“HEDEFİMİZ, EV YAŞAMINDA DÜNYAYA İLHAM VEREN BİR MARKA OLMAK”

Tüketici güvenini sürdürülebilir başarısının merkezine alan English Home, “Yılın İtibarlı Markası” olmanın sorumluluğuyla gelecek vizyonunu oluşturuyor. 2027 yılında uluslararası arenada ilham alınan küresel bir ev yaşam ekosistemi markası yaratmayı hedefleyen şirket, finansal verimliliği, yapay zeka destekli işletim modelini ve bütünsel mağazacılık anlayışını tek bir stratejik potada eritiyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan ve perakendedeki yeni dönem dinamiklerini değerlendiren English Home CEO’su Kazım Çimen, markanın stratejik dönüşüm yolculuğunu, yapay zeka entegrasyonunu ve liderlik anlayışındaki önceliklerini bizlerle paylaşıyor.

Ülkemizde perakende sektörü ciddi bir kabuk değişiminden geçerken geleneksel mağazacılığın yerini deneyim, hız ve esneklik odaklı yeni bir ekosistem alıyor. Sizce Türkiye perakendeciliğinde girilen bu “yeni dönemi” tanımlayan en belirgin kırılma noktaları neler? Sektörün güçlü isimlerinden biri olarak bu süreci nasıl yönetiyorsunuz?

Bence üç kırılma var. Birincisi, sermayenin maliyeti. Yüksek faiz ortamında büyüme artık bedava değil, bağlanan her lira stok ve işletme sermayesi bir maliyet. İkincisi müşteri artık kanal ayırt etmiyor. Mağazada, online’da ve mobilde tek bir deneyim bekliyor. Üçüncüsü, ezber reflekslerle ve kişisel kahramanlıklarla yönetilen şirketlerin dönemi kapandı.
Biz bu süreci bir kriz değil, bir ayıklanma dönemi olarak görüyoruz. English Home’da cevabımız bir “makine” kurmak oldu. Planlamadan satın almaya, lojistikten sezon içi yönetime kadar süreçlerimizi yeniden tasarladık. Teknoloji ve insan kaynağıyla birbirine bağladık. Bugün daha az stokla daha fazla satıyor, büyümemizi kendi ürettiğimiz nakitle finanse ediyoruz. Yeni dönemde kazanan, en hızlı büyüyen değil, en verimli büyüyen olacak.

English Home olarak, henüz 2026’nın başındayken, The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde tüketici jürisinin oylarıyla Ev Tekstili kategorisinde “Yılın İtibarlı Markası” seçilerek yıla güçlü bir giriş yaptınız. 2026 yılının sonlarına gelmişken genel anlamda değerlendirmeleriniz neler? Sizi bu başarıya götüren faktörlerin yıl genelindeki yansımalarını sizden dinleyebilir miyiz?

2026 yılına doğrudan tüketicilerimizin oylarıyla takdim edilen “Yılın İtibarlı Markası” unvanıyla başlamak bizim için sadece gurur verici bir ödül değil, yıl boyunca omuzlarımızda taşıdığımız büyük sorumluluğun son derece güçlü bir simgesi oldu. Bugün yılın son çeyreğine dönüp baktığımızda,

operasyonel büyümemizden kârlılığımıza, müşteri memnuniyeti skorlarımızdan yeni iş kollarındaki ulaştığımız seviyeye kadar elde ettiğimiz tüm stratejik başarıların temelinde tüketici güveninin yattığını net şekilde söyleyebilirim.

Sektörel liderlik anlayışımızda itibar, tek başına varılan bir varış noktası veya dönemsel bir iletişim başarısı değil. İtibar, her gün milyonlarca müşterimizle kurduğumuz samimi ve sürdürülebilir duygusal bağın doğal bir sonucu.

English Home, bugün küçük ev aletlerinden mutfak ve sofra gruplarına hatta yaşam alanlarını tamamlayan kozmetik ürünlere kadar uzanan bütünsel bir yaşam ekosistemine dönüştü. Bu geçişin ana stratejisini ve tüketici üzerindeki etkisini anlatır mısınız?

Bizim için bu geçiş bir ürün genişlemesi değil, bir rol değişimi. English Home eskiden evin tekstilini satan bir markaydı. Bugün evin tamamına dokunan bir ürün şirketi.

Stratejimizi “yatay eksende büyüme” olarak tanımlıyoruz. Mevcut kategorilerimizin yanına küçük ev aletlerini, pişirme gruplarını ve sofra takımlarını ekledik. Bunları dünya markalarıyla destekleyerek ürün hiyerarşimizi güçlendirdik. Burada temel ölçümüz, metrekare verimliliği. Aynı mağazadan, aynı müşteriyle daha fazla değer üretmek. Tüketici açısından karşılığı çok net. Müşterimiz artık yatak odası için bir yere, mutfak için başka bir yere, sofra için üçüncü bir yere gitmek zorunda değil. Evin bütün hikayesini tek tasarım diliyle ve tek çatı altında bulabiliyor. Bu da bize daha sık ziyaret, daha büyük sepet ve daha güçlü bir bağ olarak geri dönüyor. Biz ürün satmıyoruz, evin kendisini birlikte kuruyoruz. Bu ekosistemi inşa edip büyütürken kendi güçlü tasarım disiplinimizin yanı sıra, küresel ve köklü markalarla kurduğumuz stratejik iş birlikleri en önemli kaldıraçlarımızdan biri oldu. Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda kendi kategorisinde derin bir uzmanlığa ve yüksek itibara sahip markalarla aynı çatı altında buluşmayı çok kıymetli buluyoruz.

Yapay zeka, veri analitiği ve hiper kişiselleştirme gibi unsurlar perakendede kartları yeniden dağıtırken, teknolojinin sektöre etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? English Home olarak stok yönetiminden kişiselleştirilmiş alışveriş önerilerine kadar bu teknolojileri süreçlerinize nasıl entegre ediyorsunuz?

Perakende ekosistemini kökünden biçimlendiren bu teknolojik kırılmayı sadece teknik bir dijitalleşme ya da yazılım güncellemesi olarak değerlendirmek son derece eksik bir yaklaşım olur. Yaşanan sürecin merkezinde, tüketicinin markayla iletişim kurma, ihtiyacını tanımlama ve ürünü keşfetme biçimindeki zihniyet değişimi yatıyor. Bugün yapay zeka, English Home organizasyonu için sadece bir teknoloji bütçesi kalemi değil, karar alma mekanizmalarımızı keskinleştiren, müşteri odağımızı derinleştiren ve kurum kültürümüzün kılcal damarlarına işleyen stratejik bir pusula.

Bu büyük dönüşüm sürecinde, operasyonel gücümüz ile müşteri deneyimi vizyonumuzu aynı stratejik potada eritmeyi başardık. Arka planda milyonlarca karmaşık veriyi anlık olarak işleyebilen yapay zeka altyapımız sayesinde stok optimizasyonundan talep tahminlemelerine, tedarik zinciri planlamasından verimlilik analizlerine kadar tüm kritik süreçlerimize hız, esneklik ve hassasiyet kazandırıyoruz. Ön tarafta, yani müşteriyle temas kurduğumuz tüm fiziki ve dijital kanallarda ise tüketicinin kişisel tarzını, yaşam alanına dair zevklerini ve dönemsel ihtiyaçlarını anlayan akıllı rehberlik ve kişiselleştirme mekanizmaları kurguluyoruz. Ürün kataloğumuzu yeni nesil diyalog bazlı arama ekosistemlerine uyumlu hale getirirken, kurumsal veri güvenliğimizi, müşteri gizliliğimizi ve stratejik kontrolümüzü daima en üst standartta tutuyoruz. Bizim açımızdan teknolojideki nihai başarı, en ileri yapay zeka çözümlerini kullanırken dahi English Home’un o samimi, güven veren, sıcak ve kaliteli marka çizgisini her temas noktasında hissettirebilmek.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.