“KARACASEVERLERE UÇTAN UCA KUSURSUZ BiR DENEYiM SUNUYORUZ”

Başarının sınırsızlığına inanarak sınırları aşan Karaca, her geçen gün daha da güçlenerek global marka olma yolculuğunu istikrarla sürdürüyor. 50 yıldır yaşanan her dönüşümün öncüsü olan marka, köklerinden aldığı ilhamla sektöründe ilkleri yaratmaya devam ediyor. Yenilikçi bakıç açısıyla inovatif yatırımlar gerçekleştiren Karaca, doğaya duyarlı, sürdürülebilir ürün ve hizmetleriyle yarattığı kaliteden de asla taviz vermiyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan Karaca Kurumsal İletişim Direktörü Seray Anıl, bizlere markanın geleceğe uzanan global hedeflerinin yanı sıra tasarımdan üretime kadar değer odaklı yaklaşımlarının sektördeki yansımalarını da aktarıyor.

Başarılı yolculuğunu köklerinden aldığı güçle sürdüren Karaca, ilk günden bu yana istikrarlı büyümesiyle sektördeki liderliğini koruyan bir şirket. Bu bağlamda, Karaca’nın geldiği noktada sektördeki konumu ve marka dönüşümü hakkında bilgileri sizden alabilir miyiz?

İstanbul Süleymaniye’de Karaca Züccaciye adıyla kurulan ve 30 kişinin çalıştığı küçük cam atölyesinde, cam ürünlerinin üzerine desenler yaparak başlayan Karaca’nın hikayesi, kurulduğu günden bugüne global marka olma vizyonuyla devam ediyor. Geçen 50 yıllık süreçte doğru zamanda doğru iş birliklerinin yanı sıra, kendi alanında yenilikçi ve tasarım odaklı ürünleriyle marka kimliğini her geçen gün güçlendirerek, pazarlama stratejileri ile de global marka yolcuğunu sürdürüyoruz. 2022 yılında yaptığımız logo değişiminde benimsediğimiz minimalist “geyik” ikonunun modern çizgileriyle günümüzü ve geleceği sahiplenip globale yönelik hedefimizi markamızın görünüşünde de somutlaştırdık. Hititler’den günümüze binlerce yıldır Anadolu medeniyetlerinin sembolü olan bu figürü imajımızın merkezine oturtarak hedefimize ulaşmak için beslendiğimiz kaynağın köklerimiz olduğunu da vurguluyoruz. Kendimizi ölçtüğümüz ve yıllık faaliyetlerimizin müşterinin gözünde nasıl anlam bulduğunu anlamamızı sağlayan yıllık marka sağlığı araştırmalarına göre, sofra mutfak ve ev tekstili kategorilerinde pazar lideriyiz. Hediye ve çeyiz alışverişinde ise sektörde müşterinin ilk aklına gelen markayız.

50 yıl boyunca daha da güçlenerek süren Karaca’nın yolculuğunda mihenk taşları ve değer unsurları neler oldu? Özellikle, sektörde yarattığınız değer odaklı farklılıkları anlatır mısınız?

Yıllardır yaşanan ekonomik ve toplumsal dönüşüm sürecinde, yeni ürünler ve markaların gelişimi hızla artarken, birçok ürün kategorisinde de tüketicilerin marka bilinci gelişti. Biz Karaca olarak bu değişimin her dönem bir parçası olduk. Vizyonumuzu, ürünlerimizi ve müşteri beklentilerimizi her zaman dinamik tutarak çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Karaca, ilk yıllarından bu yana sahip olduğu yenilikçi vizyonuyla inovatif yatırımlar yapıyor. En önemli inovasyon ürünlerimizden biri Türkiye’de yemek pişirme alışkanlıklarını değiştiren Granit. 2018 yılında ise elmas kristallerinden oluşan Türkiye’nin ilk yanmaz ve yapışmaz Bio Diamond ürünleri serisini geliştirerek pazarı bir kez daha yeniledik. Sofra kategorisinde ise 250 yıllık bir alışkanlığı değiştirdik ve dünyada bir ilki gerçekleştirerek, kemik tozu yerine gerçek inciden üretilen ve halen dünyada tek olan Fine Pearl yemek takımını geliştirdik. 2001’de Etiler’de açılan ilk mağazamızla birlikte, perakende sektörüne giriş yaptık, şu anda 300ün üzerinde mağazamız var. Bu dönemde televizyonda çok sevilen ve izlenen “Yaprak Dökümü”, “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” gibi dizilerin yanı sıra popüler yarışma programı Çarkıfelek ile sponsorluk ve advertorial çalışmalarımız başladı. İlk kitlesel pazarlamamızın marka bilinirliğimizi artırma üzerinde çok hızlı etkisi oldu, kısa sürede sektörümüzde akla ilk gelen markalardan biri olmayı başardık. Bu bilinirliği 2011 yılında yaptığımız “En Özel An, Yaşadığın An” reklam filmi ile bir araya getirerek Türkiye’de hemen her haneye ürünlerimizle girmiş olduk ve 2018 yılında “Lovemark” olmayı başardık. Karaca için önemli olan diğer dönüm noktaları, 2001 ve 2008 yılındaki küresel krizlerde aldığı doğru pozisyonlar oldu. Bu başarıların arkasında, Karaca olarak sektörde yarattığımız değer odaklı farklılıklar ve en önemlisi müşterimizi iyi tanımak geliyor. Ancak günümüzde artık müşteriyi iyi anlamak da yetmiyor çünkü müşteri beklentileri ve trendler artık çok hızlı değişiyor. Müşteriyi en iyi şekilde anlamamızı sağlayan veri tabanlarımız ve atölyelerimiz sayesinde, trendleri yakalamanın ötesinde sektördeki trendleri inşa ediyoruz. Bu yüzden ürünlerimizi Karacaseverlerin yaşam şekline en uygun şekilde tasarlayıp, onların beklentilerini karşılayan ürünler sunuyoruz.

Karaca’nın tasarım odaklı marka olma sürecine dair bilgileri ve gelişmeleri anlatır mısınız? Özellikle, Karacaseverlerin bu dönüşüme adaptasyon süreci ve geri bildirimlerine dair değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Karaca olarak global marka olma vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürürken, tasarımda markalaşmaya ve doğaya saygılı üretime önem veriyoruz. Bu tasarım markası olma yolculuğumuzda dünyaca ünlü tasarımcılar ile iş birliği yapıyoruz. 2022 yılında sanattan aldığımız ilhamla dünyaca ünlü tasarımcı Hüseyin Çağlayan ile iş birliği gerçekleştirdik. Çağlayan’ın minimalist ve estetik çizgileri fütüristik bakış açısı ile buluşturarak tasarladığı özel ürünler, “2022’nin En İyi Yemek Takımı Tasarımı” seçildi. Bunun yanı sıra tasarım gurusu Terence Conran tarafından Dünyanın En İyi 100 Tasarımcısından biri seçilen Aziz Sarıyer ve oğlu Derin Sarıyer, moda tasarımcısı Arzu Kaprol gibi isimlerle çalışarak Karaca zarafetini yansıtacak tasarımları Karacaseverlerle buluşturuyoruz. Derin gastronomi ve tarih bilgisine sahip değerli şef Ömür Akkor ile yıllardır süren Anadolu koleksiyonları iş birliğimiz Mai serisiyle başladı, Paye ve Alacahöyük koleksiyonları ile devam ediyor. 50 yıllık geçmişe sahip köklü bir marka olarak, işlevsel ve tasarım odaklı ürünlerimizle markamızı dinamik tutarken, müşteri tercihlerine göre hayata geçirdiğimiz ürünlerle de pazarda yenilikçi bir güç olmaya devam ediyoruz. Hedef kitlemizle buluştuğumuz mutfak atölyelerinde tüketicilerimizle birebir diyalog kurma imkanına sahip oluyoruz. Elbette bu yaklaşımımızı somut araçlarla da geliştiriyoruz. Her ürün lansmanından önce tüketici araştırması yapıyoruz ve marka sağlığı (BHT) araştırmasını her yıl yeniliyoruz. Ayrıca yapay zeka temelli tüketici içgörü platformumuz ile müşterilerimizin farklı mecralarda Karaca veya rakipleri ile ilgili dile getirdiği fikirlerini anlık dinleyebiliyoruz. Tüm bu çalışmalarımızın sonucunda ortaya çıkan ürünlerimiz, markamızın evlerdeki elçisi oluyor.

Karaca’nın ilgi çeken hediye okazyonu hakkında bilgileri alabilir miyiz? Konu hakkında hedefler ve projeleriniz neleri içeriyor?

Araştırma şirketlerinin sonuçlarına göre, sektörümüzde hediye denilince akla ilk gelen marka olma özelliği taşı- yoruz. Bunda ürün çeşitliliğimizin ve her bütçeye uygun kaliteli ürün seçeneğimizin olması yanı sıra, hediye deneyimini mükemmelleştirmek için uçtan uca çalışan, tüm departmanlardan katılımla çalışan bir Hediye Deneyim ekibimiz var. Karaca mobil uygulamasında yer alan özel gün anımsatıcı ve hediye seçim asistanı gibi yapay zeka temelli uygulamalar, özel not ekleme seçeneği ve ücretsiz hediye paketi gibi imkanlar Karaca’yı hediyede lider konuma taşıyor. Karaca markasını bilenlerin ve da- imî satın alanların yanı sıra, duyan, alan, deneyen ve memnun kalan da geniş bir müşteri portföyüne sahibiz. Zamansız, farklı özellikte tasarım ürünlerimizle hediye seçimlerini pratik hale getiriyoruz.

En önemli hedeflerden biri küresel ölçekte “en iyi” olmak olan Karaca’nın bu anlamda hedef ürün pazarları ve global stratejileri neler?

Yenilikleri takip etmek ve sektörde ilkleri yapmak Karaca markası olarak yerel pazarda önceliğimizdi. Marka algımızı ve vizyonumuzu buna entegre edip, Türkiye’den yönetilen, Türk tasarımcıların ve mühendislerin ortaya çıkardığı katma değerli ürünleriyle dünyada önde gelen markalar tarafından da örnek alınan bir marka olmayı hedefliyoruz. Bu yüzden bünyemizde bulunan 11 markamız ile sektöre değer katmak, tasarım odaklı ürünlerimizle de global pazarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uzun vadede 2030 yılına kadar ABD’de yer almayı ve sektöründe ilk akla gelen markalardan biri olma hedefimizle yaptığımız pazar araştırmaları sonucu 2025-2026 tarihlerinde tüketimin yüzde 45’inin Uzakdoğu’dan geleceğini öngörüyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı bu yönde geliştirip 2040 yılına kadar kendimizi bu pazara hazırlıyoruz.

Değerli okuyucumuz,

Bu haberin detayını Business Türkiye dergisinde bulabilirsiniz.