“120 YILDIR TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE KATKI SUNUYORUZ”

Tam 120 yıldır “Burası Yuvamız” felsefesiyle ülkemiz topraklarında faaliyet gösteren Nestlé, “Bu topraklardan aldığını yine bu topraklara geri verme sorumluluğu” ile Türkiye’nin geleceğine katkı sunuyor. “Ortak Değer Yaratma” anlayışı doğrultusunda uzun soluklu ve gerçek ihtiyaçlara dokunan iş birlikleriyle yolculuğunu sürdüren şirket, 120. yaşını “120 Bin İyilik Hareketi” ile kutluyor. Business Türkiye okuyucuları için iyilik hareketlerinin hikâyesini paylaşan Nestlé Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal, 2026 yılının en dikkat çekici çalışmalarından biri olan “Genç İşi Tarım” projesinin detaylarını ve ülkemizin tarım ekosistemi için yarattıkları faydaları anlatıyor.

Nestlé’nin sahip olduğu kurumsal hafıza ve ortak değer yaratma misyonu, günümüzün hızla değişen, çevik ve dijitalleşen dinamiklerinde size nasıl bir yön gösteriyor? Köklü olmakla yenilikçi olmak arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Nestlé’nin Türkiye’deki 120 yıllık yolculuğu bizim için köklü bir geçmişin ötesinde bu topraklara karşı güçlü bir sorumluluğu ifade ediyor. Bu topraklarda üretimimizle, yatırımlarımızla, yerel iş ortaklarımızla, istihdam katkımızla ve topluma dokunan projelerimizle varlık gösteriyoruz. Kurumsal hafızamız bize kalıcı olmanın yolunun değişime direnmekten değil, değişimi değerlerimizle birlikte yönetmekten geçtiğini hatırlatıyor. “Ortak Değer Yaratma” anlayışımız da bu yolculukta bize yön gösteriyor. Bireyler, aileler, evcil hayvanlar, topluluklar ve gezegen için daha iyi bir gelecek yaratmayı işimizin ayrılmaz parçası olarak görüyoruz. Köklü olmakla yenilikçi olmak arasındaki dengeyi; kalite, güven ve sorumluluk gibi değişmeyen değerlerimizi korurken, dijitalleşen ve çevikleşen dünyada tüketiciyi, toplumu ve gezegeni daha iyi anlayarak kuruyoruz. “Burası Yuvamız” yaklaşımımızla Türkiye’nin geleceğine katkı sunmaya devam ediyoruz.

“İyi Beslen, İyi Yaşa” mottosuyla faaliyet gösteren Nestlé Türkiye olarak 120’nci yaşınızı “120 Bin İyilik Hareketi” ile kutluyorsunuz. Bu iyilik hareketinin hikayesini anlatır mısınız? Bu hareketin içinde hangi projeler ve faaliyetler bulunuyor?

120. yılımızı “120 Bin İyilik Hareketi” ile kutlamamızın temelinde çok yalın bir düşünce var: 120 yıldır bu topraklardan aldığımızı yine bu topraklara geri verme sorumluluğu duymamız. İyilik kavramını; eğitimden gıdaya erişime, sağlıktan çevreye, sürdürülebilirlik farkındalığından patili dostların desteklenmesine kadar uzanan uzun soluklu bir ‘Ortak Değer Yaratma’ yaklaşımıyla ele alıyoruz. Bu anlayışla Türk Eğitim Vakfı ile bin 200 gence eğitim desteği sağlıyor, Gıda Kurtarma Derneği ile ihtiyaç sahibi ailelere 120 bin öğün ulaştırıyoruz. Meme Sağlığı Derneği ile aile sağlığı hekimlerine ve kadınlara yönelik farkındalık eğitimleri düzenliyoruz. Ege Orman Vakfı ile 12 bin fidanlık bir hatıra ormanı oluşturduk. ÇEVKO ile sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm eğitimleri hayata geçiriyor, HEPAD ile patili dostlarımızı destekliyoruz. Nestlé Cares gönüllülerimizle bu yıl 12 bin saat gönüllülük hedefiyle iyilik hareketini ekip arkadaşlarımızın katılımıyla büyütüyoruz.

“120 Bin İyilik Hareketi” kapsamında çevre odaklı bir projeye imza atarak Ege Orman Vakfı iş birliğiyle Susurluk’ta 12 bin fidanlık hatıra ormanını hayata geçirdiniz. Öncelikle bu projenin detaylarını anlatır mısınız? 50 Nestlé gönüllüsünün katılımıyla düzenlenen fidan dikim etkinliğiyle taçlanan projenin ana amaçları arasında neler var?

Ege Orman Vakfı iş birliğiyle Susurluk’ta hayata geçirdiğimiz 12 bin fidanlık hatıra ormanı, 120 Bin İyilik Hareketi’nin çevre odağındaki en anlamlı adımlarından biri. Bu proje, 120. yılımızda bugünün yanı sıra gelecek nesillere de değer bırakma arzumuzun somut karşılığını ortaya koyuyor. 50 Nestlé gönüllümüzün katılımıyla düzenlenen fidan dikim etkinliğiyle bu çalışmayı sahada da birlikte sahiplendik. Ana amacımız, doğanın korunmasına katkı sunarken çalışan gönüllülüğünü bu iyilik hareketinin ayrılmaz bir parçası haline getirmek. Çünkü biz çevresel etkinin yalnızca kurumların hedefleriyle değil, çalışanların katılımı ve kolektif sahiplenmeyle büyüdüğüne inanıyoruz.

2026 yılının en dikkat çekici projelerinden biri olan “Genç İşi Tarım” ile 5 yılda 20 bini aşkın gence ulaşmayı ve 1,5 milyon TL’lik hibe desteğiyle fikir maratonlarından kuluçka merkezlerine uzanan bir ekosistem kurmayı hedefliyorsunuz. Gençleri girişimcilik ekosistemiyle buluşturacağınız programın kapsamı neler?

Genç İşi Tarım’ı hayata geçirmemizin temel nedeni, tarımın geleceğini gençlerden ayrı düşünmememiz. Bugün gıdanın geleceği; toprağın sağlığı, su kaynaklarının korunması, iklim değişikliğine dayanıklılık, çiftçilerin teknolojiye erişimi ve gençlerin bu alana ilgisiyle şekilleniyor. Gençlerden çok net bir içgörü duyuyoruz: “Bu ülkeden gitmek istemiyoruz ama kalmak için sebep de bulamıyoruz.” Bir diğer güçlü içgörü de “Diploma var ama yetkinlik eksik.” Biz bu programla gençlere ilham vermek, aynı zamanda bilgi, yetkinlik, mentorluk, ekosistem bağlantısı ve girişimcilik desteği de sunmak istiyoruz. Genç İşi Tarım gençleri girişimcilik, teknoloji, sürdürülebilirlik ve onarıcı tarım ekseninde bir araya getiren uçtan uca bir program. 5 yılda 20 bini aşkın gence ulaşmayı, 100’ün üzerinde paydaşı, 90’dan fazla uzmanı ve yüzlerce girişimciyi aynı ekosistemde buluşturmayı hedefliyoruz. Program kapsamında saha buluşmaları, eğitim programı, fikir maratonları, kuluçka süreçleri ve toplam 1,5 milyon TL hibe desteğiyle gençlerin fikir aşamasından pazara uzanan yolculuklarına eşlik ediyoruz.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.