“SÜRDÜRÜLEBİLİR İKLİMLENDİRMENİN GELECEĞİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Daha İyisi İçin Değişim” mottosuyla toplumda, sanayide ve günlük yaşamda daha parlak bir gelecek yaratma amacını geleceğe taşıyan Mitsubishi Electric, fabrika otomasyon, klima sistemleri, bina ve uzay sistemleri gibi birçok alanda faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Felsefesini, toplumun yaşam kalitesini artırmak olarak belirleyen Mitsubishi Electric Türkiye, 100 yılı aşkın mühendislik mirasıyla toplumların yaşam alanlarına dokunan önemli değerler yaratmayı önceliklendiriyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan ve Türkiye iklimlendirme sektörünün global ligdeki konumunu değerlendiren Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri Ürün ve Pazarlama Birim Müdürü Dr. Murat Hoşgör, bizlere tüketicilerin satın alma kararlarının ardındaki yeni standartları ve dünya genelinde enerji verimliliği alanında yapılan regülasyonları anlatıyor.

Yaz sezonuyla birlikte gelen ani talep dalgalanmalarını ve zirve dönemleri yönetmek, iklimlendirme sektörünün en kritik sınavlarından biri. Sektörün öncü oyuncularından Mitsubishi Electric olarak, bu gibi dönemlerde nasıl bir stratejik hazırlık planı yürütüyorsunuz?

Artan sıcaklar ve mevsimsellik elbette klima talebini doğrudan etkiliyor ama klima talebi artık mevsimselliğin ötesine geçti diyebiliriz. Bugün, klima yaşam kalitenizi doğrudan etkileyen bir unsur. Klima, soğutmanın ötesinde hava kalitesinden konfora, verimlikten ısıtmaya kadar pek çok konunun merkezinde yer alıyor. Modern şehir yaşamının ayrılmaz bir parçası. Mitsubishi Electric Klima Sistemleri olarak değişen tüketici beklentileri ve köklü mühendislik kültürümüzden aldığımız ilhamla iklimlendirme çözümlerinde uzun ömürlü ve güvenilir çözümler sunuyoruz. Bizim için klima sadece bir cihaz değil, yaşam alanlarının konforunu, sağlığını ve verimliliğini doğrudan etkileyen bir teknoloji. Japon iş kültürünün uzun vadeli bakış açısı ve sürekli gelişim anlayışı Türkiye’deki tüketicilerin beklentileriyle birleştiğinde ortaya güçlü bir sinerji çıkıyor. Bu nedenle ürünlerimiz sadece bugünün ihtiyaçlarından ziyade geleceğin yaşam standartlarını da karşılayacak şekilde tasarlanıyor.

Mitsubishi Electric olarak 100 yılı aşkın mühendislik mirasımızın temelinde güvenilirlik, kalite, sürdürülebilirlik ve sürekli inovasyon gibi toplumların yaşam alanlarına dokunan önemli değerler yer alıyor. Bu kültürü Türkiye pazarına sadece ürünlerimizle değil, sunduğumuz hizmet anlayışıyla da taşıyoruz. İklimlendirme bilindiği üzere bir mekanı soğutmak ya da ısıtmak anlamına gelmiyor. Biz iklimlendirmeyi insanların yaşam kalitesini artıran, enerji kaynaklarını verimli kullanan ve çevresel sürdürülebilirliği destekleyen bütüncül bir teknoloji olarak değerlendiriyoruz. Türkiye’nin farklı iklim koşullarına uygun yüksek verimli çözümler geliştirirken güçlü mühendislik altyapımız, yaygın satış sonrası hizmet ağımız ve uzun ömürlü ürün anlayışımızla tüketicilere uzun vadeli değer sunmayı hedefliyoruz.

Türkiye iklimlendirme sektörü bugün yaklaşık 20 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaştı. Ülkemiz küresel markaların da stratejik bir üretim ve ihracat üssü haline geldi. Bu doğrultuda, Türkiye klima pazarını, küresel ekosistem içindeki mevcut konumunu ve global ligdeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye klima pazarı son yıllarda hızlı bir büyüme gösteriyor. Özellikle artan kentleşme, yükselen yaşam standartları ve enerji verimliliğine yönelik farkındalığın gelişmesiyle birlikte klima pazarı istikrarlı şekilde büyümeye devam ediyor. Türkiye hem üretim kapasitesi hem de stratejik konumu sayesinde Avrupa, Orta Doğu ve çevre pazarlara erişim sağlayan önemli bir merkez konumunda bulunuyor. Tüketiciler klimayı daha çok dört mevsim konfor sağlayan bir iklimlendirme çözümü olarak görmeye başladı. Bu dönüşüm beraberinde sektörün katma değerini artırıyor diyebiliriz.

İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) ile uluslararası araştırma kuruluşlarının verileri, Türkiye klima pazarının son yıllarda güçlü bir büyüme performansı sergilediğini ortaya koyuyor. Split klima pazarına baktığımızda 2 milyon adedin üzerinde bir yurt içi pazar büyüklüğünden bahsedebiliriz. Global tarafta baktığımızda ise dünya klima sektöründe büyüme çok güçlü. İngiltere merkezli araştırma kuruluşu BSRIA verilerine göre, dünya genelinde soğutma talebi son yıllarda artış gösterdi. Özellikle inverter teknolojileri, enerji verimliliği dönüşümü, veri merkezi yatırımları ve küresel ısınma bu büyümeyi destekliyor. Türkiye ise bu tabloda sadece güçlü iç pazarıyla değil, aynı zamanda Avrupa’nın önde gelen üretim ve ihracat merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Özellikle VRF segmentinde Avrupa’nın en büyük pazarları arasında yer alması sektörün ulaştığı ölçeği ve potansiyeli açıkça ortaya koyuyor.

Geçmişte klima, dönemsel bir ‘konfor ve lüks’ unsuru olarak konumlanırken, değişen iklim koşulları ve yaşam alışkanlıklarıyla birlikte bu algı kökten sarsıldı. Bugün tüketicinin klimayı algılama biçiminde nasıl bir paradigma değişimi yaşanıyor? Modern tüketicinin iklimlendirme cihazından beklentisinin evrildiği yeni standartlar neler?

Günümüzde tüketiciler sadece serinlemek için klima satın almıyor. Sektörün gelişmesiyle beraber klima sektöründe tüketici beklentilerinin her geçen gün dönüştüğünü görüyoruz. Özellikle enerji maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde, yüksek verimlilik sağlayan inverter ve ısı pompası teknolojilerine olan talep hızla artıyor. Böylece sessiz çalışma, gelişmiş filtreleme sistemleriyle temiz hava, akıllı kontrol özellikleri ve enerji verimliliği artık temel beklentiler arasında yer almaya başlıyor. Hal böyle olunca doğru klima seçimi de önem arz ediyor. Özellikle düşük ses seviyesi, ev ve ofis yaşamında büyük fark yaratıyor. Sessiz çalışan sistemler hem uyku hem de çalışma kalitesini doğrudan etkiliyor. Aynı zamanda gelişmiş filtreleme sistemleriyle hava kalitesini artırmak artık temel bir beklenti haline geldi.

Son olarak, tüketici dinamiklerine yönelik araştırmalarımızda gördüğümüz sonuçlara değinmek isterim: İklimlendirme sistemlerinde enerji verimliliği, güvenilir marka algısı ve dört mevsim konfor sunan çözümlerin satın alma kararlarında belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Tüketiciler, beklentileri ile uçtan uca yaşadıkları deneyimlerin örtüştüğü markaların ürün ve hizmetlerine sahip olmak istiyor. Biz de “Mükemmellik Dengesi” felsefemiz kapsamında satış öncesinden sonrasına ulaşan tüm süreçlerimizde dijital ve geleneksel temas noktalarımızın tamamında bu deneyimi beklentilerin ötesine taşımak için çalışıyoruz.

Klima satın alma kararı tüketiciler için uzun vadeli bir enerji yatırımı anlamına gelirken, bu noktada klima seçiminde göz önünde bulundurulması gereken kriterler neler?

Klima seçimi, yaşam alanının büyüklüğü, kullanım süresi ve iklim koşulları gibi faktörler göz önünde bulundurarak yapılmalı. Yanlış kapasite seçimi hem konfor kaybına hem de gereksiz enerji tüketimine neden olabiliyor. Bu nedenle bilinçli seçim hem kullanıcı deneyimi hem de maliyet yönetimi açısından kritik öneme sahip.

Klima alma kararınızı öncelikleriniz ve beklentileriniz doğrultusunda değerlendirmelisiniz. Zaten o yatırımı yaptığınızda ne demek istediğimizi anlayacaksınız. Doğru ürün ve marka, doğru analizler ve düzenli bakımla yaşam alanlarınıza değer katmak mümkün. Tüketiciler klima alırken sadece soğutma değil; hava kalitesi, filtreleme ve akıllı kontrol özellikleri gibi unsurları birlikte değerlendirmeli. Uzman ekiplerden profesyonel keşif hizmeti almalılar.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.