“ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİNİ MARKA HİKAYEMİZİN BİR PARÇASI OLARAK KURGULUYORUZ”

Disiplinli büyüme modeli, dijitalleşme odağı ve yüksek verimlilik anlayışıyla küresel havacılık sektöründe öne çıkan Pegasus, Çek Hava Yolları ve Smartwings satın almasıyla uluslararası yolculuğunda yeni bir sayfa açıyor. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, Pegasus’un çok markalı büyüme vizyonunu, yapay zeka ve dijitalleşmenin iş modelindeki dönüştürücü rolünü ve şirketin yol haritasını Business Türkiye okuyucularıyla paylaşıyor.

Geçtiğimiz yılın sonlarında Çekya merkezli Çek Hava Yolları ve iştiraki Smartwings’i satın almak üzere önemli bir anlaşma imzaladınız. Bu stratejik hamlenin kapsamını ve Pegasus açısından ne ifade ettiğini sizden dinleyebilir miyiz?

Bu adımı, pandemi sonrasında kurguladığımız ve 2025 itibarıyla somut sonuçlarını almaya başladığımız dönüşüm yolculuğunun doğal bir devamı olarak değerlendirmek gerekir. Pegasus Hava Yolları, uzun yıllar boyunca disiplinli büyüme, yüksek verimlilik ve güçlü mali yapı üzerine inşa edilen bir başarı hikayesi yazdı. Bugün geldiğimiz noktada bu birikimi, küresel ölçekte değer üreten daha büyük bir yapıya dönüştürme hedefiyle bir üst lige taşıyoruz.

Smartwings, Çekya’nın lider tatil havayolu olmasının yanı sıra Çekya, Slovakya, Polonya ve Macaristan’da sahip olduğu dört farklı uçuş işletme ruhsatı (AOC) ile Orta ve Doğu Avrupa’da çok ülkeli operasyon kabiliyeti sunan nadir hava yollarından biri. 2024 yılında yaklaşık 1 milyar Euro gelir üreten ve 47 uçaktan oluşan filosuyla 20 ülkede 80 noktaya uçan şirket, özellikle tur operatörleriyle olan güçlü bağları sayesinde Orta ve Doğu Avrupa’nın önemli hava yollarından biri konumunda. Ayrıca dünyanın en eski havayolu markalarından biri olan 1923 kuruluşlu Çek Hava Yolları’nı da bünyemize katıyoruz. Çek Hava Yolları’nın Avrupa’daki köklü marka algısı, Smartwings’in operasyonel çevikliği ve Pegasus’un verimlilik, dijitalleşme ve mali disiplin odağındaki iş modeli bir araya geldiğinde uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yapı ortaya çıkacağına inanıyoruz.

Bu satın alma ile Pegasus hangi stratejik hedeflere ulaşmayı amaçlıyor? Anlaşma, şirketin uluslararası büyüme yolculuğunda nasıl bir sayfa açıyor?

Bu anlaşma, küresel yolculuğumuzda yeni bir başlangıç. Arkasındaki temel motivasyon, Pegasus’un büyümesini daha farklı coğrafyalara yayılan ve dolayısıyla daha dengeli ve dayanıklı bir yapıya kavuşturmak.

2025 yılında 43,2 milyon yolcuya ulaşırken yüzde 87,7 gibi yüksek bir doluluk oranını koruyabilmemiz iş modelimizin ne kadar sağlam temellere dayandığını gösteriyor. Bundan sonraki hedefimiz, Pegasus’un yıllardır başarıyla uyguladığı verimlilik, dijitalleşme ve mali disiplin odaklı modeli, Smartwings ile kaynaştırarak daha güçlü bir yapıya dönüşmek.

Bu satın almayla birlikte Pegasus olarak artık iki ayrı ve güçlü marka ile yolumuza devam edeceğiz. Prag merkezli bu ağ, Pegasus’un 158 noktayı kapsayan geniş uçuş haritasıyla birleştiğinde Avrupa’dan Türkiye’ye, Orta Doğu ve Orta Asya’ya uzanan çok daha güçlü ve dengeli bir bağlantı köprüsü kuracağız.

Pegasus, global marka yolculuğunda bir diğer dikkat çekici adımı Chelsea Futbol Kulübü ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle attı. Chelsea’yi tercih etmenizin arkasındaki stratejik nedenler neler?

Chelsea Futbol Kulübü ile yaptığımız iş birliği, Pegasus’un global marka stratejisinin bilinçli ve uzun vadeli bir adımı. Chelsea, dünyanın en büyük kulüplerinden biri ve küresel erişimi, genç-dinamik taraftar kitlesi, performans kültürü ve veri odaklı yaklaşımıyla Pegasus’un değerleriyle güçlü bir örtüşme gösteriyor. Yaptığımız iş birliğini, uluslararası ölçekte marka hikayesi anlatma ve deneyim yaratma fırsatı olarak görüyoruz.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.