik olmaktan çıkıp insanların kendi tercihleri ve alışkanlıkları içinde yer buluyor.

Chado olarak bu yolculuğa en başından beri eşlik ediyoruz. Ürün seçimi, hazırlama bilgisi, eğitimler, tadımlar ve Teashop deneyimiyle matcha’nın daha iyi tanınması için çalıştık. Elbette bugün Türkiye’de matcha kültürünü büyüten çok sayıda kişi ve işletme var. Bizim katkımız, 2007’den bu yana aynı konuya uzun soluklu bir emek vermek. Popülerliği artarken matcha’nın niteliğinin ve kökeninin de konuşulmasını önemsiyoruz.

Bir Chado Teashop misafirinin yaşadığı deneyimi sıradan bir çay deneyiminden ayıran temel unsurlar neler? Önce seçim yapma biçimi değişiyor. Misafirimizin önünde tek bir “çay” yok. Farklı kökenleri, işleme yöntemleri, aromaları ve hazırlama biçimleri olan geniş bir dünya var. Firuzağa veya Antalya Teashop’umuzdaki çay koklama üniteleri de bunun güzel bir örneği. İnsanlar bir çayı sipariş

etmeden önce koklayabiliyor, merak ettikleri seçenekleri karşılaştırabiliyor ve kendi damak zevklerine göre bir yol bulabiliyor. Sonra hazırlama geliyor. İyi bir çayda suyun sıcaklığı, demleme süresi ve servis biçimi sonucu gerçekten değiştirir. Matcha’da da ürünün niteliği kadar nasıl hazırlandığı önemli. Ekibimizin bilgisi ve misafirle kurduğu iletişim bu yüzden deneyimin parçası. Birinin ilk kez matcha denemesiyle yıllardır nitelikli çay içen birinin yeni bir oolong keşfetmesi farklı karşılaşmalar. Teashop’ta her ikisine de yer açmak istiyoruz.

Fiziksel Teashop’ların sunduğu “yavaşlama” ve “deneyimleme” alanlarının Chado için stratejik önemi ne?

Bir ürünü dijital ortamda keşfedebilir, hakkında bilgi edinebilir ve kolayca satın alabilirsiniz. Ama çayın kokusunu almak, hazırlanışını görmek, ilk yudumda beklediğinizden farklı bir tatla karşılaşmak fiziksel bir deneyim. Teashop’lar bizim için bu nedenle çok önemli. Chado’nun çaya bakışını doğrudan yaşatan yerler. “Yavaşlama”yı da katı bir ritüel olarak görmüyorum. Bazen yalnızca birkaç dakikalığına durup ne içtiğinize dikkat etmek yeterli. Şehir hayatının içinde böyle anlara ihtiyaç var. Firuzağa ve Antalya’daki Teashop’larımızda misafirlerimizin çayı kendi tempolarında keşfedebileceği alanlar kurmaya çalışıyoruz. Bu deneyim, evde Chado çayı hazırladıklarında da devam edebiliyor. Stratejimizin merkezinde ürün ile deneyimin birbirini beslemesi var.

Teashop menülerinde matcha tabanlı reçeteler için nasıl bir yenilik süreci izliyorsunuz?

Önce şu soruyu soruyoruz: Bu reçetede matcha’nın gerçekten bir yeri var mı? Yalnızca yeşil rengi için kullanıldığında ortaya çıkan ürün bizi pek heyecanlandırmıyor. Matcha’nın kendine özgü bitkisel ve umami karakteri var. Yeni bir içecek ya da tatlı geliştirirken diğer malzemelerin onunla nasıl bir denge kurduğuna bakıyoruz.

Teashop’ta farklı hazırlama biçimlerini denemek bu açıdan çok değerli. Strawberry matcha gibi katmanlı içecekler ve matcha dondurma, misafirlerin matcha ile farklı şekillerde tanışmasını sağlıyor. Reçeteleri önce tat, doku ve içim dengesi açısından değerlendiriyoruz. Ardından Teashop koşullarında tutarlı biçimde hazırlanıp hazırlanamadığına bakıyoruz. Bir fikrin fotoğrafta güzel görünmesi yeterli değil. Misafirin ikinci kez isteyeceği kadar lezzetli olması gerekiyor.

Bir çayı Chado seçkisine alırken hangi kriterlere bakıyorsunuz? Geleneksel damak tadı ile yeni seçenekler arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

İlk ölçütümüz çayın kendisi. Tadının temizliği, karakteri, kalitesi ve hazırlanınca sunduğu deneyim. Bir çayın hikayesi ilginç olabilir fakat fincandaki karşılığı güçlü değilse seçkimize girmesi için bu yeterli olmaz. Farklı kökenlerden ve farklı işleme biçimlerinden çayları incelerken hem kendi kategorisi içinde iyi bir örnek olmasına hem de Chado seçkisinde anlamlı bir yer bulmasına bakıyoruz.

Türkiye’de güçlü bir çay kültürü var. Bunu bir engel olarak değil, başlangıç noktası olarak görüyorum. Siyah çayı seven biri farklı siyah çayları keşfedebilir. Oradan bir puerh çayına geçebilir. Daha hafif tatlar arayan biri yeşil çayla ya da çiçeksi profillerle başlayabilir. İnsanlara bildikleri tadı bırakmalarını söylemek yerine merak ettikleri yönde ilerleyebilecekleri seçenekler sunuyoruz. Doğru öneri ve doğru demleme, alışılmadık görünen bir çayı çok daha anlaşılır kılıyor.

Z kuşağının alternatif çaylara ilgisini nasıl gözlemliyorsunuz? Hazırlama ritüelleri hızlı şehir hayatında nasıl yer buluyor?

Genç tüketiciler yeni tatları keşfetmeye çok açık. Matcha’yı denemeye bazen bir içecek fotoğrafıyla ya da arkadaşlarının önerisiyle geliyorlar. Ardından farklı matcha türlerini, sade hazırlanışını veya evde nasıl yapabileceklerini merak etmeye başlıyorlar. Bu merakı önemsiyorum. Bir çayla kurulan ilişki herkes için aynı yerden başlamak zorunda değil.

Ritüel kelimesi bazen uzun ve zor bir hazırlığı düşündürüyor. Oysa çay hazırlamanın gündelik hayata uyarlanabilecek birçok biçimi var. Suyun sıcaklığına dikkat etmek, çayı uygun süre demlemek ya da matcha’yı özenle çırpmak birkaç küçük adımdan oluşuyor. İnsanlara bunların tadı nasıl değiştirdiğini gösterdiğinizde hazırlık bir zorunluluk gibi gelmiyor. Deneyimin keyifli bir parçasına dönüşüyor. Teashop’lar ve tadım atölyeleri bu bilgiyi doğrudan paylaşmamıza imkan veriyor.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.