“KÜRESEL BÜYÜMEMİZİ TEKNOLOJİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKLE GÜÇLENDİRİYORUZ”

Küresel pazardaki dalgalanmaları 85 ülkedeki yaygın ağı ve güçlü ihracat performansıyla dengeleyen Orka Holding, yapay zeka entegrasyonu ve akıllı üretim teknolojileriyle lüks erkek giyiminde sektör liderliğini başarıyla koruyor. ”Smart Tailoring” modelinden sıfır karbonlu üretim hedeflerine kadar sektörde standartları yeniden belirleyen şirket, dijital dönüşüm hamlesini sürdürülebilir üretim vizyonuyla taçlandırıyor. Business Türkiye okuyucuları için 2028’deki “sıfır karbonlu lüks üretim” hedefine uzanan yolculuklarının detaylarını anlatan Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi Onur Orakçıoğlu, omni-channel ekosistemlerinin arkasındaki stratejilerinin yanı sıra küresel pazardaki büyüme vizyonlarını da aktarıyor.

Sadece ülkemizde değil, küresel pazarda yaşanan makroekonomik dalgalanmaları güçlü bir ihracat performansıyla dengeleme çabasındasınız. 2026 değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

2026, küresel enflasyonist baskıların, ham madde maliyetlerindeki dalgalanmaların ve tüketici harcama reflekslerindeki değişimin devam ettiği ancak doğru stratejiyle fırsatlara dönüştürülebildiği zorlu bir sınav yılı. Orka Holding olarak bu dönemi, 85 ülkeye yayılan 420’den fazla mağazalık küresel ağımızın çevikliği ve dijital dönüşüme yaptığımız erken yatırımların gücüyle başarıyla yönettik. Yurt dışı pazarlarımızdaki büyüme ivmemizi koruyarak makroekonomik riskleri ihracat ağımızla dengelerken, Damat Tween ve D’S damat markalarımızın küresel algısını “ulaşılabilir lüks” pazarında zirveye taşıdık. 2026 bizim için sadece finansal dirençliliğimizi kanıtladığımız bir yıl değil, aynı zamanda yapay zeka entegrasyonu ve akıllı üretim teknolojileriyle küresel hazır giyim liginde standartları belirleyen taraf olduğumuzu gösterdiğimiz bir milat oldu.

Günümüz perakende dünyasında stok yönetimi, markaların küresel hayatta kalma mücadelesinin kalbi halinde. Orka Holding’i küresel devlerin karşısında rekabetçi güce dönüştüren stratejileriniz neler?

Perakende sektöründe stok, finansal bir yük değil, doğru yönetildiğinde en büyük rekabet silahı. Biz geleneksel lojistik ezberleri bozarak dünya genelindeki tüm fiziki mağazalarımızı ve merkezi depolarımızı “tek bir akıllı veri ve stok havuzu” olarak birleştiren bütünsel bir omnichannel ekosistemiyle yönetiyoruz. Bu sayede Milano’daki bir müşterimizin aradığı ürün Madrid’deki mağazamızda veya Giresun’daki depomuzda varsa yapay zeka algoritmalarımız en hızlı ve düşük maliyetli rotayı belirleyerek ürünü anında müşteriye yönlendiriyor. Küresel devlerle rekabette bizi öne çıkaran en temel stratejimiz, üretim hızı ile veri odaklı stok yönetimini tam entegre çalıştırarak yüksek oranda stok doğruluğuna ulaşmamız ve “atıl stok” maliyetlerini neredeyse sıfırlayarak sermaye verimliliğinde üstünlük sağlamamız.

Romanya, Azerbaycan, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri gibi farklı dinamiklere sahip pazarlarda yapay zeka destekli omnichannel modelini uyguluyorsunuz. Batı Avrupa’daki dijital tüketici ile Orta Doğu’daki dijital tüketicinin beklentilerini aynı omnichannel potasında eritirken karşılaştığınız en büyük kültürel veya operasyonel farklılıklar neler? Genel olarak bu farklılıkları nasıl yönetiyorsunuz?

Küreselleşirken lokal dinamiklere saygı duymak ve “glocal” bir yaklaşım sergilemek operasyonel başarımızın kilit noktası. Batı Avrupa’daki dijital tüketici daha çok sürdürülebilirlik, sade arayüzler, hızlı kapıda teslimat ve minimal etkileşim odaklı bir eticaret deneyimi bekliyor. Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki müşterimiz için ise kişiselleştirilmiş VIP hizmet, WhatsApp üzerinden birebir satış danışmanlığı, kapıda nakit/mobil ödeme seçenekleri ve mağazaya gitmeden evde deneme ayrıcalığı ön plana çıkıyor. Yapay zeka altyapımızı bu bölgesel davranış kalıplarına göre esnek kılmayı başardık. Algoritmalarımız, pazarın kültür kodlarını öğrenerek Avrupa’da lojistik optimizasyonunu öne çıkarırken, Körfez ülkelerinde kişisel stil danışmanlığını önceliklendiriyor. Böylece tüm pazarlarda aynı yüksek marka standartlarını yerel beklentilerle harmanlayarak sunabiliyoruz.

Giresun’daki yeni fabrikanızda hayata geçirdiğiniz “Smart Tailoring” (Akıllı Terzilik) yaklaşımı, geleneksel hazır giyim üretim bantlarının mantığını tamamen değiştiriyor. Yapay zeka tabanlı beden algoritmasıyla “adet bazında kişiye özel üretimi” seri üretim hızı ve maliyetleriyle sunmayı nasıl başardınız? Bu teknolojinin moda sektörüne etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Giresun’daki üretim tesisimizde hayata geçirdiğimiz “Smart Tailoring” konsepti, İtalyan terzilik zanaatını sanayi 4.0 ve yapay zeka ile buluşturan devrimsel bir model. Geleneksel üretimde kişiye özel dikim son derece yüksek maliyetli ve zaman alıcı bir süreçken, biz geliştirdiğimiz yapay zeka tabanlı beden algoritmaları ve otomatik kesim robotlarıyla müşterinin vücut ölçülerini anında kalıba dönüştürüyoruz. Bu veri doğrudan fabrikadaki akıllı bantlara aktarılıyor ve adet bazında kişiye özel hazırlanan bir takım elbise, seri üretimin verimliliği ve maliyet optimizasyonuyla birkaç gün içinde tamamlanıyor. Bu teknoloji, hazır giyim ile kişiye özel dikim arasındaki sınırları tamamen kaldırıyor, tekstil sektörünü stok fazlası üreten mantıktan çıkarıp, tam zamanlı ve sıfır atık odaklı sipariş üzerine üretim modeline geçirerek moda dünyasında sürdürülebilirliğin yeni standartlarını belirliyor.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.