“GÜÇLÜ BİR MARKANIN GELECEĞİ; İNOVASYON, TÜKETİCİ GÜVENİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜMENİN AYNI VİZYONDA BULUŞMASIYLA ŞEKİLLENİR”

Küresel birikimini Türkiye’nin dinamik pazarıyla buluşturan MOVA, akıllı yaşam teknolojilerinde geleceğin standartlarını belirleme vizyonuyla büyüyor. Teknolojiyi yalnızca komut alan cihazlardan, günlük yaşamı kolaylaştıran ve zaman kazandıran bütünsel bir ekosisteme dönüştüren şirket, doğrudan marka yapılanması ve yenilikçi hizmet anlayışıyla sektöründe fark yaratıyor. Türkiye’yi global büyüme haritasında stratejik bir merkez olarak konumlandırdıklarını belirten MOVA Türkiye Genel Müdürü Ahmet Adıgüzel, “Güven, hizmet ve inovasyon odaklı sürdürülebilir büyüme” modelini benimsediklerini vurguluyor. Akıllı yaşamı kullanıcının evine ve yaşam ritmine uyum sağlayan otonom bir deneyim olarak tanımlayan Adıgüzel, robot süpürgelerden kişisel bakıma, evcil hayvan teknolojilerinden AWE 2026’da sergilenen MOVA Universe vizyonuna uzanan geniş portföyün, teknoloji birikimlerini farklı yaşam alanlarına taşıma hedefini yansıttığını ifade ediyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan Adıgüzel, MOVA’nın “Akıllı Yaşam” yaklaşımını, Türkiye’deki perakende stratejilerini ve 2027’ye yön veren büyüme vizyonlarını paylaşıyor.

Tüketici teknolojileri alanında küresel şirketlerde üstlendiğiniz kritik liderlik rollerinin ardından, MOVA Türkiye genel müdürlüğü koltuğuna oturdunuz. Bu bağlamda, küresel akıllı yaşam teknolojileri markası MOVA’nın Türkiye pazarına giriş kararının arkasındaki temel dinamikleri ve ülkemizdeki yapılanma sürecini sizden dinleyebilir miyiz? Türkiye, MOVA’nın global büyüme haritasında nasıl bir role sahip?

Türkiye, teknolojiye açık tüketicisi, güçlü perakende altyapısı ve farklı yaşam ihtiyaçlarının bir arada bulunduğu yapısıyla MOVA için önemli bir büyüme pazarı. Tüketici teknolojilerindeki deneyimim, burada bir markanın kalıcı olabilmesi için ürün, hizmet ve organizasyonun birlikte kurulması gerektiğini gösterdi. MOVA’nın Türkiye yapılanmasını bu anlayışla şekillendiriyoruz.

Akıllı yaşam teknolojilerine yönelik talebin arkasında çok somut bir ihtiyaç var: İnsanlar günlük sorumluluklarını daha kolay yönetmek ve kendilerine daha fazla zaman ayırmak istiyor. MOVA’nın temizlikten kişisel bakıma ve evcil hayvan bakımına uzanan portföyü bu ihtiyaca farklı alanlarda yanıt verebiliyor. Türkiye’ye giriş kararımızda bu potansiyel önemli bir rol oynadı.

İlk günden itibaren ürün portföyümüzü, satış kanallarımızı, servis yapılanmamızı ve marka iletişimimizi aynı planın parçaları olarak ele aldık. Amacımız, kullanıcının ürünle tanıştığı andan satış sonrası desteğe kadar tutarlı bir deneyim yaşaması. Türkiye’nin Avrupa ile Orta Doğu arasındaki konumu da uzun vadede bölgesel fırsatlar sunuyor. Önceliğimiz, Türkiye’de güvenilir ve ölçeklenebilir bir yapı kurarak bu potansiyeli sağlam bir temele oturtmak.

Türkiye pazarında ilk dönem performansınızı ve aldığınız ilk tüketici geri bildirimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Pazar payı ve marka konumlandırması açısından planladığınız takvimin neresindesiniz?

İlk dönemi değerlendirirken üç göstergeyi birlikte izliyoruz: Ürünlere yönelik talep, markayı tanıyan ve tercih eden kullanıcıların artışı ve satın alma sonrasındaki deneyim. Yeni bir marka için ilk yıl, bu göstergeleri düzenli takip ederek büyümenin altyapısını oluşturduğunuz dönem oluyor.

Özellikle robot süpürge ve ıslakkuru temizlik kategorilerinde karşılaştığımız ilgi, Türkiye’ye ilişkin beklentilerimizi destekliyor. İlk kullanıcı geri bildirimlerinde temizlik performansının yanında kurulum kolaylığı, günlük kullanım ve ihtiyaç halinde desteğe ulaşabilme konuları da öne çıkıyor. Bu geri bildirimleri ürün anlatımından hizmet süreçlerine kadar çalışmalarımıza yansıtıyoruz.

Marka konumlandırmasında yönümüz net: İnovasyonu, tasarımı ve kullanım deneyimini bir araya getiren premium bir akıllı yaşam markası olmak. İlk dönemde oluşturduğumuz yapının üzerine bilinirliği ve erişimi artıran çalışmalar ekliyoruz. Pazar payında da bu temele dayanan, istikrarlı büyüme hedefliyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin teknolojiyle kurduğu bağ hızla evrilirken artık sadece komut alan değil, ihtiyaçları öngören teknolojiler talep ediliyor. Yapay zeka, otomasyon ve akıllı ev konseptinin Türkiye’deki gündelik yaşam kültürünün dönüşümüne dair gözlemleriniz neler?

Türkiye’de teknolojiyle kurulan ilişkinin giderek günlük hayatın ihtiyaçları üzerinden şekillendiğini gözlemliyoruz. İnsanlar satın alacakları cihazın hayatlarında hangi işi kolaylaştıracağını, ne kadar zaman kazandıracağını ve kullanım için ne kadar çaba gerektireceğini sorguluyor. Bu yaklaşım, akıllı ev kavramını daha somut ve anlaşılır hale getiriyor. Örneğin, robot süpürgede alan haritalama, yüzey algılama ve engelleri tanıma gibi özelliklerin değeri evin daha az müdahaleyle temizlenebilmesinde ortaya çıkıyor. Evcil hayvan bakımında ise mama öğünlerini planlayabilmek veya uygun cihazlarda bakım rutinlerine ilişkin kayıtları takip edebilmek günlük hayatı kolaylaştırıyor. Kullanıcının beklentisi, bu işlerin evin düzenine uyum sağlaması.

Bu dönüşümün kültürel bir boyutu da var. Ev işlerine ayrılan zaman, aileyle geçirilen zamanı, dinlenmeyi ve kişisel alanı doğrudan etkiliyor. Akıllı yaşam teknolojileri rutin yükü hafiflettikçe insanlar zamanlarını daha özgürce planlayabiliyor. Bizim için inovasyonun günlük hayattaki en anlamlı karşılığı burada.

Dünyanın en önemli akıllı teknoloji ve yapay zeka fuarlarından AWE 2026 kapsamında, MOVA Universe vizyonunuzu tanıttınız. “Infinite Smart Universe” (Sonsuz Akıllı Evren) felsefesiyle geleceğin yaşam tarzlarını şekillendiren akıllı bir ekosistemin kurucusu olma yolunda geliştirdiğiniz projeleri sergilediniz. Tanıttığınız ürünler ve kategorileri öğrenebilir miyiz? Genel anlamda hedeflediğiniz yeni kategoriler ve ürün grupları neler?

AWE 2026’da “MOVA Universe” vizyonuyla akıllı yaşamın farklı alanlarını aynı çatı altında ele aldık. İki ayrı deneyim alanında hem günlük kullanıma yönelik ürünleri hem de uzun vadeli teknoloji çalışmalarımızı sergiledik. Akıllı yaşam alanında temizlik ve mutfak cihazları başta olmak üzere 20 ürün serisi yer aldı. Temizlik tarafındaki örneklerden biri, ılık suyla temizlik ve kenarlara erişim çözümleri sunan T1 Station cam temizleme robotu. Teknoloji deneyim alanında ise MOVA çipi, Atomform ekosistemindeki Palette 300 3D yazıcı, enerji depolama çözümleri ve elektrikli dikey kalkış ve iniş araçlarına yönelik eVTOL çalışmaları öne çıktı. Palette 300, uygun ek ekipmanlarla 12 materyal ve 36 renge kadar baskı imkanı sunuyor.

Bu çeşitlilik, MOVA’nın teknoloji birikimini temizlik, mutfak, iklimlendirme, üretim ve enerji gibi farklı yaşam alanlarına taşıma hedefini gösteriyor. “Infinite Smart Universe” yaklaşımının temelinde de bu var. Türkiye’de portföyümüzü genişletirken her kategoriyi yerel ihtiyaçlar, servis altyapısı ve pazara uygunluk açısından değerlendiriyoruz. Globalde sergilenen teknolojilerin Türkiye’ye geliş takvimini bu değerlendirmeler doğrultusunda belirleyeceğiz.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.