“100 YILLIK MİRASIMIZI GELECEĞİN SAĞLIK ÇÖZÜMLERİNE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

Bir asırlık geçmişiyle uluslararası ilaç sektörünün köklü oyuncularından biri olan Recordati, bugün dünyanın pek çok ülkesinde yaygın ve nadir hastalıklar alanında geliştirdiği tedavi seçenekleriyle faaliyet gösteriyor. Türkiye’de 2008 yılından bu yana faaliyetlerine devam eden şirket, yerel üretim kapasitesi ve bilimsel yaklaşımıyla sektördeki konumunu güçlendiriyor. Business Türkiye için sorularımızı yanıtlayan Recordati Grup Kıdemli Başkan Yardımcısı, SPC Güney Doğu & Uluslararası Bölge ve Türkiye Genel Müdürü Erdem Çınar, şirketin Türkiye’deki yapılanmasını, sağlık alanındaki önceliklerini ve gelecek dönem stratejik odaklarını değerlendiriyor.

Recordati’nin küresel ölçekteki yapılanmasından ve faaliyet alanlarından söz eder misiniz?

Recordati’nin bir asırlık yolculuğu, 19. yüzyılda Recordati ailesinin, Kuzey İtalya’nın Correggio kentinde hizmet veren küçük bir eczane ile başlıyor. Bugün, 150’den fazla ülkede varlık gösteren ve dünya’da yaklaşık 4 bin 700 çalışanıyla İtalyan borsasında işlem gören uluslararası ilaç grubu Recordati, yaygın hastalıkların yanı sıra en nadir görülen bazı hastalıklarla yaşayan insanlara hizmet etmek için ilaçlar geliştiriyor.

Faaliyet alanlarımız oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Üroloji ve üroonkoloji, kardiyovasküler hastalıklar, gastroenteroloji ve genel tedavi alanlarının yanı sıra tüketici sağlığı ürünleri ve nadir hastalıklar alanlarında da çözümler geliştiriyoruz. Araştırma ve geliştirmeden kimyasal ve bitmiş ürün üretimine, satış pazarlamadan lisanslama süreçlerine kadar tüm operasyonlarımızı entegre şekilde yürütürken kapsamlı portföyümüzle hastaların yaşam kalitesini destekleyen çözümler geliştiriyoruz.

İlaç geliştirmek ve üretmek bugün de faaliyetlerimizin merkezinde yer alıyor. Dünya genelinde iki kimyasal tesisimiz ve yedi üretim sahamızla yeni uzmanlık alanları ve tedaviler geliştirmeye, daha aydınlık bir gelecek için tıbbi inovasyonlara yatırım yapmaya kararlılıkla devam ediyoruz.

Türkiye’nin Recordati Grup içindeki konumundan ve organizasyonel yapısından bahseder misiniz?

Türkiye, güçlü ürün portföyü, üretim altyapısı ve ihracat faaliyetleriyle sürekli büyüyen bir organizasyon. Recordati olarak Türkiye’deki yolculuğumuz 2008 yılından bu yana iki yerli ilaç firmasının bünyemize katılmasıyla başladı. Bu yatırım yaklaşımımızı 2016 yılında Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyete geçen üretim tesisimizle daha da güçlendirdik. 80 milyon kutu kapasiteli üretim tesisimizde, portföyümüzdeki ürünlerin neredeyse tamamını Türkiye’de üretiyoruz. Katı, sıvı ve topikal formlarda yılda yaklaşık 70 milyon üniteye kadar gerçekleştirilen üretimin yüzde 25’i diğer ilaç şirketleri için yapılmakta olup, üretim tesisimiz aynı zamanda Avrupa Birliği başta olmak üzere Azerbaycan, Libya, Kenya, Rusya Federasyonu, Kırgızistan ve Kazakistan gibi birçok ülkeye üretim yapma yetkisine sahip.

Üretim altyapımızı yeni yatırımlarla güçlendirirken, sürdürülebilirlik odağındaki çalışmalarımızla çevresel performansımızı ve enerji verimliliğimizi sürekli geliştiriyoruz.

Ticari açıdan bakıldığında, Türkiye ilaç pazarında üroloji, üro-onkoloji, kardiyoloji ve genel tedavi alanlarında güçlü bir konuma sahibiz. 41 ürün ve tedavi seçeneğimizle faaliyet gösteriyor, 2025 yılında yerel para birimi bazında satışlarımızı yüzde 28,4 artırarak büyümemizi sürdürüyoruz.

Organizasyonel yapılanma açısından Recordati ilaç genel müdürü olarak; Türkiye’de merkez ofis, üretim ve geniş saha kadromuzla faaliyetlerimizi sürdürürken, Türkiye’yi kapsayan Güneydoğu Bölge’ye ek olarak Asya, Güney Amerika, Afrika, Pasifik, Orta Doğu ve Avrupa’daki selektif pazarlardan oluşan uluslararası bölgenin sorumluluğunu da yürütüyorum.

Recordati’nin 100 yıllık başarı hikayesinin temelinde hangi değerler ve çalışma anlayışı yer alıyor? Bunlar geleceğe nasıl yön vermeye devam edecek?

Taviz vermediğimiz iki temel ilkemiz var: Bunlardan biri, hastanın yaptığımızın her şeyin merkezinde yer alması. Bir diğeri de yalnızca doğruluğu değil, tüm eylemlerimizde yüksek etik standartlara bağlılığı ifade eden dürüstlük. Taviz vermediğimiz bu iki temel ilke ile her gün ve her alanda, insanların dolu dolu bir yaşam sürebilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz ve tüm paydaşlarımız ile yakın iş birliği içinde çalışıyoruz.

Recordati kültürü, girişimcilik, amaç duygusu ve aidiyet üzerine inşa edildi. Uygulama gücü ve disiplin her zaman bu kültürün ayrılmaz bir parçası oldu, değişen ve dinamik bir ortamda şirket performansını yönlendirmeye devam etti. Bu kültürü geleceğe taşımak ise yalnızca korumakla değil, aynı zamanda görünür kılmak ve günlük iş yapış şekillerinin bir parçası haline getirmekle mümkün oluyor.

Özetle, 100. yılımız yalnızca bir sürekliliğin kutlaması değil, aynı zamanda amacımızın, değerlerimizin, devamlılığımızın ve sorumluluğumuzun güçlü bir teyidi.

Bu önemli dönüm noktasını geride bırakırken, yolculuğumuzu şekillendiren çalışanlarımızın, hastalarımızın ve iş ortaklarımızın mirasını saygıyla anıyor, önümüzdeki yüz yılı birlikte şekillendirme sorumluluğunu sahipleniyoruz.

Recordati’nin sürdürülebilirlik yaklaşımı hangi başlıklara dayanıyor?

Bizim için sürdürülebilirlik yalnızca bir iş hedefi değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk. Bu doğrultuda attığımız her adımda, sosyal ve çevresel unsurları kurumsal stratejimize entegre ederek sürdürülebilir bir büyüme modeli izliyor, sorumlu adımlar atılmadan uzun vadeli bir ekonomik kalkınma olamayacağının bilinciyle hareket ediyoruz. Çünkü biz toplumun refahına katkıda bulunmayı ve sorumlu kaynak kullanımını şirket yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden çok, ahlaki bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu doğrultuda faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde geçerli olan yasa ve yönetmeliklere saygı gösteriyor, grup olarak sürdürülebilirlik planımızda, hastaları önemsemek, insanları önemsemek, çevreyi korumak, sorumlu kaynak kullanımı, eti̇k ve dürüstlük olmak üzere beş alana öncelik veriyoruz.

Bu vizyon ile güvenli, yüksek kaliteli ürünler tedarik ederken etik, kalıcı ve sürdürülebilir şekilde büyümeye ve değer yaratmaya devam etmek istiyoruz.

Önümüzdeki dönemde Recordati’nin gündeminde hangi başlıklar olacak?

İkinci yüzyılımıza girerken, büyüme stratejimizi net ve odaklı şekilde tanımladık. Küresel işimiz, uzmanlık ve birincil basamak tedaviler (SPC) ve nadir hastalıklar arasında iyi dengelendi.

Dünya genelinde nadir hastalıklar, uzmanlık gerektiren tedavi alanları ve kişisel bakım çözümlerinde yeterince karşılanmayan hasta ihtiyaçlarına odaklanan, yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimci bir güç olmayı hedefliyoruz. Sürekli değişen bir ortamda, yeni tedaviler geliştirmeye ve tıbbi inovasyonlara yatırım yapmaya odaklanarak fırsatları değerlendirmeye kararlıyız. Bunu yaparken Recordati’nin güçlü finansal performansını sürdürülebilir şekilde korumayı amaçlıyoruz.

Nadir hastalıklar, küresel işimizin büyüme motoru olarak, coğrafi genişlemesini sürdürmeye, yeni hastaların belirlenmesine odaklanmaya ve sağlık profesyonelleri ile çalışırken ürün ve hizmetlerimizin en iyi sonuçları ve deneyimleri sunmasını sağlamaya devam edeceğiz.

Uzmanlık ve birincil basamak tedaviler alanında, Avrupa’nın tercih edilen iş ortaklarından biri olmayı hedefliyor, üroloji, kardiyovasküler hastalıklar, gastroenteroloji ve tüketici sağlığı gibi köklü terapötik alanlarımızda ticari mükemmeliyete ve iyileştirilmiş tedavileri hastalara ulaştırma fırsatlarına odaklanıyoruz. Aynı zamanda daha çeşitli ve kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte liderlerimizin rol modeli olması, güven ve psikolojik güvenliğin güçlendirilmesi ve her çalışanın potansiyelini ortaya koyabileceği bir ortamın yaratılması en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Geleceğe bakarken odağımız, önümüzdeki 100 yıl boyunca hastalara aynı sorumluluk ve amaç duygusuyla hizmet etmeyi sürdürecek güçlü temelleri oluşturmak.

“Unlocking the full potential of life” amacımız doğrultusunda, bizi biz yapan değerler ışığında daha sağlıklı bir gelecek inşa etmeye ve tüm paydaşlarımız için değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz.