HEDEF SİRKÜLER EKONOMİ

Lineer (doğrusal) ekonomi artık tüm dünyada tehlike alarmları verirken gezegenimizi ve ekonomimizi kurtarmanın yolu döngüsel ekonomiden geçiyor. Atığın ve hava kirliliğinin daha üretime geçilmeden, henüz tasarım aşamasında sıfıra indirmenin hedef edinildiği bir sistem olan sirküler ekonomide, böylece doğayı kötü yönde etkilemenin önüne geçilmesi hedeflenerek tüm ürünler ve materyaller tekrar tekrar kullanılabilir olmalı. Bireyler, hane halkları, firmalar, ülkeler gibi mikrodan makroya tüm ekonomik birimleri, tarımdan hizmetlere kadar tüm sektörleri, kurumları, şehirleri, tüm bilim dallarını ve onların iş birliğini içeren sirküler ekonomi, bir dönüşüm zorunluluğunun devamında şekillendi. Yeşil ekonomi, donat/simit ekonomisi, paylaşım ekonomisi gibi farklı isimlerle, farklı yönleriyle öne çıksa da döngüsel ekonomi tüm bu ekonomik gelişmeleri kapsayan ve hepsi ile iş birliği içinde olan yeni bir yapıyı temsil ediyor. Sirküler ekonominin odağı her ne kadar ürünlerin geri dönüşümünü kolaylaştırmak ve hammaddelerin döngüde kalarak yeniden üretime dâhil olmasını sağlamak gibi gözükse de aslında bu, sadece bir yönü… Sanayi Devrimi ile başlayan süreçten günümüze kadar insanlar doğadan ham olarak aldığı neredeyse her şeyi, atık olarak doğaya geri bırakırken, bu çizgisel ekonomik sistem artık sürdürülebilir bir durum olmaktan çoktan çıktı. Günümüzde iklim krizleri, gelir eşitsizliği, biyolojik çeşitliliğin azalması, nüfus artışları, israf, atık kirliliği artık işleri tarihte hiç olmadığı kadar zora sokmaya başladı. Yepyeni bir sistemi tüm insanlık olarak ortak kurmamız gerektiği ise apaçık ortada… Küresel bazda kullanılan hammaddelerin yüzde 90’ından fazlasının ekonomiye geri dönüştürülmemesi, içinde bulunduğumuz sirküler açığın ne kadar büyük olduğunu açıklamaya yetiyor. Gezegenimizin doğal kaynakları ve iklimi hâlâ büyük bir baskı altında bulunurken bu baskıyı azaltmanın tek yolu ise içinde bulunduğumuz sirküler açığı kapatmaktan geçiyor. Sadece 2018’de yok olan ormanlık alanların toplam büyüklüğü 7 bin 500 kilometre ve bu da bir önceki yıla göre yüzde 65’lik bir artış olduğunu gösteriyor. Avustralya’da 2019 yılının eylül ayından bu yana devam eden yangınlarda şu ana kadar 23 kişi hayatını kaybederken yetkililer, Yeni Güney Galler bölgesinde koalaların üçte birinin tamamen yok olduğunu açıkladı. Dünya gayri safi hasılanın yüzde 85’i şehirlerden elde edildiği için kirliliğin ve atığın büyük bir kısmı da buralardan kaynaklanıyor. Şehirler böyle bir dezavantaja sahip olsa da sermaye, kaynak, bilgi ve yetenekli insanlar şehirlerde yoğunlaştığı için etkin bir iş birliği ile dezavantajların üstesinden gelinebilir. Elbette döngüsel ekonomi sadece bir kişinin, bir grubun ya da bir ülkenin bu konuda harekete geçilmesi ile meydana gelecek bir oluşum değil. Tıpkı doğrusal ekonomide olduğu gibi tüm dünyanın bunu hedef edinmesi gerekir.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.